Śumme şekaknâ-l-arda şakkâ(n)
Sonra toprağı, iyiden iyiye yardık!
Sonra toprağı nasıl da yardık.
Bu ayet, Allah'ın yeryüzünü yararak bitkileri nasıl yeşerttiğini ve bu sürecin yaratılışındaki kudreti ve nimeti vurgulamaktadır. Anahtar kavramlar, yeryüzünün yarılması ve bu yarılmanın sonuçları üzerine odaklanmaktadır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'şakk' kelimesinin bir şeyi ikiye ayırmak, bölmek anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'şakaknâ' ifadesi, Allah'ın kudretiyle toprağın yarılıp bitkilerin filizlenmesini, yani toprağın içindeki potansiyelin açığa çıkarılmasını anlatır.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'şakaknâ' fiilinin mecazi olarak 'bitirdik, yeşerttik' anlamında kullanıldığını, toprağın yarılmasıyla bitkilerin ortaya çıkışını ifade ettiğini belirtir. Bu, Allah'ın kudretinin bir göstergesidir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'şakk' gibi fiillerin Kur'an'da genellikle Allah'ın yaratma ve düzenleme gücünü vurgulamak için kullanıldığını ifade eder. Bu ayetteki kullanımı, toprağın cansız halinden canlı bitkilerin çıkışındaki ilahi müdahaleyi ve mucizevi yönü öne çıkarır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'arz' kelimesinin bilinen yeryüzü, üzerinde yaşadığımız gezegen olduğunu belirtir. Ayetteki kullanımı, Allah'ın yeryüzünü bir yaşam kaynağı olarak düzenlediğini ve ondan rızık çıkardığını vurgular.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Kefevî, 'arz'ın hem genel olarak yeryüzünü hem de belirli bir toprak parçasını ifade edebileceğini belirtir. Bu ayette, Allah'ın tüm yeryüzünü bitkilerle donatma kudretini gösteren genel bir anlam taşır.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'arz' kelimesinin Kur'an'da genellikle Allah'ın yaratma ve rızık verme sıfatlarıyla birlikte anıldığını ifade eder. Burada da yeryüzünün, Allah'ın yararak bitkileri çıkardığı bir nimet kaynağı olarak sunulduğunu belirtir.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'şakkan' kelimesinin 'şakaknâ' fiilinin mastarı olarak, eylemin te'kid (pekiştirme) amacıyla kullanıldığını belirtir. Bu, yeryüzünün yarılma işleminin sıradan değil, ilahi bir kudretle gerçekleştiğini vurgular.
Semîn el-Halebî (Umdetü'l-Huffâz): Semîn el-Halebî, mastarın fiili te'kid etmesinin, o fiilin önemini ve gerçekleşme biçimini vurguladığını ifade eder. 'Şakkan' kelimesi, yeryüzünün yarılmasının ne kadar kesin ve etkili bir eylem olduğunu gösterir.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Fîrûzâbâdî, 'şakk' mastarının, bir şeyin ayrılması ve içinden başka bir şeyin çıkması anlamını taşıdığını belirtir. Ayetteki kullanımı, toprağın yarılmasıyla bitkilerin filizlenmesi sürecindeki ilahi kudretin altını çizer.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.