İçeriğe atla
Nâziât 21Cüz 30 · Sayfa 584

Nâziât Sûresi 21. Âyet

النازعات

Sohbete sor

Fekeżżebe ve 'asâ

Fakat o, Musa'yı yalanladı ve isyan etti.

Nâziât Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

Nefsi emamre Fir’avunu Akıl Mûsâ’sının davet ettiği “Hadi” olan Rabbi yani hidâyet üzere olmaya karşı geldi ve onu yalanladı.

Kulak ilk gerekli olandır, kulağın duyduğunu daha sonra göz ile sonra beyinde müşâhede sahasına geçirerek oradan kalbe götürmeli ve orada mutmainlik hâsıl edilmelidir.

Nefsi emmare Fir’avunu nefsini ilah edildiğinden kulağını hakikate kapamış ve bu hakikatleri duyacak halide yoktur. (M.D.)

“Tekzîb” (yalanlama), nefs-i emmâre’nin hatalı bir bilgiye sahip olmasından değil,  bilinçli bir örtme eylemin-den kaynaklanır. Firavun, Hz. Mûsâ’nın mucizelerinin hak olduğunu bilmesine rağmen, kibrinden dolayı onları sihir olarak nitelendirmiş ve reddetmiştir. Nefs de kendisine gösterilen doğru yolu defalarca görmesine rağmen, kendi arzularına (hevâ) uyarak bu bilgiyi yalanlar ve örter.




(Ve lekad ereynâhu âyâtinâ kullehâ fe kezzebe ve ebâ)

(Tâ-Hâ-20/56) “Ve andolsun ki; Âyetlerimizin (mûcize-lerimizin) hepsini, ona gösterdik. Buna rağmen yalanladı ve (yalanında) direndi.”

Âlemi mânâ da ne varsa âlemi şehadette onları açık deliller-Âyetler olarak gösterdik, ancak bunları mahlûk-varedilmiş şeyler olarak gördüğünden, bunların hakikatlerinin ve inşealarının Hakk’a ait olduğunu anlamadığından ve bunların kendine ait mülkü olduğunu zannettiğinden bunların Hakk’a ait olduğunu yalanladı.

Nefsi emmârede aynen böyle hakikatleri ters gösterip bunları yalanlatmaktadır. “ İz- -T-B- ”