Ebsâruhâ ḣâşi'a(tun)
Onların gözleri (korku ile) inecektir.
Gözler kalkmaz saygıdan.
Nâziât Suresi'nin 9. ayeti, kıyamet gününde insanların gözlerinin durumunu tasvir etmektedir. Ayet, 'gözler' ve 'huşu içinde olmak/yere dönmek' kavramları üzerinden, o günkü dehşeti ve aciziyeti dilbilimsel bir derinlikle ifade eder.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Basar (بَصَر), idrak gücüyle birlikte görme duyusunu ifade eder. Ayetteki 'ebsâruhâ' (أَبْصَـٰرُهَا) ifadesi, kıyamet gününde insanların gözlerinin, o günün dehşeti karşısında işlevini yitirmiş, donuklaşmış ve yere sabitlenmiş halini anlatır. Bu, sadece fiziksel bir görme değil, aynı zamanda idrakin de felce uğradığını gösterir.
Ebû Bekir es-Sicistânî (Nüzhetü'l-Kulûb): Basar (بَصَر), gözün görme yeteneğidir. Ayetteki 'ebsâruhâ' (أَبْصَـٰرُهَا) ifadesi, kıyamet gününde insanların gözlerinin, korku ve dehşetten dolayı bakışlarını yukarı kaldıramayacak, yere sabitlenmiş bir halde olacağını belirtir. Bu durum, o günkü acziyetin ve çaresizliğin bir göstergesidir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Kur'an'da 'basar' (بَصَر) kavramı, sadece fiziksel görmeyi değil, aynı zamanda içgörü, idrak ve basireti de kapsar. Nâziât 9'daki 'ebsâruhâ' (أَبْصَـٰرُهَا) ifadesi, kıyamet gününde insanların hem fiziksel görüşlerinin hem de idraklerinin, o günün azameti karşısında felç olduğunu, bakışlarının yere çakıldığını ve hiçbir şeye odaklanamadığını vurgular.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): Huşû' (خُشُوع), gözün alçalması ve bakışın yere dönmesidir. Ayetteki 'hâşi'atun' (خَـٰشِعَةٌ) kelimesi, kıyamet gününde insanların gözlerinin, o günün şiddetinden ve dehşetinden dolayı aşağıya doğru eğildiğini, bakışlarının donuklaştığını ve hiçbir şeye odaklanamadığını ifade eder. Bu, korku ve teslimiyetin bir işaretidir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Huşû' (خُشُوع), bedenin ve sesin alçalması, gözün yere dönmesidir. Ayetteki 'hâşi'atun' (خَـٰشِعَةٌ) kelimesi, kıyamet gününde gözlerin, o günkü azamet ve korku karşısında boyun eğdiğini, bakışlarının yere sabitlendiğini ve dehşet içinde olduğunu anlatır. Bu durum, kalpteki korkunun dışa yansımasıdır.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Huşû' (خُشُوع), gözün zillet ve korkuyla yere dönmesidir. 'Hâşi'atun' (خَـٰشِعَةٌ) ifadesi, kıyamet gününde insanların gözlerinin, o günkü dehşet ve acziyetten dolayı aşağıya doğru eğildiğini, bakışlarının donuklaştığını ve zayıfladığını mecazi bir dille anlatır. Bu, o günkü çaresizliğin ve teslimiyetin bir resmidir.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Huşû' (خُشُوع) kavramı, Kur'an'da genellikle Allah karşısında duyulan saygı, tevazu ve korku ile ilişkilendirilir. Nâziât 9'daki 'hâşi'atun' (خَـٰشِعَةٌ) kelimesi, kıyamet gününde insanların gözlerinin, o günün dehşeti ve Allah'ın azameti karşısında duyulan korku ve acziyetten dolayı alçaldığını, yere döndüğünü ve donuklaştığını semantik olarak ifade eder.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.