Kesret
✓ OnaylıAziz dostum, gözünü açtığında gördüğün bu âlem, bu rengârenk, bu hesaba gelmez çeşitlilik, işte kesret odur. Kesret, yani çokluk, Vahdet'in, yani birliğin, sanki bir zıddı gibi durur karşımızda. Bir yanda sayısız eşya, sayısız insan, sayısız fikir, sayısız hâl; diğer yanda ise bütün bunların arkasındaki Tek Hakikat, yani Vahdet. Tasavvuf yolcusunun, yani sâlikin bütün meselesi, bu çokluğun içinde kaybolmadan, bu kesret perdesini yırtıp ardındaki Vahdet'i seyredebilmektir. Bu yolculuk, kesreti in
Aziz dostum, gözünü açtığında gördüğün bu âlem, bu rengârenk, bu hesaba gelmez çeşitlilik, işte kesret odur. Kesret, yani çokluk, Vahdet'in, yani birliğin, sanki bir zıddı gibi durur karşımızda. Bir yanda sayısız eşya, sayısız insan, sayısız fikir, sayısız hâl; diğer yanda ise bütün bunların arkasındaki Tek Hakikat, yani Vahdet. Tasavvuf yolcusunun, yani sâlikin bütün meselesi, bu çokluğun içinde kaybolmadan, bu kesret perdesini yırtıp ardındaki Vahdet'i seyredebilmektir. Bu yolculuk, kesreti inkâr etmek değil, bilakis kesretin her bir zerresinde Vahdet'in mührünü okuyabilme sanatıdır. Terzibaba İrfan Mektebi'nin sohbet halkasında bizler, kesreti bir yanılgı veya bir tuzak olarak değil, Hakk'ın kendini gösterme, isimlerini ve sıfatlarını açığa vurma sahnesi olarak görürüz. Bu yüzden kesreti anlamak, Hakk'ı anlamanın ilk adımıdır.
Bu Kavram'in Gectigi Eserler

“netleştirdi. Mûsâ (a.s.) nın kavmi birçok ilâhlar üreterek, kesrete yani şirke düştüler. Romalılar da birçok erkek ilâh ve kadın ilâheler ürettiler. İsâ (a.s.) mertebesinde ilâhları üçe düşürül-dü. İslâmın zâhirinde ise, kimlikler ikiye indirilerek “kul” ve “r”

“iym’de (13) ü bünyesinde bulundurmaktadır. Elif vahdet-i ve kesret-i bün- yesinde bulundurmaktadır. Topluca (Kitap) (20+400+1+2=423 yukarıda ol- duğu gibi ayrıca elif’ in diğer sayı değeri olan (13) ü de eklersek (423+13=436) eder buda (4+3+6=13) eder ki her i”