Ve cennâtin elfâfâ(n)
(14-16) Taneler, bitkiler, sarmaş dolaş bahçeler çıkaralım diye yağmur yüklü yoğun bulutlardan şarıl şarıl yağmur yağdırdık.
Ve sarmaş dolaş bağlar bahçeler (çıkaralım diye).
Nebe' Suresi'nin 16. ayeti, Allah'ın kudretini ve yaratıcılığını, yoğunlaşmış bulutlardan indirilen yağmurun yeryüzünde meydana getirdiği bereketli sonuçlar üzerinden tasvir etmektedir. Ayet, özellikle 'cennât' ve 'elfâfen' kelimeleriyle bu bereketi ve bitki örtüsünün yoğunluğunu vurgular.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'cennât' kelimesinin kökünün 'gizlemek, örtmek' anlamına gelen 'cenn'den türediğini belirtir. Bahçelere bu ismin verilmesinin nedeni, ağaçların ve bitkilerin toprağı örtmesi ve gözden gizlemesidir. Ayetteki 'cennât' ifadesi, yağmurun neticesinde ortaya çıkan, yoğun bitki örtüsüyle kaplı, bereketli ve göz alıcı bahçeleri anlatır.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'cennât' kelimesini 'bahçeler' olarak açıklar ve Kur'an'da bu kelimenin genellikle cennetin bir tasviri olarak da kullanıldığına işaret eder. Nebe' 16'daki bağlamda ise, dünya üzerindeki bitki örtüsünün yoğunluğunu ve güzelliğini vurgulamak için kullanılmıştır, sanki bu bahçeler cennetten birer parça gibidir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'cennât' kavramının Kur'an'daki temel anlamının 'örtülü, gizli yer' olduğunu ve bu gizliliğin genellikle ağaçların ve bitkilerin yoğunluğundan kaynaklandığını belirtir. Ayetteki kullanımı, Allah'ın kudretiyle yeryüzünde meydana gelen, insan gözünü okşayan ve bereket fışkıran bu doğal örtüyü ifade eder.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'elfâfen' kelimesini 'birbirine dolanmış, iç içe geçmiş' olarak açıklar. Bu, bahçelerdeki ağaçların ve bitkilerin o kadar sık ve yoğun olduğunu gösterir ki, dalları ve yaprakları birbirine karışmıştır. Ayetteki kullanımı, yağmurun etkisiyle oluşan bitki örtüsünün gürlüğünü ve sıkışıklığını vurgular.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'elfâfen' kelimesinin 'leff' kökünden geldiğini ve 'bir şeyi diğerine sarmak, dolamak' anlamına geldiğini belirtir. 'Elfâfen' ise, bu sarmaş dolaş olma durumunun çokluğunu ve yoğunluğunu ifade eder. Nebe' 16'da, bahçelerin ağaçlarının ve bitkilerinin birbirine girmiş, sık ve gölgelikli bir yapı oluşturduğunu anlatır.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Fîrûzâbâdî, 'elfâfen' kelimesinin 'leff' kökünden türediğini ve 'bir şeyi diğerine katmak, sarmak' anlamını taşıdığını ifade eder. Ayetteki bağlamda, bahçelerin ağaçlarının ve bitkilerinin birbirine karışarak, adeta tek bir bütün oluşturduğunu, bu durumun da onların yoğunluğunu ve güzelliğini artırdığını belirtir.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'elfâfen' kelimesinin Kur'an'da 'sık, gür, birbirine dolanmış' anlamında kullanıldığını ve bu kelimenin bahçelerin canlılığını ve bereketini pekiştirdiğini vurgular. Nebe' 16'da, yağmurun yeryüzünde nasıl bir bitki örtüsü zenginliği meydana getirdiğini, bu bitkilerin birbirine sarılarak nasıl bir bütünlük oluşturduğunu anlatır.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.