İnnehum kânû lâ yercûne hisâbâ(n)
Çünkü onlar hesaba çekilmeyi ummuyorlardı.
Çünkü onlar hiçbir hesap ummazlardı.
Nebe' Suresi'nin 27. ayeti, inkarcıların ahiret inancından yoksunluğunu ve hesap gününe dair beklentisizliklerini vurgulamaktadır. Ayet, bu beklentisizliğin temelinde yatan 'hesap' kavramının önemini ve 'ümit etmeme/beklememe' fiilinin derinliğini dilbilimsel olarak ortaya koymaktadır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'recâ' (رجاء) kelimesini 'hoşlanılan bir şeyin gerçekleşmesini beklemek' olarak tanımlar. Ayetteki 'lâ yercûne' ifadesi ise, onların hoşlanılmayan bir şey olan hesabı beklememeleri, yani ona inanmamaları ve ondan korkmamaları anlamındadır. Bu, ahiret inancının yokluğunu ve dolayısıyla hesap gününe karşı bir beklentilerinin olmadığını gösterir.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'recâ' kelimesinin Kur'an'da bazen 'havf' (korku) anlamında kullanılabileceğini belirtir. Bu bağlamda 'lâ yercûne hisâben' ifadesi, onların hesaptan korkmadıkları, yani hesaba çekileceklerine dair bir endişe taşımadıkları şeklinde yorumlanabilir. Bu da onların ahiret inancının zayıflığını veya yokluğunu pekiştirir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'recâ' kavramının Kur'an'daki kullanımının, sadece 'ümit' değil, aynı zamanda 'beklenti' ve 'güven' anlamlarını da içerdiğini belirtir. Ayetteki olumsuz kullanımı, inkarcıların Allah'ın adaletine ve ahiret hesabına dair hiçbir beklenti veya güven taşımadıklarını, bu konuda tamamen kayıtsız olduklarını ifade eder.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'hisâb' kelimesinin 'saymak, ölçmek ve karşılığını vermek' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'hisâben' ifadesi, kıyamet gününde insanların dünyada yaptıkları amellerin tek tek sayılacağı, ölçüleceği ve buna göre karşılıklarının verileceği ilahi muhasebeyi ifade eder. İnkarcılar bu muhasebeye inanmazlardı.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'hisâb'ı 'bir şeyi sayarak miktarını bilmek' olarak tanımlar ve Kur'an'da genellikle 'Allah'ın kullarının amellerini sayması ve karşılığını vermesi' anlamında kullanıldığını belirtir. Nebe' 27'deki 'hisâben' ise, inkarcıların bu ilahi muhasebenin varlığını veya kendilerini kapsayacağını düşünmemelerini, dolayısıyla ahiret sorumluluğundan gafil olmalarını vurgular.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Fîrûzâbâdî, 'hisâb'ın 'yaptıklarının karşılığını görmek' ve 'cezalandırılmak' anlamlarını da içerdiğini belirtir. Ayetteki bağlamda, inkarcıların ahirette amellerinin hesabının sorulacağına ve buna göre bir ceza veya mükafatla karşılaşacaklarına dair bir beklentilerinin olmadığını, bu gerçeği inkâr ettiklerini ifade eder.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'hisâb' kelimesinin Kur'an'daki semantik alanının, sadece matematiksel bir sayımı değil, aynı zamanda 'adaletli bir yargılama' ve 'sonuç çıkarma' anlamlarını da kapsadığını belirtir. Nebe' 27'de, inkarcıların bu adil yargılamaya ve amellerinin sonuçlarına dair bir inanç veya beklenti taşımadıkları, bu nedenle sorumsuz davrandıkları vurgulanır.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.