İnne fî żâlike le'ibraten limen yaḣşâ
Şüphesiz bunda Allah'tan sakınıp korkan kimseler için büyük bir ibret vardır.
Kuşkusuz bunda, saygı duyacaklar için bir ibret vardır.
Nâziât Suresi'nin 26. ayeti, Allah'tan korkanlar için ibret ve ders alınması gereken bir mesaj içermektedir. Ayet, 'ibret' ve 'korku' kavramları üzerinden ilahi kudretin ve uyarıların önemini vurgular.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'ibret' kelimesini bir şeyden diğerine geçiş, özellikle de bir olaydan ders çıkararak geleceğe yönelik bir anlayış kazanma olarak açıklar. Ayetteki 'le-ibret' ifadesi, geçmiş kavimlerin akıbetinden veya ilahi kudretin tecellilerinden alınması gereken derin dersi vurgular.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'ibret'i 'geçiş' anlamıyla ilişkilendirir ve bir durumdan diğerine geçişin, yani bir olayın sonucundan ders çıkarmanın mecazi anlamını belirtir. Ayetteki bağlamda, Firavun'un akıbeti gibi olayların, Allah'tan korkanlar için bir uyarı ve ders niteliği taşıdığını ifade eder.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'ibret' kavramının Kur'an'daki kullanımını, geçmiş olaylardan veya ilahi işaretlerden çıkarılan ahlaki ve dini dersler olarak analiz eder. Bu ayetteki 'ibret', Allah'ın kudretini ve adaletini gösteren olayların, insanları doğru yola sevk etme ve günahlardan sakındırma potansiyelini vurgular.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'haşyet'i, bilginin getirdiği bir korku olarak tanımlar; yani korkulan şeyin büyüklüğünü ve gücünü bilmekten kaynaklanan bir ürperti. Ayetteki 'men yahşâ' ifadesi, Allah'ın azametini ve kudretini idrak eden, bu bilgiyle O'na karşı saygılı bir korku duyan kişiyi işaret eder.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Fîrûzâbâdî, 'haşyet'i, kalpteki bir korku ve saygı karışımı olarak açıklar. Bu korku, cehaletten değil, aksine Allah'ın yüceliğini ve kudretini bilmekten kaynaklanır. Ayetteki 'yahşâ' kelimesi, bu tür bir korkuya sahip olanların, ilahi mesajlardan daha fazla istifade edeceğini vurgular.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'haşyet'in Kur'an'daki anlamını, Allah'ın yüceliği ve kudreti karşısında duyulan derin saygı ve ürperti olarak inceler. Bu, sadece bir korku değil, aynı zamanda bir hayranlık ve teslimiyet halidir. Ayetteki 'men yahşâ', bu derin duyguyu taşıyanların, ilahi işaretlerden ders çıkarma yeteneğine sahip olduğunu gösterir.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.