İnnemâ-lmu/minûne-lleżîne iżâ żukira(A)llâhu vecilet kulûbuhum ve-iżâ tuliyet ‘aleyhim âyâtuhu zâdet-hum îmânen ve'alâ rabbihim yetevekkelûn(e)
Mü'minler ancak o kimselerdir ki; Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir. O'nun ayetleri kendilerine okunduğu zaman (bu) onların imanlarını artırır. Onlar sadece Rablerine tevekkül ederler.
Enfâl Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
“İnnemâ-lmu/minûne-llezîne izâ zukira(A)llâhu vecilet kulûbuhum ve-izâ tuliyet aleyhim âyâtuhu zâdet-hum îmânen ve’alâ rabbihim yetevekkelûn(e)” Mü’minler ancak o kimselerdir ki; Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir. O’nun âyetleri kendilerine okunduğu zaman (bu) onların imanlarını artırır. Onlar sadece Rablerine tevekkül ederler. (8/2)
Müminlerin burada bir özelliğinden bahsediliyor. Allah zikredildiği, zaman gönül âlemleri aniden titrer yani gönül âlemleri harekete geçer. Allah’ı anılıp hatırlarlar. Allah’ın işaretleri okunduğu zaman bu onların Allah’ı hatırlatmasını artırır. Ve onlara Hak ile olma ve sonra her an Hakk olma halini kazandırır.
Burada bahsedilen iman “rablerine tevekkül ederler” cümlesiyle Rububiyet-Esmâ mertebesi imanıdır…
Onlar sadece Rablerine yani esmâ mertebesinden güvenirler.
الَّذِينَ يُقِيمُونَ الصَّلاَةَ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنفِقُونَ {الأنفال/3}
“Elleżîne yukîmûne-ssalâte vemimmâ razeknâhum yunfikûn(e)”