Emmâ meni-staġnâ
Kendini muhtaç hissetmeyene gelince;
Ama buna ihtiyaç hissetmeyene gelince,
Bu ayet, 'istiğna' kavramı üzerinden, kişinin kendini yeterli görmesi ve bu durumun peygamberin tebliğ metodolojisindeki yeri bağlamında ele alınmaktadır. Kelimenin kök anlamı olan zenginlik ve yeterlilik, burada manevi bir kendini beğenmişlik ve öğüde ihtiyaç duymama hali olarak tezahür eder.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Ğınâ (غنى) kelimesi, ihtiyaçların giderilmesi ve kişinin kendisini başkasına muhtaç hissetmemesi anlamına gelir. İstığnâ (استغنى) ise, bu durumu talep etmek veya bu hale bürünmek demektir. Ayetteki kullanımıyla, kişinin Allah'ın hidayetine veya peygamberin öğüdüne ihtiyaç duymadığını zannetmesi, kendini yeterli görmesi kastedilir.
Ebû Bekir es-Sicistânî (Nüzhetü'l-Kulûb): Ğınâ, zenginlik ve yeterlilik demektir. İstığnâ fiili, kişinin kendisini bir şeye karşı müstağni görmesi, yani ona ihtiyaç duymamasıdır. Ayetteki 'menistağnâ' ifadesi, dünya malına veya kendi görüşlerine güvenerek Allah'ın davetine sırt çeviren, kendini hidayete muhtaç görmeyen kimseyi anlatır.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): İstiğna kavramı, Kur'an'da genellikle olumsuz bir bağlamda, Allah'a karşı kibir ve kendini yeterli görme anlamında kullanılır. Bu, kişinin Allah'ın lütfuna ve rehberliğine ihtiyaç duymadığını düşünmesi, dolayısıyla O'na karşı bir tür bağımsızlık ilan etmesidir. Abese Suresi'ndeki kullanımında, peygamberin tebliğine karşı takınılan bu tavır, manevi bir körlüğü ifade eder.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.