İçeriğe atla
Ğâşiye 18Cüz 30 · Sayfa 592

Ğâşiye Sûresi 18. Âyet

الغاشية

Sohbete sor

Ve-ilâ-ssemâ-i keyfe rufi'at

Göğe bakmıyorlar mı, nasıl yükseltilmiştir!

A'lâ ve Gâşiye Sûreleri

Terzibaba - Necdet Ardıç

“Ve-ilâ-ssemâ-i keyfe rufi’at” Göğe bakmıyorlar mı, nasıl yükseltilmiş?(88/18)


Fusûs’ül Hikem Mukaddime bölümünde semâvatın halkıyeti;

Allah Teâlâ bir beyaz inci[63] yarattı (halk etti); celâl heybeti ile nazar etti; hayâdan eridi. Onun yarısı su ve yarısı ateş oldu. Ondan bir duman hâsıl oldu. Semâvatı dumandan ve arzı onun köpüğünden halk eyledi. İmdi onun arşı su üzerinde vaki’ oldu.[64] “Errahmânu ‘alâ-l’arşi-stevâ” Rahmân arşı istiva etti[65]

İstiva sözlükte; Sözlükte “doğru ve düzgün olmak” anlamındaki svy ( سِوًى) kökünden türeyen istivâ “mutedil, düzgün ve eşit olmak; karar kılmak, oturup yerleşmek; yönelmek, yukarı çıkmak; hâkim olmak, tahta oturmak” gibi mânalara gelir.[66]

Nefes-i Râhmaninin tenfisi ile gök yükseltilmiştir.

Nasıl ki âlemin hilkati böyle ise beden arzı ve göğünün durumuda böyledir.

Uluhiyet mertebesinden vahidiyet mertebesine tenezüül edince yaygın bir saha oluştu. Bu sahada nefesi Rahman-i tenfis edilince gök yükselmiş oldu.

Hazret-Âdemin hilkatinde düzenledi “ve nefahtü fihi min ruhi” Ona ruhumundan üfürünce[67] Hazreti Âdemin gönül göğü yükselmiştir. İşte bu yüceliğinden meleklere hemen secde edin emri gelmiştir.

Aynı şekilde bir salik bir irfan ehlinin eğitim ve tedrisatına girince gönlüne sohbetlerle üflenen “ve nefahtü” ve yaptığı zikirler ile arz ile bitişik olan gönül göğü yükselmeye başlar.