Vemâ ‘aleyke ellâ yezzekkâ
(İstemiyorsa) onun arınmamasından sana ne!
Onun temizlenmemesinden sana ne?
Bu ayet, peygamberin tebliğ görevindeki sorumluluğunun sınırlarını ve muhatabın arınma iradesinin önemini vurgulamaktadır. 'Yezzekkâ' fiili üzerinden kişinin kendi içsel arınma çabasının merkeziyetine dikkat çekilirken, peygamberin bu süreçteki rolünün sadece tebliğle sınırlı olduğu ifade edilmektedir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'zekâ' kelimesinin asıl anlamının 'artma, çoğalma ve bereketlenme' olduğunu belirtir. 'Tezekkî' ise, kişinin nefsini günahlardan arındırarak, onu hayır ve iyiliklerle büyütmesi, temizlemesi ve böylece manevi olarak yücelmesi anlamına gelir. Ayetteki 'yettezekkâ' (yezzekkâ) formu, kişinin kendi çabasıyla bu arınmayı istemesi ve gerçekleştirmesi fiilini ifade eder. (s. 213)
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'tezkiye' fiilini 'tathîr' (temizleme) ve 'ıslah' (düzeltme) olarak açıklar. Ayetteki 'yettezekkâ' ifadesi, kişinin kendi isteğiyle günahlarından arınmayı ve nefsini ıslah etmeyi hedeflemesi anlamındadır. Peygamberin görevi bu arınmayı zorlamak değil, tebliğ etmektir. (c. 2, s. 250)
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'zekât' ve 'tezkiye' kavramlarının Kur'an'da hem maddi hem de manevi arınma ve büyüme anlamlarını taşıdığını belirtir. 'Tezekkî' fiili, özellikle kişinin kendi içsel dönüşümünü, nefsini kötü eğilimlerden temizleyerek iyiye yönelmesini ifade eder. Ayetteki bağlamda, muhatabın bu içsel arınma isteğinin olmaması durumunda peygamberin sorumluluğunun olmadığını vurgular. (s. 210-212)
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.