Fe-innemâ hiye zecratun vâhide(tun)
Halbuki o, bir haykırıştan (sur'un üfürülmesinden) ibarettir.
Fakat o bir tek haykırıştır.
Bu ayet, kıyamet gününde gerçekleşecek olan ani ve tek bir olayın, tüm insanlığı diriltmeye yeteceğini vurgulamaktadır. 'Zecra' kelimesi, bu olayın şiddetini ve kesinliğini ifade ederken, 'vahide' ise onun tek ve eşsiz oluşuna işaret eder.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'zecr' kelimesinin 'men' (engellemek, alıkoymak) ve 'savt' (ses) anlamlarını içerdiğini belirtir. Ayetteki 'zecra' ise, şiddetli bir sesle bir şeyi engellemek veya harekete geçirmek anlamında kullanılmıştır ki bu, kıyamet anındaki diriltici sese işaret eder.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'zecra' kelimesini 'sayha' (çığlık) olarak açıklar. Bu bağlamda, ayetteki 'zecra vahide' ifadesi, kıyamet gününde ölüleri diriltecek olan tek ve şiddetli bir çığlığı mecazi olarak ifade eder.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'zecr' kökünün Kur'an'da genellikle 'azarlamak, kovmak, engellemek' anlamlarında kullanıldığını belirtir. Ancak bu ayetteki 'zecra' kelimesi, kıyamet bağlamında, ölüleri diriltmek için yapılan ani ve şiddetli bir çağrı veya ses olarak, bir tür 'ilahi azarlama' ile insanları yeniden hayata döndürme anlamını taşır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'vahid' kelimesinin 'tek, eşi benzeri olmayan' anlamında kullanıldığını ifade eder. Ayetteki 'zecra vahide' ifadesi, kıyamet anındaki bu çığlığın tek bir defa gerçekleşeceğini ve başka bir şeye ihtiyaç duyulmayacağını vurgular.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Kefevî, 'vahid' kelimesinin 'bölünemez, parçalanamaz' ve 'ikincisi olmayan' anlamlarını taşıdığını belirtir. Bu ayetteki kullanımı, kıyamet çığlığının tekil, eşsiz ve yeterli olduğunu, başka bir çığlığa veya olaya gerek kalmayacağını ifade eder.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'vahid' kelimesinin Kur'an'da genellikle Allah'ın birliğini ifade etmekle birlikte, sayısal olarak 'tek' anlamında da kullanıldığını vurgular. Nâziât 13'teki 'vahide' kelimesi, kıyamet çığlığının niceliksel olarak tekliğini ve bu tekliğin yeterliliğini pekiştirir.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.