Mutaffifîn Sûresi 22. Âyet
المطففين
İnne-l-ebrâra lefî na'îm(in)
Şüphesiz iyi kimseler, Naim cennetindedirler.
Haberiniz olsun ki, iyiler nimet içindedir.
Mutaffifîn Suresi'nin 22. ayeti, ahirette iyilerin (ebrâr) içinde bulunacağı durumu tasvir etmektedir. Ayet, 'iyilik' ve 'nimet' kavramları üzerinden cennet hayatının temel özelliklerinden birini vurgulamaktadır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'birr' kelimesinin geniş kapsamlı bir iyilik ve itaat anlamı taşıdığını belirtir. 'Ebrâr' ise bu iyilikleri sürekli yapan, Allah'a karşı itaatkar ve insanlara karşı dürüst olan kimselerdir. Ayetteki kullanımı, cennete layık görülen üstün ahlaklı ve salih kişileri ifade eder.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'birr' kelimesinin 'sıdk' (doğruluk) ve 'ihsan' (iyilik yapma) anlamlarını içerdiğini belirtir. 'Ebrâr' kelimesi, bu bağlamda, sözlerinde ve fiillerinde doğru olan, iyiliksever ve takva sahibi kimseleri ifade eder ki, bu vasıflar cennet ehlinin temel özelliklerindendir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'birr' kavramının Kur'an'da hem Allah'a karşı dindarlığı hem de insanlara karşı ahlaki sorumlulukları kapsayan geniş bir iyilik ve doğruluk anlamı taşıdığını vurgular. 'Ebrâr' ise bu kapsamlı iyiliği hayat tarzı haline getirmiş, Allah'ın rızasını kazanmış kişilerdir ve ayetteki 'nimet' ile ödüllendirilecek olanlardır.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'na'îm' kelimesinin 'nimet' kökünden geldiğini ve 'rahatlık, hoşluk, güzellik' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'fî na'îm' ifadesi, cennet ehlinin içinde bulunacağı sürekli ve kesintisiz bir mutluluk ve refah halini tasvir eder.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'na'îm' kelimesini 'bolluk, rahatlık, güzellik ve lezzet' olarak tanımlar. Özellikle Kur'an bağlamında, Allah'ın kullarına lütfettiği, dünyevi sıkıntılardan arınmış, sürekli ve eksiksiz bir cennet nimetini ifade eder. Ayetteki kullanımı, ebrârın ahiretteki mükafatının niteliğini açıklar.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'na'îm' kelimesinin Kur'an'da genellikle cennetle ilişkilendirildiğini ve 'sonsuz mutluluk, huzur ve her türlü güzelliği içeren bir yaşam' anlamını taşıdığını belirtir. Ayetteki 'fî na'îm' ifadesi, ebrârın cennetteki yaşamının temel karakteristiği olan tam bir refah ve hoşnutluk durumunu vurgular.
Mutaffifîn Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
“Haberiniz olsun ki, iyiler nimet içindedir.“ (83/22)
“Ebrar” beratını gerçekleştirenler topluluğuydu. Birinci berat’ını gerçekleştiren günahtan ve isyandan kurtulup iyi bir insan olam nimeti içindedir. İkinci beratını gerçekleştiren kendisinde var zannettiği benliğinden kurtulur ve kendini bulan insan olan nimeti içindedir.
Meallerde “Ebrar” taifesini nimet cennetleri içinde olduğu anlamıda verilmiştir.
Peygamber (s.a.v.) Efendimiz bu hâli şöyle haber vermektedir.
Hz. Enes (r.a)’dan, Resulullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Cennet bahçelerine uğradığınız zaman ondan yiyiniz” Biri, “Cennet bahçeleri nedir” deyince, Resulullah (s.a.v), “Zikir halkalarıdır” buyurdu.[53]
Zikir tek başına yapıldığı gibi halaka yani halka şeklinde yapılır ve buna cemaat denir. Bundan önceki âyette ele alındığı gibi cemaat 27 derecedir. Buna engel olmaya kimsenin hakkı yoktur ama zorla engel olunuyorsa ayrı konudur.
Evet, cemaat için 27 derece denmiş ama cemaat veya kendine tarikat (ebrar) adını veren oluşumlarda bunun ma’nâsı, ruhu, nûru yok ve kendilerine sorsan bunun için 27 derece sevap diyeceklerdir. Kendilerine ne zikir yapıyorsun? Neredesin? Diye sorulduğu zaman; Elhamdülillah 50.000, 100.000 lafza-i celâl çekiyorum. Nerede olduğumu şeyhim bilir, diye cevap verir. İyi de kardeşim ölçü bu mudur? Şeyhin biliyorsa kendine bilir. Şeyhinin bildiğinin sana ne faydası vardır.
Bir kez Allah dese aşk ile lisan. Dökülür cümle günah misl-ü hazan.
Süleyman ÇELEBİ Mevlidi NEBEVİ de söylemiyor mu?
Babana gitsen 50.000 kere 100.000 kere Baba desen yeter artık demez mi? Bir kere babanı tanıyarak ma’nâsını bilerek Baba demek kafi değil midir? Onun buyur evladım dediği gibi cenâbı Hakk ma’nâsını bilipte 1 kere Alllah diyene buyur kulum (Lebbeyk) söyle ne istiyorsun vereyim demez mi?
- Der tabii…
Öncelikle (2+7=9) Museviyet-tarikat mertebesinin ifadesidir. Daha ilerisinde ise (27) İseviyet-Hakîkat mertebesinin ifadesidir. İşte bunların anlatılması, aktarılması irfan-tevhid sohbetiyle ma’nâsı Arif, Arifibillah kisvesi-elbisesine şeyh denilen kişiler tarafından yapılır. Böyle bir kişi kendine şeyh demez, etrafındakiler öyle adlandırır, o da pek seslenmez, hadi öyle olsun der.
عَلَى الْأَرَائِكِ يَنظُرُونَ {المطففين/23}
“Alel erâiki yenzurûn.“