İçeriğe atla
A'lâ 8Cüz 30 · Sayfa 591

A'lâ Sûresi 8. Âyet

الأعلى

Sohbete sor

Ve nuyessiruke lilyusrâ

Biz seni en kolay olana kolayca ileteceğiz.

A'lâ ve Gâşiye Sûreleri

Terzibaba - Necdet Ardıç

“Ve nuyessiruke lilyusrâ” Seni en kolay yola muvaffak kılacağız. (87/8)


Tâ-hâ sûresinde Mûsâ a.s. ın duası;

“Rabbişrahli sadri ve yessirli emri. Vahlul ukdeten min lisani yefkahu kavli.”

“(Mûsâ (a.s.)): “Rabbim benim göğsümü şerhet (yar, aç).” dedi. Ve bana işimi kolaylaştır. “Ve dilimden düğümü (peltekliği) çöz.” (Taha, 20/25-28)


Firavun o dönemde dünyânın en güçlü kimselerinden biri idi işte bu nedenle Mûsâ (a.s.)’ın giriştiği iş çok zor olduğundan dolayı Mûsâ (a.s.) Cenâb-ı Hakk (c.c)’a niyazda bulunuyor.

Çünkü bir varlığın içerisinde nefis varsa orada sıkıntı var demektir. Nefs kişiyi sıkar, rahatsız eder bunun içinde her yola başvurur.

Ve ilk önce “Göğsümü genişlet” dedi. Oysa Cenâb-ı Hakk (c.c) Efendimiz (s.a.v)’e İnşirâh (94/1) Sûre-i Şerîfinde belirttiği üzere o istemeden “Biz senin göğsünü genişletmedik mi?” hitâbını yapmıştır. İşte bu husus iki makam arsındaki bâriz farkı göstermektedir.

Yaptığım zikirlerde, namazlarda, oruçlarda, her türlü ibâdette ve Hakk yolunda yaptığım her şeyde bana kolaylık göster. Ve bana verdiğin bu vazifede “nâsır ve kavi” isimlerinle yardımcı ol, sıfat ve esmâ bilgileriyle beni güçlendir.[34]

Mûseviyet mertebesinde “kolaylık” dua ile taleb edilmektedir.

İnşirah sûresinde ise Muhammediyet mertebesine zaten bu kolaylığın nasıl verildiği ve bu mertebeyi gönlünde bulunan kolaylığa muvafık olduğu bildirilmektedir. Kolay olan zaten kolay kılınmaktadır.


فَإِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا

(Fe inne maal usri yusra.)

(94/5) “O halde, muhakkak ki zorluk ve kolaylık beraberdir.”


Bu belirttiğimiz işler de sadece okumak ile yeterli olacak kadar kolay işlerde değildir, bunların tahakkuku için çok çalışmak gereklidir. Aslında zorluk, dışarıdan kolay görülmekle birlikte kişinin kendi nefs karanlığında yaşaması zordur. Bu halini Nûr aydınlığına çevirebilmesi biraz zor görünüyor ise de, aslında o zorluğun içindeki kolaylıktır.


İkinci yorum.

Muhakkak ki bir zorluk ile bir kolaylık vardır. Yâni bu işler oluyorken belki biraz zorlanıyorsun ama her işte, O zorluğun yanında mutlaka bir kolaylık vardır.

Aslında zorluk, hayata nefsinin isteği ve arzusu ile bakmaktan kaynaklanmaktadır. Başına gelen her hangi bir zorluk karşısında sabır kalkanı kullanılmadığı için o hadise kişiye çarpmakta ve ona zarar vermektedir. Ancak o kişi sabır kalkanını kullandığı zaman kendisine gelecek olan atılan zarar okları, kalkanına vurup yere düşeceğinden kendisine tesir edemeyeceğinden işi kolaylaşmış olacaktır.

“İnnellaha meassâbirin” (2/153) “Allah sabredenlerle birliktedir” âyetinin hakikatiyle Allah (c.c.) o kişinin yanında ise! nefse zorluk gibi görünen her hangi bir hadise, ruha huzur verir ve bu şekilde de bahse konu olan zorluk, kolaylığa dönüşmüş olur. Eğer zorluk kısmen daha sürüyor ise, gene sabır kalkanına ve biraz zamana ihtiyaç vardır demektir. Ki buda bir imtihan halidir. Çünkü bu âlem her türlü halde olan kimselerin kendi hâl ve yaşantılarından imtihanlarıdır.

Ayrıca işlerimizi Hakk ile beraber yaptığımız zaman, işlerimiz kolaylaşır. Nefsi benliğimiz ile yaptığımız zaman nefsimize buradan pay çıkarmak için çalıştığımızdan işlerimiz zorlaşır.


إِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا

(94/6) (İnne maal usri yusren.)

(94/6) “Muhakkak ki zorluk ve kolaylık beraberdir.”


Cenâb-ı Hakk (c.c) iki defa aynı Âyet-i Kerime ile şuna dikkât çekmek istiyor, “Ey kulum zorlandığın zaman dikkât et onun yanında muhakkak bir kolaylık gelmiştir, yeter ki sen sabret ve yoluna devam et!”


İkinci yorum.

Tekrar bakın aynı âyet bir sûre içerisinde tekrar ediyor Cenâb-ı Hakk neden dikkatimizi çekmek için. Hangi dikkate? Ey kulum zorlandığın zaman, umutsuz olma, hiç unutma ki, onun yanında bir kolaylık ihsan edilmiştir. Yeter ki sen sabret yoluna devam et. Bu âlem geçici bir imtihan evidir.[35]