Fekul hel leke ilâ en tezekkâ
"Ona de ki: İster misin (küfür ve isyanından) temizlenesin?
De ki: İster misin arınasın?
Bu ayet, Hz. Musa'nın Firavun'a yaptığı daveti aktarırken, 'arınma' kavramının önemini vurgulamaktadır. Ayet, Firavun'un nefsini temizleme ve doğru yolu bulma potansiyeline işaret ederek, ilahi davetin temelinde yatan ahlaki dönüşüm çağrısını dilbilimsel olarak ortaya koyar.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Zekât kelimesinin aslı, bir şeyin artması ve bereketlenmesidir. 'Tezekkâ' fiili ise, kişinin nefsini günahlardan temizlemesi, arındırması ve böylece manevi olarak yükselmesi anlamına gelir. Ayette Firavun'a yöneltilen bu soru, onun nefsini şirk ve zulümden temizleyip imana yönelme isteğini sorgulamaktadır.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Tezekkâ, 'temizlenmek' ve 'ıslah olmak' anlamlarına gelir. Firavun'a 'arınmaya niyetin var mı?' denilmesi, onun mevcut durumundan daha iyi bir hale gelme, günahlarından vazgeçme ve Allah'a yönelme potansiyelini ifade eder. Bu, mecazi olarak kalbin ve amellerin temizlenmesi demektir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Zekât kökünden türeyen 'tezekkâ', Kur'an'da genellikle 'arınma', 'temizlenme' ve 'kendini geliştirme' anlamlarında kullanılır. Bu arınma sadece maddi değil, aynı zamanda ahlaki ve ruhani bir temizlenmeyi ifade eder. Ayette Firavun'a yöneltilen bu soru, onun içsel bir dönüşüm ve ahlaki bir yükseliş arayışında olup olmadığını sorgulamaktadır.
Nâziât Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
Museviyet mertebesi yaşantısı içinde “Akıl Mûsâ”na Uluhiyet mertebesinin hitabı ile nefsi emmare Firavun’una riyazat, cihad, tefekkür ile benlik iddaasından temizlenmek ister misin? Diye sorulması gereken zamandan bahsediliyor.
Resülullah (s.a.v.) efendimiz “Vücudu zenbike” vücüdun, varlığın senin için en büyük günahtır, buyurmaktadır. Varlık, benlik günahı kişini hakiki kurtuluş önünde en büyük engeldir. Hayali, vehimi benliğinden “tezakka” nefis tezkiyesiyle “izafi benlik” ve İlâhi benlik anlayışına ulaşarak hakiki felah (kurtuluş) bulur. O huzuru, o hali, o güzel yaşantıyı yaşayabilir. (M.D)
Nefs-i zekiyye ona nefs-i tezkiye nefs-i kamile de diyorlar, nefs-i safiye de diyorlar. Kuran’ı Kerim’de de ondan bahsediyor. Nefislerinizi tezkiye ediniz. Yani temizleyiniz diye her mertebedeki nefsin kedine göre o mertebenin tezkiyesi temizlenmesi vardır. Bunun kemaline de nefs-i kamile dedikleri nefs-i safiye mertebesi ki, bu Ademiyet mertebesi bir bakıma safiyullah mertebesidir. Bu şuna benziyor, üzerinde bazı lekelerin veya herhangi bir şeyin olduğu beyaz kağıdın, yahut bir havlunun veya, kendi asli temizliğine ulaşması, öz bünyedeki temizliğine ulaşması silinmesi onun temizlenmesi saf kalması, yani üzerine yeni yazılacak yeni oluşumları kabul edecek hale gelmesi. Şimdi üstü karalı olan bir sayfaya yeni bir yazı temiz bir yazı yazılır mı? Yazılmaz. Ancak şöyle yazılır. Çaresiz kalmışsa kişi not alma babında onun üzerine bir şeyler karalar ama onu alır tekrar temize çeker çaresiz kalırsa onu kullanır. [33] “ İz- -T-B- ”
Burada geçen “Temizlenmek” (tezekkâ), şirk ve isyan kirlerinden arınarak tevhid inancına yönelmek demektir. “Bir isteğin var mı?” (hel leke ilâ zâlik) ifadesi ise, muhatabı zorlamadan, ona bir seçenek sunma ve yumuşak bir üslup kullanma emridir. Bu yönüyle âyet, tebliğde şiddeti değil, yumuşaklığı ve muhatabın iradesine saygıyı esas alır. Bu hitap şekli, Hz. Mûsâ’ya Firavun’a giderken aynı zamanda “yumuşak söz söylemesi” (Tâhâ 20/44) talimatının bir yansımasıdır.
“Temizlenmeye istekli misin?” sorusu aslında Firavun’a değil, insanın kendi nefsinin arınma iradesine yöneltilmiş bir ilâhî hitaptır. Nefs, ancak buna istekli olup “Lebbeyk” derse, ilâhî rahmetle arındırılabilir. Aksi takdirde kişi, içindeki Firavun’un tuğyanında boğulmaya mahkûmdur.
“İçindeki Firavun’a (nefsi emmareye) sor: Arınmayı gerçekten istiyor musun? Yoksa azgınlığına devam mı edeceksin? Arınmak için kalbini O’na aç, istekli ol. İşte o zaman Hak Teâlâ seni Kendi rahmetiyle arındıracak ve mâsivâ kirlerinden tertemiz edecektir.
(87/14) (Kad eflâha men tezekkâ)
Meâlen: “Nefsini temizleyen mutlak felâha-kurtuluşa erer.”[34]