el-Bâsıt
el-Bâsıt (Basıt) (Genişleten). Üç kaynak Bâsıt'ı hep Kâbız ile çift olarak ve "zıtların tek irâdede birliği" ekseninde okur. Mesnevî onu âlemi kuran karşılıklı isimlerden biri, neşenin kaynağı ve insân-ı kâmilde dengelenip zâhir olan bir hüküm olarak açar. Füsûs, her ismin ayrı bir hazzı olduğunu — Bâsıt'ın
el-Bâsıt — Rızkı Genişleten, Lütfunu Yayan
Mânâ. el-Bâsıt, Allah'ın esmâ-i hüsnâsından olup “rızkı genişleten, lutuf ve keremini esirgemeyen; ruhları bedenlerine yayan” demektir. Bu isim, Allah'ın varlıklara hayat, rızık, ilim, hidayet gibi maddi ve manevi imkânları cömertçe ve hikmetle yaydığını ifade eder. Genellikle zıddı olan ve "daraltan, sıkan, ölçüyle veren" anlamına gelen el-Kābız ismiyle birlikte zikredilir. Kelâm âlimleri, bu iki ismin tek başına değil, birbirini dengeleyecek şekilde beraber kullanılmasının önemine dikkat çekerler. Bu birliktelik, bolluk veya darlığın mutlak bir kanun olmadığını, ilâhî iradeye bağlı olarak değişebileceğini ve her iki durumun da Allah'ın takdirinde olduğunu gösterir.
Etimoloji. İsim, Arapça ب-س-ط (b-s-ṭ) kökünden gelen ve “yaymak, genişletmek, uzatmak” anlamındaki bast mastarına dayanır. el-Bâsıt, bu kökten türeyen fâil (etken sıfat-fiil) vezninde bir isimdir.
Kur'an-ı Kerîm'de el-Bâsıt. "el-Bâsıt" ismi, bu sıfat kalıbıyla Kur'an'da doğrudan Allah'a nispet edilmez. Ancak "bast" kavramı, fiil kalıplarıyla on beş âyette Allah’a izâfe edilir. Bu ayetlerin çoğunda Allah'ın “rızkı genişletmesi”, bir kısmında ise “insanların ilmî ve bedenî imkânlarını geliştirmesi” anlamında kullanılır. Rızıkla ilgili olduğu on bir âyette, genellikle karşıtı olan "kabz" (daraltma) veya "kadr" (ölçüyle verme) fiilleriyle birlikte geçer. Ayrıca Mâide sûresi 64. âyette geçen "bel yedâhu mebsûtatân" (O'nun iki eli de açıktır) ifadesi, Allah'ın cömertliğini ve lütfunun genişliğini vurgulayan bir deyimdir. Rûm sûresi 48. âyette ise bulutları dilediği gibi yayması (yebsutuhû) bu fiille anlatılır.
Anlamca yakın isimler. Kābız (karşıt anlamlısı olarak), Rezzâk, Râfi', Hâfıd.
İtikadî çerçeve ve kula yansıması. el-Bâsıt ismi, kâinattaki genişleme ve daralmanın, bolluk ve kıtlığın, neşe ve kederin ardındaki ilâhî iradeyi anlamayı sağlar. Gazzâlî'ye göre Allah, ölüm anında ruhları bedenden alır (kabz), yaşamda ise ruhları bedenlere yayar (bast); zenginlerden vergi alıp fakirlerin rızkını genişletir; kalplere manevi daralma veya genişleme verir. Bu ismin tecellisini idrak eden mü'min, elindeki imkânların bir lütuf olduğunu bilir, şımarmaz ve cömert olur. Darlık ve sıkıntı zamanlarında ise bunun da Allah'tan gelen bir imtihan olduğunu anlar, ümitsizliğe kapılmaz ve sabreder. Hz. Peygamber'in bir duası, bu ismin geniş kapsamını gösterir: “Allahım! Senin bol bol verdiğini kısacak, kıstığını bollaştıracak... kimse yoktur. Bereketlerinden, rahmetinden, lutfundan ve rızkından bize bol bol yayıp ihsan et, Allahım!” (Müsned, III, 424). Bu dua, Bâsıt isminin sadece maddi rızkı değil, hidayet ve rahmet gibi manevi lütufları da kapsadığını öğretir.
Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi — "Bâsıt" maddesi · Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât.