İçeriğe atla
Enfâl 47Cüz 10 · Sayfa 183

Enfâl Sûresi 47. Âyet

الأنفال

Sohbete sor

Velâ tekûnû kelleżîne ḣaracû min diyârihim betaran veri-âe-nnâsi veyasuddûne ‘an sebîli(A)llâh(i)(c) va(A)llâhu bimâ ya'melûne muhît(un)

Şımarıp böbürlenmek, insanlara gösteriş yapmak ve (halkı) Allah yolundan alıkoymak için yurtlarından çıkanlar (Mekke müşrikleri) gibi olmayın. Allah, onların yaptıklarını kuşatıcıdır.

Enfâl Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

“Velâ tekûnû kelleżîne ḣaracû min diyârihim betaran veri-âe-nnâsi veyasuddûne an sebîli(A)llâh(i) va(A)llâhu bimâ ya’melûne muhît(un)” Şımarıp böbürlenmek, insanlara gösteriş yapmak ve (halkı) Allah yolundan alıkoymak için yurtlarından çıkanlar (Mekke müşrikleri) gibi olmayın. Allah, onların yaptıklarını kuşatıcıdır. (8/47)


Mesnevi-i Şerifte bu âyet hakk’ın bâtına nazar ettiği şekliyle açıklanması;

1734. “Ve ondan sonra Hudâ buyurmuştur ki: "Ben zahire bakmam, ben bâtına bakarım!" Hak Teâlâ’nın zâhire değil, bâtına nazar buyurduğu Kur’ân-ı Kerîm’in muhtelif âyet-ı kerîmesinde mündericdir. Ezcümle (Şuarâ, 26/88,89) [“O gün, ne mal fayda verir, ne de evlâd; ancak Allâh’a kalb-i selîm ile gelenler(fayda bulur”)] âyet-i kerîmesinde selâmet-i kalb ve bâtının mu’teber ve makbûl olduğu musarrahdır. Ve kezâ sûre-i Nahl’de vâki (Nahl, 16/106) [“Kim îmân ettikten sonra Allâh’ı inkâr ederse-kalbi îmân ile dolu olduğu halde (inkâra) zorlanan başka-...”] âyet-i kerîmesinde, kalbi îmân ile mutmain olduğu halde ikrâh ve icbâr üzerine zâhiri küfr eden kimselerin bu küfrüne bir hüküm terettüb etmeyeceği vâzıhtır. Ve kezâ sûre-i Enfal’de vâki: (Enfâl, 8/47) Ya’ni "Şunlar gibi olmayınız ki, memleketlerinden harbe gidecekleri vakit, kibir ile ve nâsa gösteriş yaparak çıkarlar” âyet-i kerîmesi, hulûs-i kalb ile olmayan a’mâl-i zâhireye i’tibâr olmadığına delildir. Ve bu bâbdaki âyât-ı kur’âniyye’nin hulâsası olan bir hadîs-i şerîfde Resûl-i Ekrem Efendimiz şöyle buyururlar: “Muhakkak Allâh Teâlâ sizin sûretlenize ve amellerinize bakmaz; belki kalblerinize ve niyetlerinize nazar eder.”[92]

Burada Allah gönül âleminize nazar eder ve niyetleriniz bilir denilmektedir.


Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(1)