Terhekuhâ katera(tun)
Onları bir siyahlık bürür.
Onları karanlık bürümüş,
Abese Suresi'nin 41. ayeti, kıyamet gününde bazı yüzlerin durumunu tasvir etmektedir. Ayet, 'karanlık' ve 'bürümek' gibi kavramlarla, o günkü dehşeti ve çaresizliği dilbilimsel olarak vurgulamaktadır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'rehaka' fiilini, bir şeyi zorla veya şiddetle kuşatmak, üzerine gelmek olarak açıklar. Ayetteki 'terhekuha' ifadesi, karanlığın yüzleri şiddetli bir şekilde kaplamasını, adeta boğmasını ifade eder. Bu, sadece bir örtme değil, aynı zamanda bir baskı ve kuşatma anlamı taşır.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Kefevî, 'rehaka' fiilinin, bir şeyin diğerini kuşatması ve ona yetişmesi anlamını vurgular. Ayetteki kullanımıyla, 'katarah'ın (karanlığın) yüzleri tamamen kaplaması, onlara ulaşması ve onları çepeçevre sarması kastedilir. Bu, kaçınılmaz bir kuşatmayı ifade eder.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'rehaka' fiilinin Kur'an'daki kullanımlarını inceleyerek, genellikle olumsuz bir durumun bir kişiyi veya şeyi kuşatması, sarması anlamında kullanıldığını belirtir. Bu ayette de 'katarah'ın yüzleri kuşatması, onların bu durumdan kurtulamayacağını ve bu karanlığın etkisi altında kalacağını gösterir.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'katarah' kelimesini 'toz ve siyahlık' olarak açıklar. Ayetteki bağlamda, kıyamet gününde bazı yüzlerin üzerine çöken, onları karartan ve çirkinleştiren bir tür tozlu, isli karanlığı ifade eder. Bu, yüzlerdeki nurun kayboluşunu ve azabın bir nişanesi olarak belirir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'katarah'ı 'siyahlık ve toz' olarak tanımlar ve genellikle yüzlerdeki üzüntü, keder ve azap alameti olarak kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'katarah', yüzleri kaplayan, onları karartan ve çirkinleştiren bir karanlığı ifade eder ki bu, o günkü dehşetin ve pişmanlığın bir yansımasıdır.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, Kur'an'daki 'katarah' gibi kelimelerin, genellikle ahiret tasvirlerinde, günahkarların yüzlerindeki kararmayı ve çirkinleşmeyi ifade ettiğini belirtir. Bu, sadece fiziksel bir kararma değil, aynı zamanda ruhsal bir çöküşün ve utancın dışa vurumudur. Ayetteki 'katarah', bu olumsuz durumu sembolize eder.
Semîn el-Halebî (Umdetü'l-Huffâz): Semîn el-Halebî, 'katarah' kelimesinin 'toz ve duman karışımı siyahlık' anlamına geldiğini ifade eder. Ayetteki kullanımıyla, kıyamet gününde bazı yüzlerin üzerine çöken, onları kasvetli ve karanlık gösteren bir durumu anlatır. Bu, yüzlerdeki neşenin ve aydınlığın tamamen kaybolduğunu gösterir.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.