İçeriğe atla
Tevbe 101Cüz 11 · Sayfa 203

Tevbe Sûresi 101. Âyet

التوبة

Sohbete sor

Vemimmen havlekum mine-l-a'râbi munâfikûn(e)(s) vemin ehli-lmedîne(ti)(s) meradû ‘alâ-nnifâki lâ ta'lemuhum(s) nahnu na'lemuhum(c) senu'ażżibuhum merrateyni śümme yuraddûne ilâ ‘ażâbin ‘azîm(in)

Çevrenizdeki bedevilerden birtakım münafıklar vardır. Medine halkından da münafıklıkta direnenler var ki sen onları bilmezsin. Biz onları biliriz. Onlara iki defa azap edeceğiz. Sonra da büyük bir azaba itileceklerdir.

Tevbe Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

Vemimmen havlekum mine-l-a’râbi munâfikûn(e) vemin ehli-lmedîne(ti) meradû alâ-nnifâki lâ ta’lemuhum nahnu na’lemuhum senu’azzibuhum merrateyni sümme yuraddûne ilâ azâbin azîm(in) Çevrenizdeki bedevîlerden birtakım münafıklar vardır. Medine halkından da münafıklıkta direnenler var ki sen onları bilmezsin. Biz onları biliriz. Onlara iki defa azap edeceğiz. Sonra da büyük bir azaba itileceklerdir. (9/101)


97. âyette a’rabi hakkında bilgi verilmişti. Burada görüldüğü gibi “Ayın” ile yazılmaktadır. Ama medeni olan Arab soru Elif’i ile A!Rab ile “Rab” rububiyet mertebesinden haberi olandır. Nahnu; “Na” biz ifadesi ile Zât mertebesi ile Cenâb-ı Hakk onları biliriz, sen onları bilmezsin diyerek risalet mertebesinin haberi olmadığı ifade edilmektedir. İşte bu farkındalıklarından iki kere başka bir ifade ile zâhir, bâtın azap edeceğizdir.