İçeriğe atla
Nebe' 31Cüz 30 · Sayfa 583

Nebe' Sûresi 31. Âyet

النبإ

Sohbete sor

İnne lilmuttekîne mefâzâ(n)

(31-34) Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlara bir kurtuluş, bahçeler, üzümler, kendileriyle bir yaşta, göğüsleri çıkmış genç kızlar ve dolu dolu kadehler vardır.

Nebe' Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

İttika (sakınma) şeriat, tarikat, hakikat, marifet mertebelerinde farklı idra ve yaşantıları vardır.

İttika, takva edendir.

Müttaki, ittikayı tatbik eden.

Her mertebenin ittikası vardır.

- Ef’âl mertebesinde, (madde âlemi, bedensel ittika) şüpheli olan şeylerden sakınmak, kendini korumak. Kadınlar için İslâmın gerektiği şekilde kapanmak.

- Tarîkat mertebesinde, muhabbetullahın azalmasından sakınmak.

Burada maddeden, mânâya geçti.

- Hakikat mertebesinde, Allahın kendinde olan varlığını unutmaktan sakınmak. Yani ilâhi varlıkla yaşadığından gaflet etmemek. Beşeriyetine dalmamak.

- Mârifet mertebesinde, Daha sürekli olarak, günün 24 saatinde Allah ile birlikte yaşamak. [33] “ İz- -T-B- ”

"Mefâz" kelimesi "kurtuluş" anlamına gelir, ancak aynı zamanda "cennet bahçeleri" gibi mekânsal bir anlamı da vardır.

“Mefâz” (kurtuluş) sadece Cehennem’den kurtulmak ve cennete girmek değil; aynı zamanda ilâhî tecellileri perdesiz olarak müşahede etmek ve hakikat bilgisine (mârifetullah) ebediyen nâil olmak demektir. “Mefâz”, nefsin en korkunç perdelerinden olan “enâniyet” (benlik) ateşinden kurtulup Hak ile bâkî olma (bekâ makamı) makamına ermektir. Bu kurtuluş aynı zamanda amellerin tecessüdü (tecessüd-ü a‘mâl) yönünden, kişinin dünyada ektiği güzel tohumların âhirette en güzel şekilde karşılığını bulmasıdır.

“Şüphesiz ki takvâ sahipleri (müttakîler), nefs-i emmâre’nin tuğyanından ve enâniyet ateşinden arınmış olanlardır. Onlar için, Cehennem’den kurtuluşun ötesinde, ilâhî rahmet tecellilerini (cemâl) müşahede etme ve hakikat bilgisine (mârifetullah) nâil olma gibi ebedî bir ‘mefâz’ vardır.”[34]