Cezâen min rabbike ‘atâen hisâbâ(n)
(36-38) Bunlar kendilerine; Rabbinden, göklerin ve yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbinden, Rahman'dan bir mükafat, yeterli bir ihsan olarak verilmiştir. Onlar, Ruh'un (Cebrail'in) ve meleklerin saf duracakları gün Allah'a hitap edemeyeceklerdir. Sadece Rahman'ın izin vereceği ve doğru söyleyecek olan kimseler konuşabilecektir.
Nebe' Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
Âyet-i kerime rububiyet mertebesi âyetlerindendir.
İyiliğin de kötülüğün de karşılığı “ceza”dır.
“İhsan” kelimesi de, iki yönlü ifadelidir. Biri genelde kullanılan herhangi maddi bir şeyin karşılıksız verilmesi, diğeri ise marifetullah yönünden ilmi ilahinin şuhud mertebesinden zati ihsanıdır.
Enes (r.a)’tan yapılan rivâyette;
Rasülüllah (S.A.V) “hel cezaül ıhsani ille’l ıhsanü” âyetini okuyarak, oradakilere:
“Biliyor musunuz rabbiniz ne buyuruyor?” diye sormuş.
Bunun üzerine onlar da,
“Allah ve Rasülü en iyisini bilir” diye cevap vermişler.
Hz. Peygamber (S.A.V) de,
“O, benim kendisine Tevhidi nimet olarak verdiğim, kimsenin mükafatı ancak cennettir, buyuruyor” diye karşılık vermiştir.
Rahman sûresi 60. Âyette bu onu hakında geniş açıklama vardır. Oraya müracaat edilebilir. (M.D.)