İçeriğe atla
Mutaffifîn 22Cüz 30 · Sayfa 588

Mutaffifîn Sûresi 22. Âyet

المطففين

Sohbete sor

İnne-l-ebrâra lefî na'îm(in)

Şüphesiz iyi kimseler, Naim cennetindedirler.

Mutaffifîn Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

Haberiniz olsun ki, iyiler nimet içindedir.“ (83/22)


“Ebrar” beratını gerçekleştirenler topluluğuydu. Birinci berat’ını gerçekleştiren günahtan ve isyandan kurtulup iyi bir insan olam nimeti içindedir. İkinci beratını gerçekleştiren kendisinde var zannettiği benliğinden kurtulur ve kendini bulan insan olan nimeti içindedir.

Meallerde “Ebrar” taifesini nimet cennetleri içinde olduğu anlamıda verilmiştir.

Peygamber (s.a.v.) Efendimiz bu hâli şöyle haber vermektedir.

Hz. Enes (r.a)’dan, Resulullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Cennet bahçelerine uğradığınız zaman ondan yiyiniz” Biri, “Cennet bahçeleri nedir” deyince, Resulullah (s.a.v), “Zikir halkalarıdır” buyurdu.[53]

Zikir tek başına yapıldığı gibi halaka yani halka şeklinde yapılır ve buna cemaat denir. Bundan önceki âyette ele alındığı gibi cemaat 27 derecedir. Buna engel olmaya kimsenin hakkı yoktur ama zorla engel olunuyorsa ayrı konudur.

Evet, cemaat için 27 derece denmiş ama cemaat veya kendine tarikat (ebrar) adını veren oluşumlarda bunun ma’nâsı, ruhu, nûru yok ve kendilerine sorsan bunun için 27 derece sevap diyeceklerdir. Kendilerine ne zikir yapıyorsun? Neredesin? Diye sorulduğu zaman; Elhamdülillah 50.000, 100.000 lafza-i celâl çekiyorum. Nerede olduğumu şeyhim bilir, diye cevap verir. İyi de kardeşim ölçü bu mudur? Şeyhin biliyorsa kendine bilir. Şeyhinin bildiğinin sana ne faydası vardır.

Bir kez Allah dese aşk ile lisan. Dökülür cümle günah misl-ü hazan.

Süleyman ÇELEBİ Mevlidi NEBEVİ de söylemiyor mu?

Babana gitsen 50.000 kere 100.000 kere Baba desen yeter artık demez mi? Bir kere babanı tanıyarak ma’nâsını bilerek Baba demek kafi değil midir? Onun buyur evladım dediği gibi cenâbı Hakk ma’nâsını bilipte 1 kere Alllah diyene buyur kulum (Lebbeyk) söyle ne istiyorsun vereyim demez mi?

- Der tabii…

Öncelikle (2+7=9) Museviyet-tarikat mertebesinin ifadesidir. Daha ilerisinde ise (27) İseviyet-Hakîkat mertebesinin ifadesidir. İşte bunların anlatılması, aktarılması irfan-tevhid sohbetiyle ma’nâsı Arif, Arifibillah kisvesi-elbisesine şeyh denilen kişiler tarafından yapılır. Böyle bir kişi kendine şeyh demez, etrafındakiler öyle adlandırır, o da pek seslenmez, hadi öyle olsun der.


عَلَى الْأَرَائِكِ يَنظُرُونَ {المطففين/23}

“Alel erâiki yenzurûn.“