İçeriğe atla
Mutaffifîn 3Cüz 30 · Sayfa 587

Mutaffifîn Sûresi 3. Âyet

المطففين

Sohbete sor

Ve-iżâ kâlûhum ev vezenûhum yuḣsirûn(e)

Fakat kendileri onlara bir şey ölçüp, yahut tartıp verdikleri zaman eksik ölçüp tartarlar.

Mutaffifîn Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

Kendileri başkalarına bir şey ölçtükleri veya tarttıkları zaman eksik ölçer ve tartarlar. “ (83/3)


Aslında bu sûre üzerinde ve âyetler üzerine gördüğüm bir müşahade sonucu araştırma yaparak çalışmaya karar vermiştim. Mahallemizde bulunan Cum’a pazarından (Cem Pazarı) sabah işten gelirken kandıra tarafından gelen (kandırma) köylü pazarı tarafından eşimin siparişi üzerine salata-kıvırcık almak için ilgili tezgaha gelmiş, ürünleri seçmiş ve ücretini ödemek üzere iken sağ tarafımda uzaktan tanıdığım, mahalli yöneticiyi gördüm. O da tezgahta bulunan rokalardan poşete dolduruyordu. Satıcıya 5 lira verip şuradan 2 lira al dedi. Poşete baktık, bu kaç lira diye de sormadı? Baktım orada en az bunun iki-üç misli fiyatında mal var. Satıcıda tamam Os… Abi diyerek makus talihine razı olduğunu bildirir bir hâldeydi.

İşte şehadet-zâhir âlemde oluşan bu müşahade ve tecelli ile görüldüğü gibi kişi makam ve mevkisini kullanarak kendine tam bir ölçme ve tartma, karşı tarafa ise eksik ölçme tartma fiili işi yapıldığı anlaşılacaktır.

Mahalesef günümüzde, tarîkât ve dergâh sahasında bilinen sebeplerden ötürü genelde ehil olmayan kişilere kaldığı için[19] bu sahada da farklı bir uygulama yoktur.

Bundan yaklaşık 10 yıl önce tanıştığımız bir kardeşimiz Kadir gecesi için Bursa’dan aramıştı. Eşininde ders almak istediğini söylüyordu… Bu kardeşimiz daha önce nakşi silsilesinden bir zâtın ismini kullanarak yalancı, müzevvir, şeyhlik yapan bir kişinin yanında bulunmuş ve hem maddi, hem de mânevi kayıpları olmuştu. Bu hâlden çıkması uzun seneler sürmüştü… Eşinin İz-Terzi Baba yoluna bu geçen 10 yıllık süreden sonra ancak inancının olduğunu-oluştuğunu söylüyordu. İşte bu tür hile ve desiselerin kişi üzerindeki yıkım ve tahribatını görmemek mümkün mü? Cenâb-ı Rabb’ül âlemin Bunu yapanların vay hâline demiyor mu?

Dün gördüğüm bir minibüste Korsanla mücadele yazıyordu… Yani Kor-ateş ve San-Sanı-Zan, Aslı ateş olan hayâl ve vehim zannı nefsin ve şeytanın oyunlarından uzak durmak lazımdır.


“İnsanlardan alırken ölçüp tarttıklarında tam yaparlar.” İnsanlarla mukayese ederken kendi nefislerinin kemâlatını çok görürler, onların haklarından daha ziyade kabul ederler, kendi ilmi ve ameli faziletlerini onların ilmi ve ameli faziletlerinden daha üstün kabul ederek böbürlenir, kibirlenirler. Kendi nefislerinin kemâlatıyla karşılaştırarak insanların kemâlatını ele aldıkları zaman ise, “ölçüp tartıyı eksik yaparlar,” onların kemâlatını küçümserler. Her iki halde de adaleti gözetmezler. Bunun nedeni nefislerini üstün görmeleri, insanlara karşı üstünlük taslamayı sevmeleridir. Nitekim bir âyette şöyle buyrulmuştur: “Yapmadıkları ile övülmek isterler…” (Ali İmran, 188)[20]


Buraya faydalı olur düşüncesi ile Ç.H.U bey kardeşim ile İz-Efendi Babam arasında bu yolun ölçü ve tartısında hile yapan, aslında kendine bile tam tartıp ölçemeyen biri hakkında yazışmaları alıyoruz. Aslında bu hikaye uzundur ama imkanımız bu kadardır…


Şe…. kı…. (8-Mart-2018) Bismillahirrahmanirrahıym.

Efendim... hayırlı geceler olsun. Bir bilgilendirme için gecenin bu vaktinde yazıyorum. Bu gece Kü… kardeşimiz internet watsaap üzerinden beni aradı ve şu bilgileri paylaştı.

Yine Kü……. yakın arkadaşı olan ve sizin derslerinize devam eden benim de yakından tanıdığım Bay…. diye bir kardeşimiz var, o da orada kırşehirde kü…. la birlikte yaşıyorlar. Bu pazar kavacıktaki sohbeti bu arkadaşımız DERGÂHTA ( Sa.... efendinin yerinde) olduğunu sanarak sırf sizi görmek ve dinlemek ümidiyle, mevzulardan da haberi olmaksızın buraya gitmiş.

Ancak kendisine kötü muamele yapılmış. Terzi baba ismi aşağılanarak, onun dönemi bitti, o bıraktı artık, yeni dönem bizim dönemimiz başladı, gibi  onu tanımıyoruz, onun pirliği bitti şeklinde v.b.. 

Bu arkadaş da çok müteessir olarak oradan ayrılmış memleketine dönmüş. Kü…… aktarmış. Ancak o da ne olduğunu anlayamadığı için bana sormak istememiş.... Akşam saatlerinde facebook sayfasında DUYURU yu görünce hem sevinçten hem de olayı haber vermek için kü…. Bu bilgiyi benle paylaştı. 

Biraz değil çok moralim de bozuk olarak size haber vermek istedim. Biraz da şunun için belki ilave tedbirle de gerekebilir diye düşündüm efendim.... Efendim hürmet ve muhabbetle ellerinizi öper nüket annemede selamlarımızı arz eyler tekrar hayırlı geceler dilerim....

Çokça yaşanan bu haller “mekr” hakkında birde küçük yazı yazdım onu da gönderiyorum. Uygun görürseniz kayda alırsınız.


Necdet Ardıç [email protected] (9-Mart-2018) Hayırlı geceler Şe…. oğlum maillere bakmaya ancak vakit bulabildim bu arada seninkini de gördüm şimdi cevaplamaya çalışıyorum. 

Gerçektende epey zamandır ortada nahoş bir hadise vardı, bu yüzden geçen seneden beri kasımpaşaya sohbete gitmiyordum. 

Son zamanlarda da bahsi geçen, “Satih ince-Fa....” isminde ki kişi iyice sınırlarını aşmaya başladı bu yüzden bende kendisinden K…1… kanalı ile, kendi kanallarında benimle ilgili ne kadar, döküman yazı görüntü ne varsa, hepsinin kaldırılmasını ayrıca orada bana ait yazı kitap ne varsa hepsinin kaldırılmasını ve verdiğim icazatında tarafıma gönderilmesini istemiştim. 

Aradan epey zaman geçtiği halde açık bir cevap alamamıştım, sadece bir kaç dökümanın kaldırıldığı telefonla bildirilmişti. 

Bunun üzerine tekrar aynı yazıyı gönderip istenilen hususların hemen yerine getirilmesini istemiştim.  

Gene bunun üzerine aşağıdaki yazı gönderilmiş idi. Orada koşulan şart şöyle idi okuyunca göreceksin (İcazeti veririm ancak karşılığında kıyafetleri isterim) oldu.

Bende buna karşılık aşağıdaki yazıyı gönderdim ve bu vesile ile de siteye o yazıyı koyduk. 

Bundan sonrasını kendi bilir.  Kü……ta ve bay….ma söyle üzülecek bir şey yoktur. Kim ne yaparsa kendine yapar. Verirken “Pir” dedikleri kimseye verdiğini geri alırken "kir"  derler canları sağ olsun. 

Sende üzülme kim neye lâyık ise onu görür.  Bunlar hep ibret levhalarıdır.  Gördüğün gibi saha ne kadar tehlikeli bir sahaya dönüşmüş. 

Hakk'tan hayırlısı herkese selâmlar hoşça kal Efendi Baban.  

Not= Aşağıdaki yazıyı Kü….. oğlumuza da gönderirsin Ba….la okurlar. Ve ne olduğunu onlarda görmüş olurlar ancak başkalarına göndermesinler ve konudan bahsetmesinler  kendilerinde kalsın.

NOT= Bahsedilen yazının yukarıda kaydı olduğundan tekrar olmaması için buraya aktarmadım.

NOT= “mekr” yazını da aşağıya ilâve ediyorum. Güzel olmuş sağ olasın, eline gönlüne sağlık.


MEKR

BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHIYM

Tasavvuf ya da hakk yolu, türlü tuzaklarla kurulu kaygan bir zemini olan, sürekli kendinde olmayı gerektiren, bir yoldur.

Bu yolun tuzaklarından biriside “Mekr” dir. Diyanet ansiklopedisinde Mekr, aldatmak, hile yapmak suretiyle birinin amacına ulaşmasını engellemek anlamında mastar, hile aldatma manasında da isim olarak kullanılır.

Mekr, Allaha nispet edildiğinde ise kötüleri hilelerinden dolayı cezalandırmak, tuzak ve düzenlerini etkisiz hale getirmek olarak, Âli İmran ..”54” Ve Mekr (hilekarlık) yaptılar. Allahu Tealâ da mekrlerine (hilelerine) karşılık verdi. Ve Allah hile yapanların hayırlısıdır.

Mâlum kişinin “Satih ince”, son dönemdeki hal ve tavırları söz ve davranışları, fiilleri dikkatlice incelendiğimizde acizane fakirde Mekr hakkında bir kanaat gönlümde oluştu. Bunu yazmak ise mekr mevzuunun aynı zamanda biz sâlikler için bir eğitim, dikkat ve uyarılar taşıdığını bilmemiz gerekmektedir.

O şahsın kendisine bildirilen “zahir ve bâtın emanetlerimizi geri aldık, icâzeti iade edin” buyruğu karşısında bunu iade etmiyeceğini bildirmesi, diğer emanetler gelirse iade edeceğini söylemesi, kendisinin 54.. olduğunu iddia etmesi Kuranda Mekr ile tarif edilmektedir.

Ancak en dikkat çeken husus ise kendisinin 54 olduğunu iddia eder iken Mekrini (hilesini) de farkında olmadan ikrar etmiş oluyor.[21]

Şöyle ki 54 –ellidört, olduğu iddiasını ortaya atan şahıs ya da şahıslara bu ayeti celilede güzel bir cevap vardır.

Mekr-i İlahi Allahu Teâlânın hile yapanların mekrini kendilerine çevirmesidir. Kurdukları tuzakları bozması, mekrlerine karşılık onları cezalandırmasıdır.

Cenabı Hakk mekre (hileye) muhtaç değildir.

Burada asıl üzerinde çok düşünülmesi gereken husus mekr bilgisinin ve tatbikatının 54 ayet ile bildirilmesidir. Acaba niçin Cenabı hakk İlahi mekrini bu ayet ile açıklıyor? Burada düşünenler için çok açık bir hikmet olduğu açıktır.

Sayılar, Zât-ı İlâhinin abd’ına kendini bildirip tanıttığı sembollerdir. Hal böyle olunca o şahsın bu mekri, mekri ilahi ile (3/ 54 ayeti) ortaya çıkacak ve boyunlarına dolanacaktır.

Cenâbı Hakk, nefsi emmarelerin hareketiyle meydana çıkan bu tür fiilleri ve onların ilahi mekr ile boşa çıkarılışını biz kullarına bunlardan ibret almamız için açıklıyor. Bu hallerin iyi görülmesini, yani hayırlı olan mekrin iyi anlaşılmasını istiyor. Böylece biz kularını bu hallerden uzaklaştırıp tövbeye zorlamaktadır.

Kuran-ı Keriyme iyice göz atarsak Mekr hadiselerinin örnekleri de çoktur. Bedr savaşında müslümanların sayısı müşriklere az gösterilip bedire geldiklerinde sayıca çok fazla gözükmelerine rağmen büyük bir bozgun yediler. Hakkın buradaki hayırlı mekri onların mekrini açığa çıkarmıştı.

Hz. Rasulullahın Mekke de öldürülme planları yapılmış, her kabilenin savaşçı gençleri seçilmişti. Böylece efendimizin kim öldürdüye gitmesi arzulanıyordu. Ancak cebrâil as. Bunu kendisine haber veriyor, o da yatağına Hz. Ali efendimizi yatırarak aralarından geçip gidiyordu. Sonra İz takibi yapan kişinin atının ayakları kuma batıyor, gittikleri mağarada örümcek ağı ve güvercin yuvası görüyorlardı. Böylece Hakkın onlara İlahi mekri olmuştu.

Yine en son sohbetlerde Terzi Babamın lisanından duyduğumuz Davûd as.ın bir öküz hakkında ilgili taraflara verdiği hüküm Hakkın mekri gibi olmaktadır. Bu misalleri çoğaltabilmemiz mümkündür.

Mekr, çok farklı yönlerden olabilmekte ancak kendi kanaatimce en tehlikeli mekr ilim ehline, ehli tarîke olmaktadır. Zamanla edinilen ilimler nefsi emmare tarafından kullanılmakta, hele hele klasik tarikat anlayışındaki yerlerde çevrenin tuttuğu alkış nefsi emmareyi türlü mekrin içine çekebilmektedir.

İsmini anarken zorlandığım “Satih ince-F N” arkadaşımızın da hali budur. Allah c.c lühu böyle mekr yapıp sonra ilahi mekre uğrayanlardan önce nefsimi ve bizleri esirgesin korusun. Amin Son olarak yine Kurân-ı Kerimden bir ayet ile mevzuu sonlandırmak istiyorum. Neml suresinde yine bir ayeti celilede şöyle buyurulmaktadır.

27/70.. Ve onlara karşı mahzun olma ve onların hilelerinden (mekr) dolayı bir sıkıntıya düşme...

Sonuç olarak ilgili şahıs ben 54 üm demek suretiyle ve de bunda uyarılara rağmen ısrarcı olması hakîkati ve hakkı (Terzi Baba) ortadan kaldırma cihetinden gizli hileye başvurulmuştur. Bundan sonrası ise “Vallahü hayrul mêkiriyn” dir.[22]


أَلَا يَظُنُّ أُولَئِكَ أَنَّهُم مَّبْعُوثُونَ {المطففين/4}

“Elâ yezunnu ulâike ennehum meb'ûsûn.“

Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(1)