İçeriğe atla
Tevbe 24Cüz 10 · Sayfa 190

Tevbe Sûresi 24. Âyet

التوبة

Sohbete sor

Kul in kâne âbâukum veebnâukum ve-iḣvânukum veezvâcukum ve'aşîratukum veemvâlun-ikteraftumûhâ veticâratun taḣşevne kesâdehâ vemesâkinu terdavnehâ ehabbe ileykum mina(A)llâhi verasûlihi vecihâdin fî sebîlihi feterabbesû hattâ ye/tiya(A)llâhu bi-emrih(i)(k) va(A)llâhu lâ yehdî-lkavme-lfâsikîn(e)

De ki: "Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, aşiretiniz, kazandığınız mallar, kesada uğramasından korktuğunuz bir ticaret ve beğendiğiniz meskenler size Allah'tan, peygamberinden ve O'nun yolunda cihattan daha sevgili ise, artık Allah'ın emri gelinceye kadar bekleyin! Allah, fasık topluluğu doğru yola erdirmez."

Tevbe Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

Kul in kâne âbâukum veebnâukum ve-ihvânukum veezvâcukum ve’aşîratukum veemvâlun-ikteraftumûhâ veticâratun tahşevne kesâdehâ vemesâkinu terdavnehâ ehabbe ileykum mina(A)llâhi verasûlihi vecihâdin fî sebîlihi feterabbesû hattâ ye/tiya(A)llâhu bi-emrih(i) va(A)llâhu lâ yehdî-lkavme-lfâsikîn(e) De ki: “Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, aşiretiniz, kazandığınız mallar, kesada uğramasından korktuğunuz bir ticaret ve beğendiğiniz meskenler size Allah’tan, peygamberinden ve O’nun yolunda cihattan daha sevgili ise, artık Allah’ın emri gelinceye kadar bekleyin! Allah, fasık topluluğu doğru yola erdirmez.” (9/24)


Ehl-i beytin yaşantısından anlatılan bir hadise ile bu âyeti anlamaya çalışalım.

Efendimiz (s.a.v) bir gün Hz. Ali (k.v.c.) bir soru sormuş.

- Allah’ı seviyor musun? Ya Ali…

- Evet, seviyorum Ya Resüllullah...

- Beni seviyor musun? Ya Ali…

- Evet, seviyorum Ya Resüllullah...

- Kızım Fatım’ayı seviyor musun? Ya Ali…

- Evet, seviyorum Ya Resüllullah...

- Çocukların Hüseyin ve Hasan’ı seviyor musun? Ya Ali…

- Evet, seviyorum Ya resüllullah...

Bu cevaplar karşısında efendimiz (s.a.v) bu kadar sevgiyi nasıl gönlüne sığdırıyorsun Ya Ali demiş.

Hz. Ali (k.v.c) Ya Resülullah bu akşam düşüneyim, öyle cevap vereyim demiş.

Hz. Ali (k.v.c) akşam olup hane-i saadetlerine ginince oturup efendimiz (s.a.v.) in sorduğu soruyu düşünmeye başlamış. Hz. Fatıma validemiz kendisinin bu halini görünce bakmış değişim bir hal var.

Ya Ali seni böyle düşündüren hal nedir?

Ya Fatıma babamız Resülullah bana yukarıda nakledildiği gibi bir soru sordu ve bu kadar sevgiyi nasıl gönlüne sığdırıyorsun dedi.

Ya Ali bundan kolay ne var demiş ve cevaplarını vermiş.

Ertesi gün olmuş, Hz. Ali (k.v.c.) efendimiz (s.a.v.) in huzuruna çıkınca;

-Dünkü sorumun cevabını düşündün mü? Ya Ali…

-Evet efendim. Allah’ı c.c. imanım ile Resülllah’ı muhabbetimle, eşim Fatıma’yı nefsimle, çocumlarımı şefkatimle seviyorum deyince…

Efendimiz gülmüş, bundan peygamber kokusu geliyor diyerek. Cevabın Hz. Fatıma dan geldiğini anlamış…

Hz. Mevlânâ vücut birdir ama mertebelere riayet şarttır demiştir. Her bir sevgi yerli yerince ve maddi ihtiyaçlar ise amaç değil araç olması gerekir.