İçeriğe atla
Abese 37Cüz 30 · Sayfa 585

Abese Sûresi 37. Âyet

عبس

Sohbete sor

Likulli-mri-in minhum yevme-iżin şe/nun yuġnîh(i)

(33-37) Kişinin kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçacağı gün kulakları sağır edercesine şiddetli ses geldiği vakit, işte o gün onlardan herkesin kendini meşgul edecek bir işi vardır.

Abese Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

Mesnevi-i Şeri’ten devam;

Bu demde onu çağır ve bâkiyi bırak, tâ ki sen mülk-i cihanın vârisi olasın!

Mâdemki ölüm deminde, Hak’tan başka istimdâd edecek bir kimse yoktur; binâenaleyh şimdi bu hayât-ı dünyeviyye deminde de her bir ihtiyâcında Hakk’ı çağır ve ondan başkalarını ve bâlâ kalan ağyârı bırak! Eğer böyle yaparsan, Hakk’ın nâibi olan bir insân-ı kâmil olup mülk-i cihanda mülk-i cihânın da vârisi olursun.

Vaktaki kişinin kardeşinden kaçması gele, çocuk o gün babasından kaçar.

Bu beyt-i şerîfte Abese sûre-i şerîfesinde vâki’ (Abese 34/37) “O kıyamet gününde kişi kardeşinden ve anasından ve babasından ve dostundan kaçar. O günde onlardan her bir kimse kendisini iğnâ eden bir şe’nde ve meşgalededir.” Âyet-i kerîmesine işâret buyrulur. Ya’ni, kıyâmet gününde herkes kendi başının derdiyle meşgûl olur ve hiçbir kimsenin birbirine bakacak mecâli olmaz.

Ondan dolayı her dost o saatte düşman olur, zîrâ o senin putun ve yoldan mâni'in idi.

Ya’ni, hayât-ı dünyeviyyede, bir put gibi kendisine taptığın bir dostun, seni Hak yolundan men ettiği için, yevm-i kıyâmette sen o dostunun düşmanı olursun ve (Furkan (25/28) ya’m “Keşki hayat-ı dünyeviyyede fâlân kimseyi dost ittihâz etmese idim!” dersin. Nitekim diğer bir âyet-i kerîmede (Zuhruf 43/67) “Dostlar oradaki o günde ba‘zısı ba‘zısına düşmandır, müttakîler müstesnâdır!” buyrulur.

Yüz nakkaşından yüz çevirdin, çünkü bir nakıştan gönül ünsü buldun.

Ey kimse, sen, senin yüzünü nakş ve tasvîr eden ve seni halkeden Hak Teâlâ hazretlerinden çevirip, o yüzü başka tarafta kullandın. Çünki Hakk’ın mahlûku olan bir nakış ve sûreti sevip gönlün o sûretle ünsiyet hâsıl etti ve o sûretin muhabbeti, Hak muhabbetine perde ve hicâb oldu.

Eğer bu demde senin dostların sana zıdd olurlar ise ve senden dönerler ve düşmanlığa giderlerse;

Agâh ol, de ki: "İşte benim günüm mübârek oldu. Yarın olacak şey, bugün oldu!"

Yukarıki beyit ile bu beyit bir cümle teşkil ederler. Ya’ni, eğer bu hayât-ı dünyeviyyede senin ehl-i gafletten olup Hak’la münâsebeti bulunmayan dostların sana zıddolur ve senden yüz çevirip, düşmanlık tarafına giderlerse sakın müteessir olma da de ki: “Oh ne iyi oldu, benim günüm, bugün mübârek oldu! Yarın kıyâmet gününde olacak hâl ve düşmanlık bugün oldu.”[23]


Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(2)