Rabbi-ssemâvâti vel-ardi vemâ beynehumâ-rrahmân(i)(s) lâ yemlikûne minhu ḣitâbâ(n)
(36-38) Bunlar kendilerine; Rabbinden, göklerin ve yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbinden, Rahman'dan bir mükafat, yeterli bir ihsan olarak verilmiştir. Onlar, Ruh'un (Cebrail'in) ve meleklerin saf duracakları gün Allah'a hitap edemeyeceklerdir. Sadece Rahman'ın izin vereceği ve doğru söyleyecek olan kimseler konuşabilecektir.
Nebe' Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
Âyet-i kerime Rahmaniyet-Sıfât mertebesi âyetlerindendir.
Kur’anı Keriym Nebe Suresi 78. sure 37. Âyette
rabbissemavati vel ardı ve ma beynehümarrahmani la yemlikune minhü hıtaben
semavat ve arzın ve ikisinin arasındakilerin rabbi minhü/ondan hitab etmeye mülk edinilmeyen/güç getirilinmeyen rahmandır
“O; göklerin, yerlerin ve ikisi arasında olanların Rabbıdır. O, önünde kimsenin konuşmayacağı Rahmandır.”
Semavat, arz ve aralarında olanların hepsi “Mertebe-i Rububiyyet”le idare ve terbiye edilmektedir.
Rububiyyeti de “Rahmaniyyet” hakikati zuhura getirmektedir.
Böylece genel güç “Rahmaniyyet”in elinde olduğundan; ondan izinsiz, önünde kimse konuşamaz.[38]