Velâ tehâddûne ‘alâ ta'âmi-lmiskîn(i)
Yoksulu yedirmek konusunda birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.
Birbirinizi yoksulu yedirmeye teşvik etmiyorsunuz.
Bu ayet, Fecr Suresi'nin genel teması olan ahlaki yozlaşma ve ahiret sorumluluğu bağlamında, toplumun yoksullara karşı duyarsızlığını eleştirmektedir. Özellikle 'tahâddûn' fiili, karşılıklı teşvik ve yardımlaşma eksikliğini vurgularken, 'ta'âm' ve 'miskîn' kelimeleri bu duyarsızlığın somut bir göstergesi olarak öne çıkmaktadır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'hadd' kökünü 'bir şeyi bir şeye yöneltmek, teşvik etmek' olarak açıklar. 'Tahâddûn' ise tefâ'ul babından gelerek karşılıklı teşviki, birbirini bir şeye yöneltmeyi ifade eder. Ayetteki olumsuz kullanımıyla, yoksulu doyurma konusunda birbirlerini teşvik etmedikleri, bu hayra yönelmedikleri anlamını taşır.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'tahâddûn' kelimesini 'teşvik etmek, kışkırtmak' anlamında kullanır. Ayetteki bağlamda, yoksulu doyurma gibi hayırlı bir iş için birbirlerini harekete geçirmedikleri, bu konuda bir gayret göstermedikleri mecazını taşır.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, Kur'an'daki ahlaki kavramları incelerken, 'teşvik' ve 'yardımlaşma' gibi kavramların toplumsal yapıyı güçlendiren unsurlar olduğunu belirtir. 'Tahâddûn'un olumsuz kullanımı, Kur'an'ın eleştirdiği bencillik ve toplumsal sorumluluktan kaçınma durumunu yansıtır; yani yoksulu doyurma gibi temel bir ahlaki görevde bile karşılıklı bir teşvik ve dayanışma ruhunun eksikliğini vurgular.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'ta'âm' kelimesini genel olarak 'yenilen şey' olarak açıklar. Ayetteki 'ta'âmi'l-miskîn' ifadesi, yoksulun temel ihtiyacı olan yiyeceği, yani onun karnını doyurmayı ifade eder. Bu, sadece bir öğün değil, genel olarak yoksulun gıda ihtiyacını karşılamayı kapsar.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'ta'âm' kelimesinin hem 'yemek yeme eylemi' hem de 'yenilen şey' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki kullanımıyla, yoksula verilecek somut yiyeceği, onun açlığını giderecek gıdayı kasteder. Bu, toplumsal sorumluluğun maddi bir tezahürüdür.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'ta'âm' kelimesinin Kur'an'da farklı bağlamlarda kullanıldığını ancak temel anlamının 'gıdalanma' ve 'gıdayı' ifade ettiğini belirtir. 'Ta'âmi'l-miskîn' ifadesi, yoksulun hayatta kalması için elzem olan beslenme ihtiyacını karşılamanın önemine işaret eder ve bu konuda gösterilmeyen duyarsızlığı eleştirir.
Ebû Bekir es-Sicistânî (Nüzhetü'l-Kulûb): Sicistânî, 'miskîn' kelimesini 'hareketsiz kalmış, bir yere çökmüş, ihtiyaçtan dolayı bir şey yapamaz hale gelmiş kişi' olarak tanımlar. Bu tanım, yoksulun sadece maddi yoksunluğunu değil, aynı zamanda bu yoksunluğun getirdiği çaresizliği ve acizliği de vurgular. Ayetteki kullanımıyla, toplumun yardımına muhtaç, kendi geçimini sağlayamayacak durumda olan kişiyi ifade eder.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'miskîn' kelimesinin 'sükûnet' kökünden geldiğini ve 'ihtiyaçtan dolayı hareket edemeyen, bir yere bağlı kalmış' anlamını taşıdığını belirtir. Fakirden daha şiddetli bir yoksulluk durumunu ifade eder. Ayetteki bağlamda, toplumun en zayıf ve en muhtaç kesimini temsil eder ve onlara karşı gösterilen ilgisizliği eleştirir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, Kur'an'da 'miskîn' kavramının, toplumun en temel ahlaki sorumluluklarından biri olan 'yardım etme' eyleminin odak noktası olduğunu belirtir. 'Miskîn'e yardım etmemek, Kur'an'ın şiddetle kınadığı bir ahlaki kusurdur. Ayetteki 'miskîn' kelimesi, bu ahlaki sorumluluğun ihmal edildiğini ve bu ihmalin toplumsal bir sorun haline geldiğini gösterir.
Fecr Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
وَتَأْكُلُونَ التُّرَاثَ أَكلاً لَمًّا
(Ve te’kulûnet turâse eklen lemmâ. )