İçeriğe atla

el-Mübdi'

el-Mübdi' (Mubdi') (Yoktan yaratan). Üç kaynak Mübdi'i iki yüzüyle birleştirir: âlemi örneksiz var eden isim, ve kulun tanıması gereken kaynak. Mesnevî onu asılsız-dayanaksız-âletsiz var eden cemâl ismi olarak açar; Musavvir ve Bedî' ile bir öbekte sayar; yaratışı tek seferlik değil, âlemin her an mevcûd ve

el-Mübdi' — Varlıkları Modelsiz ve İlk Defa Yaratan

Mânâ. el-Mübdi', Allah'ın esmâ-i hüsnâsından olup "modeli ve örneği olmaksızın varlıkları ilk defa yaratan" demektir. Bu isim, genellikle "yaratmayı tekrarlayan" anlamındaki el-Muîd ismiyle birlikte anılır. Râgıb el-İsfahânî, mübdi' ve muîd isimlerini "nesne ve olayların başlangıç ve bitiminde sebep fonksiyonu icra eden varlık" olarak tanımlar; bu yoruma göre bitim, aslında yeni bir varoluşun başlangıcıdır.

Etimoloji. İsim, Arapça ب-د-ء (b-d-e) kökünden gelir. Bu kök, sözlükte "bir işe başlamak, bir işi diğerlerinden önce yapmak; yaratmak" gibi anlamlara sahiptir. el-Mübdi', bu kökün "yaratmak" anlamındaki "ibdâ'" masdarından türeyen bir ism-i fâildir (etken sıfat-fiil).

Kur'an-ı Kerîm'de el-Mübdi'. el-Mübdi' ismi, bu şekliyle Kur'an-ı Kerîm'de geçmemektedir. Ancak ismin kökünü oluşturan "bed'" ve "ibdâ'" kavramları, fiil formlarında on bir âyette Allah'a nispet edilir. Bu âyetlerin çoğunda, "ilk yaratma" (bed') kavramı, "tekrar yaratma" (iâde) kavramıyla birlikte kullanılır. Bu âyetler genellikle Allah'ın varlığını, birliğini, evreni yoktan var edip yönettiğini ve insanı ölümden sonra tekrar dirilteceğini vurgulayan bağlamlarda yer alır. Örneğin, Rûm sûresinin 27. âyetinde "Yaratmayı ilkin başlatan, sonra onu tekrar eden yalnızca O’dur. Bu O’nun için pek kolaydır" buyrulur.

Anlamca yakın isimler. Bâri', Hâlık, Muhyî, Bâis.

İtikadî çerçeve ve kula yansıması. el-Mübdi' ismi, Allah'ın yaratıcılığının eşsiz ve benzersiz olduğunu, O'nun bir şeyi var etmek için herhangi bir modele veya öncü bir örneğe ihtiyaç duymadığını ifade eder. Bu isim, el-Muîd (tekrar yaratan) ile birlikte düşünülerek hem kâinatın ilk yaratılışını hem de âhiret hayatı için yeniden diriltilişi kapsar. İmam Mâtürîdî, bu iki ismin tecellisinin sadece ilk yaratılış ve kıyametle sınırlı olmadığını, aynı zamanda tabiatta sürekli devam eden yaratma ve yok etme döngüsünü de ifade ettiğini belirtir. Dolayısıyla ilâhî yaratma, her an devam eden dinamik bir süreçtir.

Bu ismi idrak eden mü'min, evrendeki her şeyin Allah'ın "ibdâ'" (ilk yaratma) sanatının bir eseri olduğunu anlar. Aynı zamanda, kendisini ilk defa yaratan kudretin, ölümden sonra tekrar yaratmaya da (iâde) kesin olarak muktedir olduğuna iman eder. Bu inanç, hayatın fâni olduğu ve asıl yurdun âhiret olduğu bilincini pekiştirir. Nitekim bir kudsî hadiste, insanın yeniden dirilişi inkâr etmesine karşılık Allah Teâlâ, "Yaratmayı ilkin gerçekleştirmek, onu tekrar etmekten daha zordur" (insan algısına göre) buyurarak bu hakikati vurgular. Kul, el-Mübdi' isminin tecellisiyle kendisine lütfedilen nimetlerin sürekli yenilendiğini fark eder ve O'na şükre yönelir.

Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi — "Mübdi'" maddesi · Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât.