İçeriğe atla
Enfâl 26Cüz 9 · Sayfa 180

Enfâl Sûresi 26. Âyet

الأنفال

Sohbete sor

Veżkurû iż entum kalîlun mustad'afûne fî-l-ardi teḣâfûne en yeteḣattafekumu-nnâsu feâvâkum veeyyedekum binasrihi verazekakum mine-ttayyibâti le'allekum teşkurûn(e)

O vakti hatırlayın ki siz yeryüzünde güçsüz ve zayıf idiniz. İnsanların sizi kapıp götürmesinden korkuyordunuz. Derken Allah sizi barındırdı, yardımıyla destekledi ve sizi temiz şeylerden rızıklandırdı ki şükredesiniz.

Enfâl Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

O vakti hatırlayın ki siz yeryüzünde güçsüz ve zayıf idiniz. İnsanların sizi kapıp götürmesinden korkuyordunuz. Derken Allah sizi barındırdı, yardımıyla destekledi ve sizi temiz şeylerden rızıklandırdı ki şükredesiniz. (8/26)


O vakti hatırlayın ki beden Mekkesinin ve Gönül Kâ’besi müşriklerin kontrolünde olduğu için güçsüz ve zayıf durumdaydınız.

Gönül Mekkesinden Hicret yolu ile Medine de sizi barındırdı ve destekledi. Tenzih gıdaları ile sizleri rızıklandırdı, şükredesiniz.

Terzi Baba Kelime-i Tevhid kitabında bu hakikat böyle dile getirilmiştir;

“Medine”ye girdiğinde devenin ilk çöktüğü yer, “gönül meydanı”dır, ki orada “gönül mescidi”ni kurmalısın.

Daha sonra devenin çöktüğü ve oturup kaldığı evin önü de “sabır evi”dir.

Çünkü Eyyubül Ensari “sabır ile yardımı” ifade etmektedir. Eskilerden beri “Eyyub” ismi “sabır” ile özdeşmiştir.

Nitekim, “Allah sabredenlerle beraberdir.” “Sabreden zafere erer.” “Sabredersen hakikate erersin,” gibi birçok şekilde belirtilen bu güzel haslet ile vasıflanmamız lazım geldiğini bilmemiz gerekmektedir Nihâyet “Medine Mescidi” “Mescidi Nebevi”nin inşaatına başlandı, yanına “Hane-i Saadet” inşa ediliyordu.

Bu hadise bize, Kur’anı Keriym Bakara 2/127 âyetindeki,

وَإِذْ يَرْفَعُ إِبْرَهِيمُ الْقَوَاعِدَ مِنَ الْبَيْتِ وَاسْمَعِيلُ

“ve iz yerfe’u ibrahimül kavaide minel beyti ve ismailü” mealen, “o vakti hatırla ki, hani ibrahim ile ismail beytin duvarlarını yükseltiyorlardı.” oluşumunu hatırlatmaktadır.

Bu âyet ile bizlere “gönül kabe”mizin (اللَّهَُلَا إِلَهَ إِلَّا) “lâ ilâhe illâ allah” “zat mertebesi” itibariyle yapılmasının gerekliliği bildiriliyorken, “Medine Mescidi”nin yapılmasıyla da gönlümüzde “Hakikati Muhammedi”nin gelişmesini sağlayacak faaliyete geçmesi ile ( عمُحَمَّد) “muhammedin resul allahü” sırrının açılacağı mekan bildirilmektedir.

Mekke’de, “Kabe-i Muazzama” (اللَّهَُلَا إِلَهَ إِلَّا) “lâ ilâhe illâ allah” Medine’de, “Mescidi Nebevi” ( عمُحَمَّد)

“muhammedin resul allahü” dır.

İşte Hakk celle ve ala Hazretleri “Zati Zuhuru”nu her mertebesi itibariyle tecelli ettireceği mahalline müstakil bir bayrak “liva-il hamd” (hamd sancağı) vererek “medeniyyet yolunu” yani “kendini tanıma” yolunu bu mahalden açmıştır.[70]


يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ لاَ تَخُونُواْ اللّهَ وَالرَّسُولَ وَتَخُونُواْ أَمَانَاتِكُمْ وَأَنتُمْ تَعْلَمُونَ {الأنفال/27}

“Yâ eyyuhâ-lleżîne âmenû lâ tehûnû(A)llâhe ve-rrasûle vetehûnû emânâtikum veentum ta’lemûn(e)” Ey iman edenler! Allah’a ve Peygamber’e hainlik etmeyin. Bile bile kendi (aranızdaki) emanetlerinize de hainlik etmeyin.


Ey inananlar, imanın şartı bilindiği gibi altı dır. Altı da yön vardır. Uluhiyet ve Risalet bilgileri hikmet ve vahiy dır. Sağ ve Sol Akl-ı küll ve Nefsi küll bilgileridir. Ön hakikat bilgileri ve arka ise ilhami bilgileridir. İşte bu bilgiler aslı olmayan nefsi, hayali, vehimi bilgiler ile değiştirilirse Uluhiyet ve Risalet mertebesine hainlik edilmiş olur. Kişinin kendi arasındaki emanet “zaluman cehula” (33/72) nefsinin cahili olmaktır. Eğer tekrar nefsi istilametine bu ilâhi bilgiler kullanılırsa emanete ihanet edilmiş olur… Allah muhafaza bu duruma bizleri düşürmesin…