İçeriğe atla
Ğâşiye 14Cüz 30 · Sayfa 592

Ğâşiye Sûresi 14. Âyet

الغاشية

Sohbete sor

Ve ekvâbun mevdû'a(tun)

(13-16) Orada yüksek tahtlar, konulmuş kadehler, sıra sıra yastıklar, serilmiş gösterişli yaygılar vardır.

A'lâ ve Gâşiye Sûreleri

Terzibaba - Necdet Ardıç

“Ve ekvâbun mevdû’a(tun)” Konulmuş kadehler, (88/14)


Hz. Cüneyd-i Bağdâdî (k.s.) kadeh hakkında şu beyti söylemiştir:

“Kadehin şeffaflığı ve şarâbın inceliği birbirine benzedi ve emir müşkil oldu.

Gûyâ sâde şarâbdır ve kadeh yoktur; ve sanki sâde kadehdir ve şarâb yoktur.

Mesnevi-i Şeriften kadeh hakkında söylenmiş beyitler;

3494. Ey Hû'dan, Hû nâmı ile kani' olmuş olan! Hû’nun kadehi olmaksızın ne vakit Hû'dan kurtulursun?

Merâtib-i vücûdun kâffesi hüviyyet-i ilâhiyyedendir; ve lisânen “Hû” lafzını söylemek de bu hüviyyet-i ilâhiyyedendir. Binâenaleyh bir kimse lisânen “Hû” lafzını zikr edip, fikren başka şeyler düşünse, hüviyyet-i ilâhiyyeden yalnız “Hû” isminin telaffuzuna kanâat etmiş olur ve “Ben, beni zikr edenin celîsiyim” hadîs-i kudsîsi mûcibince Hak, bu zâkirin ancak lisânının celîsi olur; fikrinin vesâir a’zâ ve cevârihinin celîsi olmaz. Çünkü o kimsenin ancak dili bu lafızda müstağrakdır; bunu zikr ederken, başka söz söyleyemez; fakat fikri vesâir a’zâ ve cevârihi “Hû”da müstağrak değildir. Ve mâdemki bu kimse fikren “Hû"da müstağrak değildir, nefsânî ve şeytânî havâtırdan mahfûz olmaz. Ve fikrin “Hû”da istiğrâkı ise aşk-i ilâhı şarâbından sarhoş olmağa mütevakkıftır. Sarhoşlann dimâğını içki nasıl uyuşturur ise, şarâb-ı “Hû” kadehi dahi sıfât-ı nefsâniyyeyi öylece uyuşturur ve hevâ-yı nefsânîden ancak bu şarâbı içenler kurtulur.[60]

2562. "Biz gerek kallâş ve gerek dîvâneyiz; o sâkînin ve o kadehin sarhoşuyuz."

“Kallâş”, bî-nâm u neng ve hiçbir şeyi olmayan müflis ve kâinâttan mücerred olan kimseye derler. Burada, kâinâttan tecerrüd etmiş olan kimse murâd olunur ki, hâl-i fenâda bulunan evliyâullâhtan kinâyedir. “Sâki’den murâd, Hak; ve “kadeh”ten murâd, şarâb-ı aşk-ı İlâhî kadehidir. Ya’ni, “Biz gerek kâinâttan ve gerek tavr-ı akıldan mücerred olalım, her halde şarâb-ı aşk-ı İlâhîden sarhoş olmuş kimseleriz!”[61]


Buraya faydalı olduğunu düşündüğüm Efendi Babamız, Fa… Bu… ve Fakir arasında geçen “Şarab” “Kadeh” (Sekr-Sahv) hakkında ki yazışmaları da ilâve ediyorum. (Murat Derûni.)


(1)(2)(3) şişe şarap‏

14.12.2013 (1)(2)(3) şişe şarap.

Akşam-ı şeriflerin hayr olsun Fa… oğlum. Mu…tın ki ile iki şişe üçe çıkmış. Birerde bonus almışlar zâhir bâtın (6) şişe olmuş buda her cihetten nereye baksan mahlûkatı serhoş görmek demektir. Serhoşlar arasında kalanın ise o muhitte yaşayabilmesi için zahirende olsa, serhoş gözükmesi gerekmektedir yoksa aralarında yaşayamazlar. Sana bu hususta küçük bir hatıramı anlatayım.

(1953) senelerinde idi İstanbuldan geldikten sonra o günkü evimize yaklaşık iki kilometre kadar uzakta olan "Çiftlik önü Camiine" Arapça okumak için her sabah (5/5,30) da kalkıp giderdim, o zaman oraları da bu günkü kadar kalabalık değildi, hele o saatlerde pek kimseler olmazdı, camiye yaklaştığım bir sırada yorgunluktan ve uykusuzluktan olsa gerek, giderken biraz sağ sol yapıp sendelemişim, o sırada da yolcu oldukları anlaşılan erkekli kadınlı bir kaç kişi, “şu serhoşa bak, sabah sabah içmiş,” diyerek kendi aralarında konuşarak yanımdan geçip gitmişlerdi.

Bende bu sözler üzerine, yakıştırdıkları vasfa sevinmiştim. Oyüzden, Bayezid-i Bistaminin dediği gibi. "Şeribtül hubbe kâ'sen ba'di kâ'sin.............." "Muhabbet şarabını kâ'se kâ'se içtim, ne şarap bitti ne ben kandım" demiştir. Onun için onlar bize yabancı değildir. Diğer taraftan, başka bir düşünürde, "bizi sarhoş eden angur/üzüm suyu değildir" demiştir. Biz gene lâtifeyi ve serhoşluğu bir tarafa bırakalım da, ilim hoşluğuna devam edelim İnşeallah.  Herkese selâmlar hoşça kal Efendi Baban. 


16 -12 -2013 (1)(2)(3) şişe şarap
Sabahı Şerifleriniz Hayrolsun Babacığım;

10.12.2013 tarihinde sizinle telefonda konuşurken, İstanbul'dan bir emriniz var mı diye sordum, sizde gelirken "bir şişe şarap" getirirsin, buyurdunuz, cevaben dedim ki:

Tekirdağ'ında daha kalitesi var (aslında sizi kasdediyordum) dedim, siz bir süre güldünüz, sonra hadi bakalım yalnız olmasın gelirken "iki şişe şarap" getirirsin dediniz. böylece telefon konuşmasını hitama erdirdiniz.

Telefonu kapadıktan sonra lâtife ettiğinizi düşündüm ama hemen kısa bir süre sonra bunun altında vardır bir hikmet, yoksa Efendi Babacığım böyle bir şey istemezdi dedim. Sayılar ve şarap konusunda az çok bilgim vardı ama şişe konusunda biraz takıldım, o sırada gönlüme Nesimi'nin nefesi geldi;

Ben melâmet hırkasını kendim giydim eynime

Ar u namus şişesini taşa çaldım kime ne Sofular haram demişler bu aşkın badesine (şarabına) Ben doldurur ben içerim günah benim kime ne Daha sonraki gün M… C… abi'ye danıştım, bu kelime-lerin anlamlarını bulabilmek için, cevaben bir yazı gönderdi ve altında şu not vardı aynen aktarıyorum;

"Bizi de dahil ettin... Efendi Babacığıma hürmet, muhabbet ve selâmlarımı iletmeni rica ediyorum. Birde bizde dahil olduğumuz için "Üç tane şarap  götürür-sün" Mu… abim de böyle söyledi dersin..." İnşellah sizin cevabınızla bu sözün hakikatını daha iyi idrak ederiz hürmetle sizin ve validemin ellerininden öpüyorum.

oğlunuz fa…

(Ya ) Selâm.


(1)(2)(3) ŞİŞE ŞARAP

Bir emir geldiyse sorma Ümmeti Mûsâ gibi olma Biri iki, ikiyi üç yapma Cevabı istersen gönüle gel Hızır bâtın, Mûsâ zâhirdir Gördüğüm iki şişe gibidir Ehli tevhide bunlar birdir Kır şişeleri de irfâna gel İlmi ledünne talib olduk Marecel bahreynde buluştuk Söz verdikte yoldaş olduk Sabreyle de fena'ya gel İsa bin Meryem Rûhullah İncil'in kendisi Kelîmetullah Ondadır makamı fenafillah Kalma burada baka'ya gel Öğrendiysen Musa'dan tenzihi Durma anla İsa'dan teşbihi Cem eyleyiver de bul tevhidi İlmi ledün sultanı Muhammed'e gel Sırrı feyzi Hüda'dır Hazmiya Kervan-ı aşka sakidir Nusreta Sende ermek istersen Necata Arifi billah Terzi Baba'ya gel


Fa… Bu… 31.12.2013

M… abiciğim hayırlı sabahlar;

Şarap ile ilgili mail aşağıdaki gibidir, daha önceden şiir deneyimim yoktu bu ilk oldu, hatamız varsa affola…

Selâmlar. Fa… kardeşiniz


Mu… CA… 01.01.2014

Fa…cığım Hayırlı Seneler, Gönderdiğin mail için teşekkür ederiz.

Fakir de şiir konusunda acemi, yazdığın şiir güzel olmuş... Sen yazmaya devam et, zaman içinde hece vezni mi? Arus ölçüsü mü? Yazacaksın karar verirsin. Hece vezni daha kolaydır. İnternette bu konu hakkında bilgiler var.

Bende şiiri biraz değişik yorumlamaya çalıştım...

4+4+3 hece vezniyle yazılmıştır.

Emirini verdiğinde koşmalı, Muhammedi ümmetinden olmalı, Altı yönden kapısına bakmalı, Fetihleri bildirmekte Kâbe gel.

Sohbetinde irfanıyla bayıldık, İlmi ledün anlatınca ayıldık, Hakikatin yollarında sayıldık, Kadehleri doldurmakta Saki gel, Zahirinde Muhammedi  ismiyle, (s.a.v) Batınında Hüviyeti "Hu"suyla, Velilerde tenzihle, teşbihle, Tevhidini birlemekte Kâmil gel, Kelimeler dudağından dağılır, Nefesinden rahmetleri yayılır, Hakikatin kokusundan ağlatır, Karanlığın noktasında Aşka gel, Muhammedi tevhid eder zâtında, (s.a.v) Resülünde Resülleri zuhurda, Cem'ül Cem'le  hidayeti bekada, Dolunayın parlaklığı Onda gel, İlimlerin kapısında Hazmidir, Deryaların kapısında Nusretdir, Mevlamızın kapısında Necdetdir, Marifetin Velâyeti Ali gel. (k.v.c)


Burada Niyazi babamıza ait bir şiir var. Onu da ilâve edelim, ruhu şad olsun. Koyu yazıların altlarındaki normal yazılar şiirin özetle izahlarıdır.


Zühdünü ko aşka düş ehl-i canân etsin seni,
Pîr-i aşka kulluk et cânâne cân etsun seni.

Zühdünü koy aşka düş canân ehli etsin seni,
Aşkın üstâdına kulluk et, cânâne cân etsin seni.

Bir zaman bülbül gibi efgânın ağdır göklere,
Şol kadar kıl nâleyi kim gülistân etsin seni.

Bir zaman bülbül gibi efgânını yükselt göklere,
Şu kadar inilti kıl ki gülistân etsin seni.

Âr u nâmusun bırak şöhret abâsından soyun,
Giy Melâmet hırkasın kim ol nihân etsin seni.

Âr ve nâmusun bırak şöhret cübbesinden soyun,
Melâmet hırkasın giy ki ol gizli etsin seni.

Yüzünü yerler gibi ayaklar altında ko kim,
Hak teâlâ başlar üzre âsumân etsin seni.

Yüzünü yerler gibi ayaklar altında koy ki,
Hak teâlâ başlar üzerinde gökyüzü etsin seni.

Verme râhat nefsine dâim gazâ-yi ekber et,
Kâbe-i dil feth olup dârül-emân etsin seni.

Verme râhat nefsine dâim en büyük savaşı et,
Gönül Kâbe’si feth olup emin yurt etsin seni.

Gel Niyâzi’nin elinden bir kadeh nûş eyle kim,
Mahvedip nâm-ı nişânın bî-nişân etsin seni.

Gel Niyâzi’nin elinden bir kadeh iç ki,
Mahvedip nâm ve nişânın nişansız etsin seni.

Selâmlar, Hoşça kal (Murat Derûni.)