Velev erâdû-lḣurûce lee'addû lehu ‘uddeten velâkin keriha(A)llâhu-nbi'âśehum feśebbetahum vekîle-k'udû me'a-lkâ'idîn(e)
Onlar eğer savaşa çıkmak isteselerdi, elbette bunun için bir hazırlık yaparlardı. Fakat Allah onların harekete geçmelerini istemedi de onları geri bıraktı ve onlara, "Oturun, oturan acizlerle beraber" denildi.
Tevbe Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
Velev erâdû-lhurûce lee’addû lehu uddeten velâkin keriha(A)llâhu-nbi’âsehum fesebbetahum vekîle-k’udû me’a-lkâ’idîn(e) Onlar eğer savaşa çıkmak isteselerdi, elbette bunun için bir hazırlık yaparlardı. Fakat Allah onların harekete geçmelerini istemedi de onları geri bıraktı ve onlara, “Oturun, oturan âcizlerle beraber” denildi. (9/46)
Âyette aslında böyle bir nefis savaşına çıkma isteklerinin kalplerinde gönüllerinde olmadığı bir hazırlık yapmadıklarından anlaşıldığı ifade edilmektedir. Nefislerini eğlendirmekten başka bir şey yapmadıkları için, Allah uluhiyet mertebesi onların harekete geçmesini istemedi ve kervanın gerisinde kaldılar. Daha önce geçen âyet yorumlarında tarikatın yol ve dervişin bu yolda yol alan gece yürüyenin çocukları olduğu ifade edilmişti. Tarikat oturalacak yer değil, sürekli hareket halinde yol alınacak yerdir. Eğer orada yol alınmıyorsa bunun acizlik ile yol almak. Ve böyle bir irfani eğitim içinde hazırlık yapmayanın da bundan sonra bulunacağı yer ve hâlinin bu olması Cenâbı Hakkın isteği olmakla beraber hazırlık yapmayanda kendi hükmünü kendi vermiş olur.