İçeriğe atla
Fecr 4Cüz 30 · Sayfa 593

Fecr Sûresi 4. Âyet

الفجر

Sohbete sor

Velleyli iżâ yesr(i)

Geçip giden geceye andolsun (ki, müşrikler azaba uğrayacaklardır).

Fecr Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

Âdem (a.s.)’dan itibâren başlayan İbrâhim (a.s.)’ın ayak izi ile devâm eden Efendimiz (s.a.v)’de mi’raca ulaşan bir seyirden bahsedilmektedir.

Cenâb-ı Hakk (c.c)’ın yemin etmesi bu konu üzerinde çok ciddi bir şekilde durulması gerektiğinin göstergesidir.

Gece yürüyüşü Kûr’ân-ı Kerîm’de Beni İsrâîl hakkında daha belirgin olarak anlatılmaktadır.

Yâkub (a.s.)’ın lâkabı “isr” dir. Kardeşiyle olan bir ihtilâf nedeniyle yakın bir kasabada olan akrabaların yanına ulaşmak isteyen Yâkub (a.s.) gündüzleri gizli yerlerde hem dinlenip hem gizlenerek sâdece geceleri yürüdüğünden kendisine bu lâkap verilmiştir.

“Yâkub” ise kelime anlamı olarak kendi lîsanlarında (Abdullah ve saffetullah) “Allah’ın saf ve temiz kulu” demektir. Bu durumda, “Gece yürüyen Allah’ın saf ve temiz kullarının çocukları” sonucu ortaya çıkmaktadır.

Ümmeti Muhammed’e bu ifâdeyi çevirdiğimizde gece nafile ibâdetlerini yaparak seyri sülûk yolunda ilerleyen dervişlerden bahsedilmektedir. İşte bu hüküm seyri sülûk yolunda Mûsevîyyet mertebesinde en belirgin hâle gelmektedir. Daha sonra bu yürüyüş Îsâ (a.s.) ile göğe yükseliş. Daha sonrada, Muhammed (s.a.v.) ile de, (sübhanellezi esrâ biabdihi leylen…17/1) şef’iyyetten vitr’iyyet’e kemâlini bulmaktadır.

Ve gecenin kemâlatında sabah olmaktadır ki fenâfillahtan bakâbillaha ulaşmaktır. Bu durum ise sâdece ümmeti Muhammed’e hastır diğer mertebelerin böyle bir fecr’i yoktur.


هَلْ فِي ذَلِكَ قَسَمٌ لِذِي حِجْرٍ

(Hel fî zâlike kasemun lizî hicrin. )