Fe-eḣażehu(A)llâhu nekâle-l-âḣirati vel-ûlâ
Allah onu, ibret verici şekilde dünya ve ahiret cezasıyla cezalandırdı.
Nâziât Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
Dünyada iken nefsânî arzularının peşinde koşan, kibir ve enâniyet içinde yalanlayan ve isyan eden kişi, âhirette bu amellerinin sureti olarak şiddetli bir azap ile yüzleşir.
Bu durum, sâlik için bir başka önemli mesajı da içerir: “Bugün nefsinle yalanlamanın ve isyanın tohumlarını ekiyorsan, yarın onun meyvesini (azabını) yiyeceksin.”
(A’raf-7/136) (Fentekamnâ minhum fe agraknâhum fîl yemmi biennehum kezzebû bi âyâtinâ ve kânû anhâ gâfilîn.)
“Biz de, Âyetlerimizi inkâr ettikleri ve onlara kulak vermedikleri için kendilerinden intikam aldık da hepsini denizde boğduk.”
İşte îmân ehli ahdinde sadık olursa bir gün muhakkak nefsi emmâresinden intikam alınır ve o denizde boğulur, deniz de ilâhî ilim denizidir. Ve dikkât edersek her îmân ehlinin karşısında muhakkak bir küfür ehli vardır.[45]
“ İz- -T-B- ”