İnnemâ ente munżiru men yaḣşâhâ
Sen, ancak ondan korkanları uyarıcısın.
Sen ancak ondan korkacak olanları uyarıcısın.
Nâziât Suresi'nin 45. ayeti, Hz. Peygamber'in (s.a.v.) görevinin kıyametten korkanları uyarmakla sınırlı olduğunu vurgular. Ayet, 'inzâr' (uyarma) ve 'haşyet' (korku) kavramları üzerinden peygamberlik misyonunun temel bir yönünü ortaya koyar.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Nezr (نذر) kelimesi, bir şeyi korkutarak bildirmek anlamına gelir. Münzir (منذر) ise, bir tehlikeye karşı önceden uyaran kişidir. Ayetteki 'münzir' kelimesi, Hz. Peygamber'in kıyametin dehşetinden ve sonuçlarından insanları haberdar eden, onları bu konuda uyaran rolünü ifade eder.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Münzir, 'muharrif' (korkutan) manasındadır. Burada, kıyametin şiddetinden ve azabından insanları korkutarak onları doğru yola sevk etme amacı güden bir uyarıcıdan bahsedilmektedir. Ayetteki kullanımı, peygamberin tebliğ görevini ve bu görevin temelinde yatan uyarıcı niteliğini vurgular.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): İnzâr (uyarma), Kur'an'da peygamberlerin temel görevlerinden biridir ve genellikle 'beşâret' (müjdeleme) ile birlikte kullanılır. Münzir, insanları Allah'ın azabına karşı uyaran ve böylece onları tövbeye ve doğru eylemlere yönlendiren kişidir. Bu ayette, uyarı görevinin özellikle kıyametle ilgili olduğu belirtilir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Haşyet (خشية), bir şeyin büyüklüğünden veya yüceliğinden kaynaklanan korkudur. Genellikle ilimle birlikte anılır. Ayetteki 'yehşâhâ' (ondan korkan), kıyametin dehşetini ve büyüklüğünü idrak eden, bu idrakle birlikte bir saygı ve çekinme hisseden kişiyi ifade eder.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Haşyet, kalpte oluşan bir korku türüdür ve genellikle bilginin bir sonucudur. Kıyametten 'korkan' kişi, onun gerçekliğini ve sonuçlarını bilen, bu bilgiyle birlikte bir endişe ve saygı duyan kişidir. Bu, sadece basit bir korku değil, idrakle beslenen bir korkudur.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Haşyet, genellikle Allah'a veya O'nun azametine karşı duyulan, bilgi ve idrakle pekişmiş bir korkuyu ifade eder. Ayette kıyamet için kullanılması, kıyametin Allah'ın kudretinin bir tecellisi olması ve onun dehşetinin ancak idrakle tam olarak anlaşılabileceği bağlamında anlam kazanır. Bu korku, insanı sorumluluk bilincine sevk eder.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.