Ve beneynâ fevkakum seb'an şidâdâ(n)
Üstünüze yedi sağlam gök bina ettik.
Üstünüze yedi sağlam bina (gök) çattık.
Nebe' Suresi'nin 12. ayeti, Allah'ın kudretini ve yaratıcılığını, göklerin sağlam yapısı üzerinden vurgulamaktadır. Ayet, 'bina etme' fiili ve 'sağlam' sıfatı ile göklerin yaratılışındaki mükemmelliği ve gücü dilbilimsel olarak ortaya koymaktadır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'benâ' (بنى) fiilini, bir şeyi temelinden başlayarak yükseltmek, inşa etmek olarak açıklar. Ayetteki 'vebeneynâ' (وَبَنَيْنَا) ifadesi, Allah'ın gökleri sağlam bir yapı üzerine kurduğunu, onları yoktan var edip belirli bir düzen içinde yükselttiğini vurgular. Bu, sadece bir var etme değil, aynı zamanda bir düzenleme ve sağlamlaştırma eylemidir.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'benâ' fiilinin mecazi olarak da kullanılabileceğini belirtse de, bu ayetteki kullanımı hakiki anlamda bir inşa ve yaratma eylemine işaret eder. Göklerin 'bina edilmesi', onların belirli bir mimariye ve düzene sahip olduğunu, rastgele oluşmadığını gösterir. Bu, Allah'ın kudretinin somut bir tezahürüdür.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, Kur'an'daki yaratma fiillerinin sadece 'yoktan var etme' değil, aynı zamanda 'şekil verme', 'düzenleme' ve 'sağlamlaştırma' anlamlarını da içerdiğini belirtir. 'Vebeneynâ' kelimesi, göklerin sadece var edilmekle kalmayıp, aynı zamanda belirli bir düzen ve sağlamlık içinde inşa edildiğini, bu durumun Allah'ın yaratıcılığının mükemmelliğini gösterdiğini ifade eder.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'seb'an' (سَبْعًا) kelimesinin Kur'an'da genellikle 'yedi kat' anlamında kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki 'yedi', göklerin çok katmanlı ve düzenli yapısını ifade eder. Bu sayı, Arap dilinde bazen çokluk ve mükemmellik için de kullanılsa da, burada somut bir katmanlaşmaya işaret eder.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'seb'' (سبع) kelimesinin sayısal bir değer taşıdığını ve Kur'an'da genellikle göklerin katmanlarını belirtmek için kullanıldığını ifade eder. Ayetteki 'seb'an', göklerin yedi katmanlı bir yapıya sahip olduğunu, bu katmanların her birinin ayrı bir düzen ve işleve sahip olduğunu ima eder.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'seb'' kelimesinin Kur'an'da kozmolojik bir anlam taşıdığını ve göklerin yedi katmanlı yapısını ifade ettiğini belirtir. Bu, sadece bir sayısal ifade değil, aynı zamanda Allah'ın yaratılışındaki düzen ve mükemmelliği gösteren bir semboldür. Ayetteki kullanımı, bu katmanların sağlam bir şekilde inşa edildiğini vurgular.
Ebû Bekir es-Sicistânî (Nüzhetü'l-Kulûb): Sicistânî, 'şidâd' (شِدَاد) kelimesinin 'şedîd' (شديد) kelimesinin çoğulu olduğunu ve 'sağlam, güçlü, muhkem' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'şidâdâ' ifadesi, yedi kat göğün sadece var olmakla kalmayıp, aynı zamanda son derece sağlam, dayanıklı ve yıkılmaz bir yapıda olduğunu vurgular. Bu, Allah'ın yaratılışındaki gücü ve mükemmelliği gösterir.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Fîrûzâbâdî, 'şedîd' kelimesinin 'kuvvetli, şiddetli, sağlam' anlamlarını taşıdığını ve 'şidâd'ın da bu niteliklerin çoğulunu ifade ettiğini açıklar. Ayetteki 'şidâdâ' kelimesi, göklerin yapısının olağanüstü bir sağlamlık ve dayanıklılıkla inşa edildiğini, bu durumun Allah'ın kudretinin bir delili olduğunu belirtir.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Kefevî, 'şiddet' kavramının bir şeyin sağlamlığı ve gücüyle ilgili olduğunu belirtir. Ayetteki 'şidâdâ' kelimesi, göklerin yapısının herhangi bir zayıflık veya kusurdan arınmış olduğunu, aksine son derece sağlam ve güçlü bir şekilde yaratıldığını ifade eder. Bu, Allah'ın yaratıcılığının kusursuzluğunu ve gücünü gösterir.
Nebe' Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
“Üstünüze yedi sağlam gök bina ettik.”
Bu bilgiyi Kur’an-ı kerîm ve Cibril vasıtasıyla Allahımız Peygamberimize açık olarak bildirmiştir. O halde bizler bu bilginin aslını düşünmeye gayret etmeliyiz.
Sağlam bina içinde insanların veya korunması gereken bazı değerli malların korunması için yapılır. Allah c.c. kendi lisanından bu yedi kat gök binasını herhalde boşuna yapmamıştır. Bina varsa içinde oturacaklarda var demektir.
Bu binaların şeref bulması için içlerine de şerefli misafirlerin gelmesidir. En şerefli misafirler Hakk’ın habibleri olan peygamberan hazaratları ve onların ümmetleridir. Onlarında içinde özel habibi Muhammed Mustafa (s.a.v.) dir.
O halde “âlemlere rahmet olan” habibinin yedikat semavatın herkatında en az bir makamında temsil edilmesi lâzımdır. Yedi arz hadisi çoktan kinaye olarak her katta bu insan nesli-sülâlerinin varlığını açık olarak bildirmektedir.
Geçmiş âyetlerde de bildirildiği gibi mühim olan bir şeyin ilkini yapmaktır, ondan sonra diğerlerini yapmak çok kolaydır. Yedi kat gökte, belki yetmiş, belki yediyüz, belki yediyüz milyon, belki sayılamayacak kadar çok insan nesli dabbe türü de, Sülâleler vardır. Eğer yoksa bu âlemler boşuna halkedilmiştir, Rabb-imiz ise, olmayacak şeyle meşgul olmaz. Şu anda elimizdeki tekneloji araçları bunları ispatlamaya kafi gelmiyor ama Gökyüzü insanlarının varlığını inkâr etmekte mümkün değildir.
Çünkü geçmiş sayfalarda gördüğümüz konu ile ilgili âyeti kerîmeler onların varlıkları hakkın da çok açık bilgi vermektedirler. Gelecek âyetlerde de bunların devamlarını
göreceğiz. [18] “ İz- -T-B- ”