el-Hayy
el-Hayy (Diri, hayat sahibi). Üç kaynak Hayy ismini "esmânın başı" ekseninde birleştirir. Mesnevî onu esmânın imamı sayar — hayat gelince öteki isimler ardından gelir; ve diri olan Vâhid'den başka kalıcı bir şey yoktur. Füsûs, Hayy'ı bütün sıfatları kuşatan küllî isim olarak koyar; altında hareket,
el-Hayy — Ezelî ve Ebedî Hayat Sahibi
Mânâ. el-Hayy, Allah'ın esmâ-i hüsnâsından olup "varlığı zorunlu, ezelî ve ebedî olan, ölümsüz ve dâima diri" demektir. Bu isim, Allah'ın zâtî sıfatlarından olan hayat sıfatını ifade eder. Kelâm âlimlerine göre hayat, kendisiyle ilim, irade ve kudret gibi kemal sıfatlarının varlığının mümkün olduğu temel bir sıfattır. Gazzâlî, hayatı "ilim ve kudretin kendisiyle kaim olduğu bir sıfat" olarak tanımlayarak bu temel role işaret eder. Râgıb el-İsfahânî ise Allah'ın hayatının, yaratılmışlarınki gibi bir ruha, beslenmeye veya zamana bağlı olmadığını, O'nun hayatının zâtının gereği olduğunu belirterek bu kavramın benzersizliğini vurgular.
Etimoloji. İsim, Arapça ح-ي-ي (ḥ-y-y) kökünden gelen ve "canlılık, dirilik" anlamındaki hayât (حياة) mastarından türemiştir. Hayy (حيّ), bu kökten gelen ve bir niteliğin kalıcılığını bildiren bir sıfat-ı müşebbehedir.
Kur'an-ı Kerîm'de el-Hayy. "Hayy" ismi Kur'an'da beş âyette Allah'a nisbet edilir. Bu âyetlerin çoğunda, varlığı her şeye kaynaklık eden ve her şeyi ayakta tutan anlamındaki "el-Kayyûm" ismiyle birlikte zikredilir.
| # | Sure / Ayet | Bağlam |
|---|---|---|
| 1 | Bakara 2/255 | el-Hayyü'l-Kayyûm — Âyetü'l-kürsî'de |
| 2 | Âl-i İmrân 3/2 | el-Hayyü'l-Kayyûm — Kitab'ı indiren olarak |
| 3 | Tâhâ 20/111 | el-Hayyü'l-Kayyûm — Yüzlerin O'na boyun eğdiği gün |
| 4 | Furkān 25/58 | el-Hayyillezî lâ yemût (Ölümsüz Diri) |
| 5 | Gāfir 40/65 | Hüve'l-Hayy (O, Hayy'dır) — Tevhid bağlamında |
Ayrıca "hayat verme" fiili (ihyâ) ve "hayat veren" anlamındaki "Muhyî" ismi de pek çok âyette Allah'a izafe edilmiştir.
Anlamca yakın isimler. Kayyûm, Bâkī, Evvel, Âhir, Alîm, Semî', Basîr, Kādir.
İtikadî çerçeve ve kula yansıması. Allah'ın Hayy olması, O'nun varlığının hiçbir sebebe bağlı olmadığını, tüm varlığın ve hayatın kaynağının O olduğunu ifade eder. Hayat, diğer bütün ilâhî sıfatların temelidir; zira bilmek, işitmek, görmek ve güç yetirmek gibi fiiller ancak hayat sahibi bir zât için düşünülebilir. Bu ismi idrak eden mü'min, kendi hayatının ve diğer tüm canlıların varlığının Allah'tan gelen bir emanet olduğunu anlar. Bu şuur, kişiyi alçakgönüllülüğe ve şükre sevk eder. İnsan, fâni hayatını ebedî olan âhiret hayatını kazanmak için bir fırsat olarak görür. Tevekkülün en kâmil mertebesi, Furkān sûresinde belirtildiği gibi, "asla ölmeyecek olan O mutlak diri"ye (el-Hayyillezî lâ yemût) güvenip dayanmaktır. Bu, mü'mine her türlü korku ve endişeden arınmış bir sığınma ve güven duygusu verir.
Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi — "Hayy" maddesi · Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât.
Bilgiler
- tr
- Diri, hayat sahibi
- esma
- true
- arabic
- domain
- tasavvuf
- esmaNo
- 62