İllâ hamîmen ve ġassâkâ(n)
(25-26) Ancak, uygun bir ceza olarak kaynar su ve irin içecekler.
Ancak bir kaynar su ve irin (içecekler).
Nebe' Suresi'nin 25. ayeti, cehennem ehlinin içecek olarak karşılaşacakları iki temel unsuru, 'hamîm' ve 'ğassâk'ı tasvir ederek, azabın şiddetini ve iğrençliğini vurgulamaktadır. Bu kelimeler, hem fiziksel acıyı hem de tiksintiyi ifade eden derin anlamlar taşır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'hamîm' kelimesinin 'hamma' kökünden geldiğini ve şiddetli sıcaklık anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'hamîm', cehennem ehlinin içeceği, kaynar derecede sıcak suyu ifade eder ki bu, susuzluğu gidermek yerine azabı artıran bir unsurdur.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'hamîm'i 'el-mâü'l-hârr' (sıcak su) olarak açıklar. Nebe' 25'teki bağlamda, bu suyun sadece sıcak olmakla kalmayıp, içenin boğazını yakan ve iç organlarını parçalayan bir nitelikte olduğunu vurgular.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'hamîm' gibi kelimelerin Kur'an'daki cehennem tasvirlerinde sadece fiziksel bir durumu değil, aynı zamanda ahlaki bir karşılığı da ifade ettiğini belirtir. Bu, dünyadaki kötü amellerin ahiretteki yakıcı karşılığıdır.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'ğassâk'ı 'mâ yecrî min ehli'n-nâr' (cehennem ehlinin bedenlerinden akan şey) olarak açıklar. Bu, onların yaralarından, irinlerinden ve kanlarından sızan iğrenç bir sıvıdır ve cehennem azabının tiksindirici boyutunu gösterir.
Semîn el-Halebî (Umdetü'l-Huffâz): Semîn el-Halebî, 'ğassâk' kelimesinin 'ğasaka' kökünden türediğini ve 'akmak, sızmak' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki kullanımıyla, cehennemliklerin bedenlerinden sızan, son derece pis ve iğrenç bir sıvıyı ifade eder ki bu, onların azabının bir parçasıdır.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'ğassâk'ın Kur'an'daki kullanımının, sadece fiziksel bir sıvıyı değil, aynı zamanda günahkarların iç dünyalarındaki çürümüşlüğün dışa vurumu olduğunu belirtir. Bu, hem bedensel hem de ruhsal bir azabı temsil eder.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.