İçeriğe atla
Zilzâl 2Cüz 30 · Sayfa 599

Zilzâl Sûresi 2. Âyet

الزلزلة

Sohbete sor

Ve aḣraceti-l-ardu eśkâlehâ

(1-3) Yeryüzü kendine has bir sarsıntıya uğratıldığı, içindekileri dışarıya çıkarıp attığı ve insan, "Ona ne oluyor?" dediği zaman,

Namaz Sûreleri (Cilt 1)

Terzibaba - Necdet Ardıç

Ve ahrecetil ardu eskâlehâ. (2) Yeryüzü beden arzı, içerisindeki ağırlıklarını çıkarttığı zaman, bu ağırlıklardan evvelâ birinci bölümü içimizde bulunan nefsani ağırlıkların, bu sarsıntılarla izâle edilmesi, dışarıya atılması, ben bunları taşıyormuşum! ama bunların hiçte bir değeri yokmuş diye şuurlanması. Lüzumsuz sakil, sukul ağırlıkların sikletlerin içimizden atılması. İşte bunun bir ifâdeside hani İnşirah sûresinde okuduğumuz gibi, “senin sırtından ağırlıklarını, benlik ağırlıklarını almadık mı?” (94/2) Kaldırmadık mı demesi dışarıdan bizim nefsani ağırlıklarımızın alınmasıdır.

Bu da içeriden nefsani ağırlıklarımızın kaldırılması. Bu nefsani ağırlıklar atıldıktan sonra, onların altında kalmış olan gerçek hakîkatlerimizin yavaş yavaş dışarıya çıkmaya başlamasıdır. Yâni içimizdeki Rububiyyet, Râhmaniyyet, Ulûhiyyet hakîkatlerinin gönlümüzdeki sahada dışarıya çıkmasıdır. İşte bu zelzeleler olmasa, bu ihraçlar olmasa, onların dışarıya çıkması mümkün değildir. Eskiden olduğu gibi, o ağırlıkların altında durması, kendi sakin-gaflet içindeki hayatına devam etmesi, ama neticede bir yere ulaşamadan ahirete intikâl etmesi olmaktadır.


Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(3)