İn huve illâ żikrun lil'âlemîn(e)
(27-28) O, alemler için, içinizden dürüst olmak isteyenler için, ancak bir öğüttür.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.
İn huve illâ żikrun lil'âlemîn(e)
(27-28) O, alemler için, içinizden dürüst olmak isteyenler için, ancak bir öğüttür.
O, âlemler için öğütten başka bir şey değildir,
Tekvîr Suresi'nin 27. ayeti, Kur'an'ın evrensel bir öğüt ve hatırlatma olduğunu vurgular. Ayet, Kur'an'ın mahiyetini ve hitap ettiği kesimi 'zikr' ve 'âlemîn' kavramları üzerinden açıklar, böylece onun ilahi mesajının kapsayıcılığını ortaya koyar.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'zikr' kelimesinin hem kalpteki hatırlama hem de dildeki ifade anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki bağlamda ise Kur'an'ın insanlara unuttukları hakikatleri hatırlatan, onları doğru yola sevk eden bir öğüt ve şeref kaynağı olduğunu ifade eder. (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân, s. 320)
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'zikr' kelimesinin Kur'an'da 'öğüt' (maw'iza) ve 'şeref' (şaraf) anlamlarında kullanıldığını belirtir. Bu ayette Kur'an'ın, insanlara yol gösteren ve onlara şeref kazandıran bir öğüt olduğunu vurgular. (Mecâzü'l-Kur'ân, I, 28)
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'zikr' kavramının Kur'an'da 'hatırlatma' ve 'uyarı' anlamlarını taşıdığını, aynı zamanda ilahi vahyin kendisi için de kullanıldığını ifade eder. Bu ayette Kur'an'ın, insanları Allah'a ve hakikate yönelten bir hatırlatıcı ve uyarıcı olduğunu belirtir.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'âlemîn' kelimesinin, Allah dışındaki tüm varlıkları kapsadığını belirtir. Bu ayette Kur'an'ın mesajının sadece belirli bir topluluğa değil, tüm insanlığa ve hatta tüm âlemlere yönelik evrensel bir öğüt olduğunu vurgular. (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân, s. 49)
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Fîrûzâbâdî, 'âlem' kelimesinin 'bilgi' (ilm) kökünden geldiğini ve Allah'ın varlığına delalet eden her şeyi ifade ettiğini açıklar. 'Âlemîn' ise tüm yaratılmışları kapsar. Ayetteki kullanımıyla Kur'an'ın, tüm varlık âlemleri için bir öğüt ve yol gösterici olduğunu belirtir. (Basâiru Zevi't-Temyîz, IV, 102)
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'âlemîn' kelimesinin Kur'an'da genellikle 'insanlar' anlamında kullanıldığını, ancak bazen daha geniş bir anlamda 'tüm varlıklar'ı da kapsadığını ifade eder. Bu ayette Kur'an'ın mesajının sadece insanlara değil, tüm evrene hitap eden evrensel bir nitelik taşıdığını vurgular.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.
Sitenin çalışması için zorunlu çerezleri kullanıyoruz. İsteğe bağlı analitik çerezler yalnızca onayınızla çalışır. Ayrıntılar için Çerez Politikası.