E-entum eşeddu ḣalkan emi-ssemâ(u)(c) benâhâ
(Ey inkarcılar!) Sizi yaratmak mı daha zor, yoksa göğü yaratmak mı? Onu Allah kurmuştur.
Yaratılışça siz mi daha çetinsiniz, yoksa gök mü? Onu Allah bina etti.
Bu ayet, insanın yaratılışının göklerin yaratılışına kıyasla ne kadar kolay olduğunu vurgulayarak Allah'ın kudretini ortaya koymaktadır. Anahtar kavramlar, yaratma eyleminin farklı boyutlarını ve göğün inşasını dilbilimsel ve semantik derinlikleriyle ele almaktadır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'şiddet' kelimesinin bir şeyin kuvvetli ve sağlam olması anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'eşeddü' ise, yaratma eyleminin zorluk derecesini karşılaştırmak için kullanılmış olup, 'daha zor' anlamını taşır ve Allah'ın kudretinin büyüklüğünü vurgular.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Kefevî, 'şiddet'i bir şeyin kuvvet ve sağlamlıkta zirveye ulaşması olarak tanımlar. Ayetteki 'eşeddü' ise, yaratma eyleminin insan için algılanan zorluğunu ifade ederken, Allah için böyle bir zorluğun olmadığını ima eder.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'halk' kelimesinin 'takdir etmek, ölçüyle yapmak' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'halk' ise, hem insanın hem de göğün Allah tarafından belirli bir düzen ve ölçü içinde yaratılmasını ifade eder.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'halk'ın iki anlamı olduğunu söyler: Birincisi, bir şeyi takdir etmek, ikincisi ise takdir edilen şeyi icat etmek. Ayetteki 'halk' kelimesi, Allah'ın hem insanı hem de göğü bir plan ve ölçü dahilinde yaratma kudretini vurgular.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'halk' kavramının Kur'an'da 'yoktan var etme' ve 'bir şeyi belirli bir biçime sokma' anlamlarını taşıdığını belirtir. Ayette, Allah'ın hem insanı hem de göğü benzersiz bir şekilde yaratma gücünü ortaya koyar.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'sema' kelimesinin 'yüksek' anlamına geldiğini ve Kur'an'da bazen yağmur, bazen de gökyüzü anlamında kullanıldığını belirtir. Bu ayette ise, Allah'ın kudretinin bir göstergesi olarak yaratılan evrenin üst katmanlarını ifade eder.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'sema' kelimesinin 'yüksek' anlamına geldiğini ve Kur'an'da genellikle yedi kat gökleri ifade etmek için kullanıldığını belirtir. Ayette, insanın yaratılışıyla karşılaştırılarak Allah'ın yüce yaratma gücünü vurgular.
Ebû Bekir es-Sicistânî (Nüzhetü'l-Kulûb): Sicistânî, 'benâ' fiilinin 'inşa etmek, yükseltmek' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'benâhâ' ise, Allah'ın göğü sağlam ve düzenli bir şekilde inşa edip yükselttiğini ifade eder.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'binâ' kelimesinin 'bir şeyi sağlam bir şekilde kurmak ve yükseltmek' anlamına geldiğini belirtir. Ayette, göğün Allah tarafından kusursuz bir mimariyle inşa edildiğini ve yükseltildiğini vurgular.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'benâ' fiilinin Kur'an'da genellikle sağlam ve kalıcı yapılar için kullanıldığını belirtir. Ayette, göğün Allah tarafından eşsiz bir düzen ve sağlamlıkla inşa edildiğini ve bu inşanın Allah'ın kudretinin bir delili olduğunu gösterir.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.