Ve ehdiyeke ilâ rabbike fetaḣşâ
Seni Rabbine ileteyim de O'na karşı derinden saygı duyup korkasın!"
Nâziât Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
İlm-i ilahi’de emr-i iradi üzere Fir’avun “mudill” olan rabbinin yolunun üzereydi. Yeryüzü sahasına inilince Akıl Mûsâ tarafondan “Hadi” olan rabb üzerine nefsi emmare davet edildi.
Hz. Mûsâ, “Seni Rabbine ileteyim” derken kendisinden bir hidâyet vaat etmemekte; bilakis o “Hâdî” isminin bir aynası olarak ilâhî feyzi nefse iletmektedir.
“Seni Rabbine ulaştırayım ki, O’nu hakkıyla tanıyasın ve bu tanıma neticesinde O’na karşı derin bir saygı ve huşû (haşyet) duyasın.
Eğer Nefsi emmare bu davete icabet ederse Museviyet mertebesi üzere nefsini ve rabbini bilir. Buradaki biliş, Rububiyet mertebesi ile duygusal ve sezgisel bir biliştir. (M.D.)