Abdal
Üst düzey velilerden bir grup. Ricâlül-gayb hiyerarşisinde önemli mertebe.
Tanım
Abdâl, "bedel" kelimesinin çoğulu olup "değiştirilenler" veya "birbirinin yerine geçenler" anlamına gelir. Tasavvufta ricâlü'l-gayb hiyerarşisinde kutub ve evtâddan sonra gelen yedi (bazı rivayetlerde kırk) velî zümresini ifade eder. Dünyanın yedi iklimine dağılırlar ve her iklimi bir abdâl koruduğu için "abdâl" denir; zira biri vefat ettiğinde yerine bir başkası geçirilir.
Etimoloji
"b-d-l" kökünden; değişmek, yer değiştirmek. "Abdâl" kelimesi hem "bedeller" (birbirinin yerine geçenler) hem "büdelâ"nın eş anlamlısı olarak kullanılır.
Hadis
"Benim ümmetimde kırk kişi İbrahim (a.s.)'ın kalbi üzeredir; Allah onlarla halka rızık verir, onlarla yağmur yağdırır, onlarla belayı def eder" (Ebû Nuaym, Hilye; Ahmed b. Hanbel, Müsned). Bu hadis abdâlın teolojik temelidir.
Özellikleri
İbn Arabi'ye göre abdâlın özellikleri:
- Sükût: Çok az konuşurlar.
- Uzlet: Halktan çekilmişlerdir.
- Cûʿ: Az yerler.
- Seher: Geceleri uyumazlar.
Bu dört haslet "esbâb-ı abdâliyye" diye anılır.
Hiyerarşi İçindeki Yeri
Ricâlü'l-gayb hiyerarşisi (İbn Arabi'ye göre):
- Kutub (1)
- İmâmeyn (2)
- Evtâd (4)
- Abdâl (7) — her biri bir iklimden sorumlu
- Nücebâ (40)
- Nukabâ (300)
İlgili Kavramlar
Kaynaklar
- İbn Arabi, el-Fütûhâtü'l-Mekkiyye
- Ebû Nuaym, Hilyetü'l-Evliyâ
- Şa'rânî, el-Envârü'l-Kudsiyye
Bu Kavram'in Gectigi Eserler

Ahmed Avni Konuk
14x“Yani bu Hakk evliyâsının etkili nefesleri, gayb âleminin baharındandır; ve onların mübarek nefeslerinden gönüllerde ve canlarda ledün ilimleri (Allah katından gelen gizli ilimler) çiçekleri ve ilâhî bilgiler yeşillikleri gelişir. "Abdal" sıfât-ı beşeriyyesini sıfât-ı ilâhiyyeye ve vücûd-ı abdânîsini vücûd-ı hakkānîye tebdîl eden evliyâya derler.”
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 2

Terzibaba - Necdet Ardıç
6x“..........(55) Gavs, abdal, nükeba, nüceba, büdela, ahyar, umd …….(56) Allahın yanındaki, kıymetin .....................................(59) Şeriatın hakikati ............”
08 Tuhfetul Ussaki

Ahmed Avni Konuk
6x“Ve "kutb"un nispeti "Allah” ism-i camii tarafınadır. Ve her bir isim, bu ism-i camiin altındadır; ve "kutbu'l-aktab"dan "abdâl"ın yardım istemesine sebep budur. Ve Hz. Mevlânâ “abdâl”dan olmasının delili budur ki; Nefehâtü'l-Üns'te zikredilmiştir ki, bir cemaat Hz.”
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3

Ahmed Avni Konuk
4x“" Her yerden mazlûmların feryâd ve figānlarını işitip, Hakk'ın murâdı ve izni ile onların imdadlarına koşan arslan adamlar, evliyâ-yı Hakk'ın "abdal" ta'bîr olunan bir sınıfıdır. Cihânın bozukluklarının direkleri olurlar; gizli marazları tedâvî ederler. Bunların kendileri hâlis muhabbettir ve adâlet hükümetidir ve rahmettir.”
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
3x“Ve hâlbuki biz, za'f ve acz makāmında Ebû Medyen'den daha tamâmız. Maahâzâ bu abdâl ona dediğini dedi; bu da o kabîldendir. Ma'lûm olsun ki, erbâb-ı velâyetin sınıfları vardır. Bunlardan bir sınıfı hall ve akd-ı umûra meʼmûr olup, dergâh-ı Hakk'ın serhengleridir.”
Kelime-i Lûtiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Melkiyye

Terzibaba - Necdet Ardıç
3x“[68] Mâdemki arslan değilsin, sakın ileriye ayak koyma; zîrâ o ecel kurttur ve senin canın koyun. Ve eğer sen "abdal"dan isen ve senin koyunun, arslan oldu ise, emîn olarak gel ki, senin ölümün baş aşağı oldu. Yukarılarda dahi îzâh olunduğu üzerine, alelumûm mevt iki nevi’dir.”
265 59 48 Ku Ker Yol Haşr Sûresi Murat Derûni

Ahmed Avni Konuk
3x“Diğeri ise iradî ve isteğe bağlı ölümdür ki, bu tür ölüm, insanların geneline özgü değildir. Dünya üzerinde bir buçuk milyar tahmin edilen insan bireylerinden pek azına nasip olan bir devlet ve Allah'ın inayetidir. Bu iradî ölümde insanın nefsine ait sıfatları, Hakk'a ait sıfatlara dönüşür; bu sebeple bu bahtiyar kişilere "abdâl" denir.”
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 6

Ahmet Avni Konuk
3x“Abdalların aklı Cebrâîl gibi, Sidre'nin gölgesine kadar mîl mîl gider. ✨ ✨ Sade Türkçe flash 4160. Abdalların aklı Cebrail gibi, Sidre'nin gölgesine kadar mil mil gider. "Abdal"dan kastedilen, bedenleri ruhanîliğe dönüşmüş insân-ı kâmillerdir.”
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 13

Ahmed Avni Konuk
3x“Bu sebeple bu gibi zatların kuvvetleri, artık bedenin gerektirdiği yemekten ve içmekten değildir; aksine Hakk'ın kudret sıfatındandır. "Abdal" sıfât-ı abdânîleri, sıfât-ı hakkānîye tebeddül etmiş olan evliyâullahtır. Nitekim ateşte kızan demirin sıfatı, ateşin sıfatına tebeddül eder; ve o tebeddül içinde demir, ateş hükmündedir.”
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“Şöyle ikrar verdim ol dem Kaygusuz abdal menem. Böylece Hacı Bektaş’tan aynı gün yola çıkıldı, akşam üzeri Ankara’ya vasıl olundu, Hacı Bayram Veli’yi ziyaret, türbe kapanmak üzere hemen kısa bir dua; türbe kapandı. Gece Ankarada kalış, Gençlik parkına gidiş, uçan arabalara biniş, müthiş değişik bir yaşantı, sanki sonsuzluğa düşüş ve çıkış.”
12 Terzi Baba 1

Nusret Tura
“...rını Hak yolunda ifna ettikleri için onların gönlünde Hakkın verdiği muhabbet bonservisi vardır. Bunlar “dile benden her dileğini verece-ğim” lütfuna mazhar olmuşlardır. Onlara dokunmağa gel-mez, bil’akis...”
84 Hikâyeler – Vecizeler – Atalar sözü

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Kaygusuz Abdal bu manaya işareten; Bu âdem dedikleri, el ayakla baş değil Âdem manaya derler, Suret ile kaş değil Ademin ve insanın bu mana yönü ile ilgili İz-Terzibaba Gökyüzü İnsanları Araştırması kitabının 1.Cildinde Ademin Hilkatinin dört aşamasının ayrıntılı açıklaması bulunmaktadır, oraya bakılması faydalı olacaktır. Ayrıca bir başka açıdan “ Halaka-l-insâni min tîn ” ayetinde ki insanın Halkiyetine çamur ile...”
256 32 Ku Ke Yol Secde Suresi Muharrem Avan

Nusret Tura
“Bal şerbeti orada toplanmıştır. Esrâr-ı ilâhiyedir, temsilli, teşbihli, şifreli ve hikâyeli sözlerdir. Çünkü, köre kör, abdala abdal, câhile câhil hattâ âlime de âlim denmez, o da yüzüne karşı meth edilirse firavunlaşabilir. Öyle bir konuşmalı ki, kararı dinleyen versin.”
77 Aşk VE Muhabbet Yolu

Ahmed Avni Konuk
“Yani elçiye meydana gelen cezbe (ilahi çekim) ve titremenin ne olduğunu anlatmak ve bu sebeple ona makam ne demektir ve hâl ne demektir, bunları bilmek için, ne güzel dost olan Yüce Allah'ın "abdâl"a, yani nefsinin sıfatını değiştirmiş olan evliyaya olan ihsanlarını söyledi. Ya'ni elçiye vâki' olan cezbe ve lerzenin ne olduğunu anlatmak ve binâenaleyh ona makām ne demektir ve hâl ne demektir, bunları bilmek için, ne...”
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 1

Ahmet Avni Konuk
“Çünkü mümkün varlığın zâtî vücûba adım atma imkânı olmadığını Şeyh-i Ekber efendimiz Fusûsu'l-Hikem'de Ademî Fas'ında beyan buyururlar. "Abdal", "bedel"in cem'idir. "Abdâl-i Hak", "Hakk'ın bedelleri" demek olur. Zîrâ bu zevât-ı kirâmın vücûd-ı kesîf-i abdânîleri, vücûd-ı Hakkānîye ve sıfât-ı beşeriyyeleri sıfât-ı Hakkānîye mübeddel olup, تخلقوا باخلاق الله ya'nî "Al- lâh'ın ahlâkı ile ahlâklanınız!”
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Bunun başka bir ifadesi “Rahmanın kulları halk içerisinde yürür, o halk onun halini tanıyamaz ona takılırlar” işte bu biraz kendinden geçmişi kendi halinde olanı işte abdal, deli gibi onlar da karşılık olarak derler ki “size selam olsun” derler. 25/63 وَعِبَادُ الرَّحْمَنِ الَّذِينَ يَمْشُونَ عَلَى الْاَرْضِ هَوْنًا وَاِذَا خَاطَبَهُمُ الْجَاهِلُونَ قَالُوا سَلَامًا 25/63-) Ve ıbadur Rahmanilleziyne yemşune alel...”
234 22 27 Kur Ker Yol Hac Sûresi Murat Deruni

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Ayrıca Karagümrük Uşşâkî Zâviyesi, Yedikule’deki Hâlid Efendi, Aksaray’daki Mehmed Emin Efendi, Fatih Şehremini’deki Deniz Abdal, Kayserili Mustafa Efendi ve Fatih Nişanca’daki Havuzlu Uşşâkî tekkeleri İstanbul’da tarikata ait olan öteki tekkelerdir. Hüseyin Vassaf’ın ifadesine göre bir zamanlar yalnız İstanbul’da on dokuz tane Uşşâkî Dergâhı vardı. Erzurumlu Yeşilzâde Mehmed Sâlih’in 1919 yılında hazırladığı...”
1772747276481 DVT C001.MP3

Terzibaba - Necdet Ardıç
““Abdâl” sıfât-ı beşeriyyesini sıfât-ı ilâhiyyeye ve vücûd-ı abdânîsini vücûd-ı hakkânîye tebdil eden evliyâya derler. Ya’nî bu evliyâyı Hakk’ın müessir olan nefesleri, âlem-i gaybın bahârındandır; ve onların enfâs-ı mübârekelerinden gönüllerde ve canlarda ulûm-ı ledünniyye çiçekleri ve maârif-i ilâhiyye yeşillikleri neşv ü nemâ bulur.”
254 50 32 Kur Ker Yol Kaf Sûresi ve Mustafa Hilmi Sâfî Hz. Murat Deruni

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“Ebû Medyen Mağribî hazretlerinin ism-i şerifleri Şuayb'dır. Kendileri bu kitabın sahibi Şeyh-î Ekber (r.a.) efendimizin mürşid-i âlîleridir. Suâl: Ebû Medyen hazretlerinde, umûr-ı âlemde tasarruf eden abdalın makamı olunca, onun dahi tasarruf etmesi lâzım gelir.”
187 Fusûsu’l-Hi̇kem

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Dosta mihmanız cümle bir canız Elhi imanız elhamdüllaâh (Haşim) Ehli irfan: Hakk’ın bilgisine, gerçeğine erişmiş olanlar: Ehli irfan ol gel eyleme inkâr Gerçek âşık isen gel yaramı sar Yüküm lâ’l ü gevher şah damgası var Gördüm bir bazergân Yemen’den gelir (Abdal) Ehli kâl (söz ehli): Hakikatten habersiz olanlar, dışa önem verip şeriatın dış görünüşlerine uyanlar.”
174 11 Ku Ker Yol Mutaffifin Suresi

Terzibaba - Necdet Ardıç
“[87] Terzûzi; Ter-zûzi; Zuzi, halk ağızında Mankafa - anlayışı, kavrayışı kıt, aptal (kimse) [88] . Demekmiş. Aslında bu aptal kelimesi “abdal” bedel vermiş demektir. Kendi varlığını verip, bu bedel karşılığı Hakk’ın varlığı verilen kişilerdir.”
179 13 Terzi-Elif-Terazi-Teradî-İrfan Mektebi-Kırk Seyir

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“Bunun başka bir ifadesi “Rahmanın kulları halk içerisinde yürür, o halk onun halini tanıyamaz ona takılırlar” işte bu biraz kendinden geçmişi kendi halinde olanı işte abdal, deli gibi onlar da karşılık olarak derler ki “size selam olsun” derler. 25/63 وَعِبَادُ الرَّحْمَنِ الَّذِينَ يَمْشُونَ عَلَى الْاَرْضِ هَوْنًا وَاِذَا خَاطَبَهُمُ الْجَاهِلُونَ قَالُوا سَلَامًا 25/63-O çok merhametli Allah'ın (has) kulları...”
192 Fusûsu’l-Hi̇kem

Terzibaba - Necdet Ardıç
“...************ İslâmı kabul etmeyenler hakiki taassup sahibidirler. Çünkü eski hallerinde ısrar etmektedirler. Yenilik İslâm’dadır. Ehl-i kitap yeniliği kabul etmedikleri için dinlerinde taassupta kaldılar....”
41 (İnci tezgâh-ı)

Terzibaba - Necdet Ardıç
“...Bunlara (Abdal) da denebilir. Yani bütün varlığını Hakka “bedel” olarak vermiş ve kendilerine hiçbir şey kalmamış, böylece ortada kendileride kalmamış olduğundan har...”
54 90 Beled-Şems-leyl-Duhâ-İnşirâh
Bilgiler
- era
- klasik
- arabic
- أبدال
- domain
- tasavvuf
- related_to
- kutub,ricali-gayb,veli