İçeriğe atla
Nebe' 33Cüz 30 · Sayfa 583

Nebe' Sûresi 33. Âyet

النبإ

Sohbete sor

Ve kevâ'ibe etrâbâ(n)

(31-34) Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlara bir kurtuluş, bahçeler, üzümler, kendileriyle bir yaşta, göğüsleri çıkmış genç kızlar ve dolu dolu kadehler vardır.

Nebe' Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

Bu âyetlerde geçen “etrâban” kelimesi “yaşıtlar” anlamına gelmektedir. Ancak bu ifade, yalnızca biyolojik ya da fiziksel bir yaş benzerliğini değil; daha çok denklik, uyum ve ahenk fikrini çağrıştırır. Buna göre cennet ehline verilecek zevcler —eşler veya refakatçiler— fiziksel, ruhsal ve duygusal bakımdan birbirleriyle uyumlu, dengeli ve tamamlayıcı varlıklar olarak tasvir edilir. “Yaşıtlık” burada, karşılıklı uyum ve eş düzeyde olma hâlini ifade eden kapsayıcı bir anlam taşır.[35]

Cennette insan, suretle değil, mahiyetle bulunur. Suret, bu dünyaya aittir; ahirette zâtlar zâtlara kavuşur.❞ (Fütûhât, Cilt 3

Bu bağlamda “kevâ‘ib”:

  • Tomurcuk gibi göğüsler: Allah’ın kuluna yeni yeni açtığı ilimlerin, hikmetlerin, idraklerin temsilidir. Tıpkı bir tomurcuğun sabah güneşinde yavaş yavaş açılması gibi, ilâhî mârifet de müminin kalbinde zamanla açar, çoğalır ve kemâle erer.
  • Genç kız (cariye) : Gençlik, hayatın en taze, en dinamik ve en güzel dönemidir. Bu metafor, müminin cennette ulaştığı manevî hayatın ebedî tazeliğini ve canlılığını temsil eder. Orada ne bir yorgunluk ne bir bıkkınlık ne de bir eksilme vardır; idrak ve mârifet sürekli yenilenir, tazelenir.

Meseleye diğer bir yönüyle baktığımızda, kadının bu dünyada “nefs-i kül” mertebesinin en kemalli zuhuru olduğunu görmekteyiz.

Bu zuhur mahalli müthiş bir dünya tecrübesi de geçirdiğinde. ahirette de daha kemalli bir “nefs-i küll”ün zuhuru olup, onun sonsuz güzelliklerim taşıyarak “akl-ı kül”e yani “rical”e (er’e) ayna ve tecelli yeri olacaktır.

Bu oluşumlar da ancak sıfat ve zat mertebesinin cennetlerinde yaşanabilecektir. “ İz- -T-B- ”