Ve hadâ-ika ġulbâ(n)
(27-32) Böylece sizin ve hayvanlarınızın yararlanması için orada taneler, üzümler, yoncalar, zeytinler, hurmalıklar, sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve otlaklar ortaya çıkardık.
İri ve sık ağaçlı bahçeler,
Abese Suresi'nin 30. ayeti, Allah'ın yeryüzünde bitirdiği nimetleri ve özellikle de 'hâdâik' ve 'ğulben' kelimeleriyle bu bahçelerin ve ağaçların niteliklerini vurgulamaktadır. Bu kelimeler, Kur'an'ın doğal zenginlikleri tasvirindeki derinliğini ve semantik gücünü ortaya koyar.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'hadîka' kelimesinin 'hadek' kökünden geldiğini ve etrafı çevrili, duvarla kuşatılmış bahçe anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki kullanımı, Allah'ın yarattığı bu bahçelerin sadece ağaçlardan ibaret olmadığını, aynı zamanda belirli bir düzen ve koruma altında olduğunu ima eder.
Ebû Bekir es-Sicistânî (Nüzhetü'l-Kulûb): Sicistânî, 'hadîka'nın 'hâit' (duvar) ile çevrili bahçe olduğunu vurgular. Ayetteki 'hâdâik' çoğulu, bu türden birçok bahçenin varlığına işaret ederek, Allah'ın yeryüzündeki lütfunun çeşitliliğini ve bolluğunu gösterir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, Kur'an'daki cennet tasvirlerinde 'bahçe' kavramının merkezi bir rol oynadığını ve 'hadîka'nın bu bağlamda dünyevi nimetlerin bir önizlemesi olarak kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'hâdâik', Allah'ın kullarına sunduğu maddi refahın ve güzelliğin bir sembolüdür.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'ğulben' kelimesini 'iri ve kalın ağaçlı' olarak açıklar. Ayetteki 'hâdâik' kelimesiyle birlikte kullanılması, bu bahçelerin sadece var olmakla kalmayıp, aynı zamanda heybetli ve verimli ağaçlara sahip olduğunu vurgular.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'ğulben'in 'ğalîz' (kalın, iri) kelimesinden türediğini ve ağaçların büyüklüğünü ve gürlüğünü ifade ettiğini belirtir. Bu, ayetteki bahçelerin sıradan değil, göz alıcı ve bereketli olduğunu gösterir.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Fîrûzâbâdî, 'ğulben'in 'ğalaba' (üstün gelmek, galip gelmek) kökünden geldiğini ve ağaçların büyüklüğü ve sıkılığı ile diğer bitkilere 'üstün geldiğini' ima ettiğini belirtir. Ayetteki bağlamda, bu kelime bahçelerin ihtişamını ve Allah'ın yaratma gücünün mükemmelliğini vurgular.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.