Vahdet-i Vücud
Varlığın birliği doktrini. İbn Arabi'nin geliştirdiği tasavvufi kavram.
Tanım
Vahdet-i vücud, varlıkta gerçek ve zorunlu olanın yalnızca Hakk Teâlâ olduğunu, mâsivânın ise O'nun isim ve sıfatlarının tecellilerinden ibaret bulunduğunu ifade eden tasavvufi öğretidir. Doktrin olarak sistematik ifadesini İbn Arabi (ö. 638/1240) ile kazanmış, Sadreddin Konevi, Molla Fenârî, Abdülkerim Cîlî ve Osmanlı mutasavvıfları tarafından geliştirilmiştir.
Etimoloji
"Vahdet" (birlik) ve "vücûd" (varlık) terkibinden; "varlığın birliği" anlamındadır. Terim olarak ilk defa sistematik biçimde İbn Arabi sonrası talebeleri tarafından kullanılmıştır.
Özellikleri
- Hakiki vücud birdir ve Hakk'ındır; mümkin varlıkların vücudu izafî/zıllîdir.
- Âlem, Hakk'ın isim ve sıfatlarının tecelligâhıdır; "ayna" metaforuyla açıklanır.
- Panteizm değildir: Hakk âlemin aynı değildir, âlem Hakk'ın zuhur yeridir.
- A'yan-ı sabite, tecelli ve taayyün kavramları bu öğretinin temel yapı taşlarıdır.
Kur'an Referansı
- Hadîd 57:3: "O, evveldir, âhirdir, zâhirdir, bâtındır" — vahdet-i vücud erbabının temel delilidir.
- Bakara 2:115: "Nereye dönerseniz Allah'ın vechi oradadır."
- Kasas 28:88: "O'nun vechinden başka her şey helâk olucudur."
İbn Arabi / Tasavvuf Geleneği
İbn Arabi Fusûsu'l-Hikem ve el-Fütûhâtü'l-Mekkiyye'de bu öğretinin metafizik temellerini kurmuştur. Sadreddin Konevi, üstadının sistemini felsefi kelâm diliyle şerh etmiştir. İmam Rabbânî (ö. 1034/1624) Mektûbât'ta vahdet-i vücudu aşan bir mertebe olarak "vahdet-i şühud"u öne sürmüştür.
İlgili Kavramlar
Kaynaklar
- İbn Arabi, Fusûsu'l-Hikem
- İbn Arabi, el-Fütûhâtü'l-Mekkiyye
- Sadreddin Konevi, Miftâhu'l-Gayb
- Abdülkerim Cîlî, el-İnsânu'l-Kâmil
Bu Kavram'in Gectigi Eserler

Ahmed Avni Konuk
85x“Âdem'in yasak ağaca yaklaşmasında gıdanın ihtiyaç türü de bulunmadığından, nefsin haz tarafına bir adım atmak oldu. Bu ifade, Ankaravî nüshasında yâ-yı vahdet ile "behr-i nânî" olarak geçmektedir. Bu durumda "çend" kelimesi "âb-ı çeşm"e bağlı olur. Hint nüshalarında بهر نان چند olarak geçmektedir.”
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3

Terzibaba - Necdet Ardıç
40x“Efendi babacığım, daha önceki yazdırılanlara baktığımda hep kesret’e dair olmuş. 1 haftadır “niye vahdet’e dair yazdırılmıyor? İşim hep kesretle’mi? olacak? Özü bulamıyorum” diye hayıflanıyordum. Ama bu seslerin nefis koktuğunu bildiğim için aldırmamaya çalıştım.”
25 Bi̇r Hi̇kâye Bi̇r Çok Yorum

Ahmet Avni Konuk
36x“Hadîs-i şerîf kitablarından İmâm Münâvî'nin Künûzü'l-Hakāyık'ında ve Celâleddîn Süyûtî'nin Câmiu's-Sağîr'inde Ebâ Hureyre hazretlerinden mervî olarak امرأ القيس صاحب لواء الشعراء الى النار ya'ni “İmruü'l-Kays şairlerin cehenneme bayrakdârıdır” hadis-i şerîfi münderic olduğuna göre, âkıbet aşk-ı hakîkîye mübtelâ olup vahdet-i vücûdu müdrik olması ve İbrâhîm Edhem hazretleri gibi, gece yarısı tâc ve tahtını ve evlâd...”
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 13

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
34x“BİRİNCİ TUR Bir kimse kendi cisminde, bedeninde tasarrufu olan cüz’i ruhunun varlığını idrak edip anlarsa, birinci tura dahil olur, ki buna Nefs-i natıka yani konuşan nefis derler. Vahdet, ehli katında; nefs, kalb, ruh, akl, sırr; hepsi tekdir, ancak sıfatı değiştikçe birer itibarî suret ve isim alır, derler. Nefs-i natıka, cisim ve cisme mensup arazdan değildir.”
111 4 “özün Özü” VE “sirrin Sirri”

Ahmet Avni Konuk
31x“Binâenaleyh Mesnevînin cildi ister beş, ister altı olsun müsâvîdir. Zîrâ aşkın maksadı, yâr onu ve o yârı kendisine çekmektir. Onun işi vahdet iledir; kesret ile değildir. 6. Ola ki, bundan sonra bir ruhsat erişe, söylenmesi lâyık olan sırlar söylene!”
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
28x“İşte bu üç kelime bütün bu sistemi içerisine alır “Tenzih, Teşbih, Tevhid”. Oradan da “Ahad, Vahdet” olur. İşte bu tenzihi kendi indinde durdurursa ve teşbih makamında teşbih etmezse alemin kemalatını Hakk hakkında ispat etmez ise edepsizlik etmiş ve peygamberleri ve ilahi kitapları yalanlamış olur.”
121 Fu Hi 03 NUH FASSI

Ahmet Avni Konuk
28x“Zîrâ meselâ bin nefer bir yerde içtima' etse, her birinin ayrı ayrı fikirleri olduğundan, hepsi kendi fikirlerine göre hareket etmek isterler; binâenaleyh hareketlerinde vahdet hâsıl olmadığı için, onların içtimâ'larından hiçbir fâide hâsıl olmaz. Bu hâl onların perîşân olmalarına sebeb olur. Fakat hepsi bir kumandana tâbi' bulunursa, onun fikri, onların cümlesini müdebbir olup, bu bin neferin harekâtı müttehid olur.”
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 8

Terzibaba - Necdet Ardıç
20x“Putperestler, Hakk'ı belirli bir nesneye veya sûrete hapsederek Mukayyed İlâh'a taparken; muvahhidler (vahdet ehli), Hakk'ı her türlü kayıttan tenzîh ederek Mutlak İlâh'a yönelirler. İbnü'l Arabî Hazretlerine göre; 'Rabbin, kendisinden başkasına ibâdet etmemenizi hükmetti (kazâ etti)" (İsrâ 17/23) âyeti, bir emir değil, varlıksal bir hüküm ifâde eder.”
257 39 8 Zümer Sûresi T.O. Cem Cemâlî (1)

Terzibaba - Necdet Ardıç
19x“İttika, şüphelilerden sakınma demektir, bu şeriat anlamındaki ittikadır, vahdet yolunda olan kimselerin ittikası yani ittikanın hakikati ise kendi varlığının beşeriyetine düşmekten sakınmadır yani nefsâniyyetine inmekten sakınmadır.”
36 2 Bakara-Sûresi̇

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
18x“Hakkın bu tecellisi ile ilim mertebesinde, ilme tenezzüle esma ve sıfat mertebesine Vahdet ve Uluhiyet mertebesidir. Ondan sonra Hakkın Zatının her bir mertebeye tenezzülü bu ilim mertebesinde hasıl olan esmasının sureti üzere olur.”
120 Fusûsu’l-Hi̇kem

Terzibaba - Necdet Ardıç
17x“Uzun geçmişi ve tarihi birikimi olan Uşşâkî geleneğini ve kültürünü, usul ve erkânını yaşatan ve sevenlerine muhabbetle aktaran biri olarak da bu kültürün çok önemli bir temsilcisidir. Necdet Ardıç Efendi, kendisini vahdet-i vücûd çizgisine oturtmaktadır. Aynı zamanda günümüz mesnevihanlarındandır. [30] Konya’da vefat eden Pir Hasan Hüsâmeddin Uşşâkî Hazretlerinin halifesi Memican Saruhânî Efendi’nin eserlerinde,...”
1772747276481 DVT C001.MP3

Terzibaba - Necdet Ardıç
17x“Visâl, Kaza, Hâlet, Bâd-ı aşk, Mürüvvet, Hâl, Maksud, Aşk-ı hakikî, Rağbet, İftihar, Gurur / Vahdet, İzzet, Müşâhede, Muhabbet, Sabır, Nişat, Esrâr, Edeb, Şefkat, Cemâl / Mahv, Mücahede, Devâm, Vefa, Ferah, Vicdan, Kerem, Aşk-ı mecazî, Ru’yet, Evham / İttihad, Güzel, Şûriş, Şüphe, Ahd-i necat, Sahra-yı cünûn, Uşşak, Teselli, Nazar, Tecelli / Sadâkat, Haml, Hasret, Kes...”
127 15 2 BEN deki TERZ BABAM Murat Kontrol

Terzibaba - Necdet Ardıç
16x“Ama biz ayrı gibi göründüğümüz için kendimizi ayrı görüyoruz dolayısı ile fark aleminde farklılıkta yaşıyoruz. Ama bizim dinimiz fark fırka dini değildir, tevhid vahdet birlik dinidir. Onun için ilk şartı “eşhedü enlailahe illallah” bu nedemek ben şahitim görüyorum ki Allah’tan başka ilah yoktur, ama biz bunu hem kelam olarak söylüyoruz hem de kendimiz görüyoruz alemi görüyoruz varlıkları görüyoruz.”
133 1 1998 2000 1 zmir rfan Sohbetleri CD 1

Terzibaba - Necdet Ardıç
16x“V vahdeti, Zat'ın Hüve, Hüve Ahmed, Kamer, Rahman anım Necat İsa A.S tulu eder. Hz. Meyyemden, dört ered, veda dört rida red Şems kemalinim Necat... Dolmuş gözüm göynüm senin aşkınla, ey nazlı güzel, Sensiz cihanı neylerim, ey munisi canım yetiş, Adem İnsanı Kamil, gayriyette ki vahdet özüm, Nefs-i Küllü şaşkınlıkta, Zat-ın Allah'ın miratı Celal el.”
260 51 31 Kur Ker Yol Zariyat Suresi ve Hazmi Tura hz. Murat Deruni

Muhyiddin İbnü'l-Arabi & Terzibaba - Necdet Ardıç
15x“...حمــة َقُلْنَــ [21/4]Vaktâki her “ayn” için vücûd oldu; binâenaleyh onu Allah’dan taleb eder. Bunun için O’nun rahmeti her şeye 512 âmm oldu; zîrâ Hak, şol rahmetiy...”
Kelime-i Zekeriyyâiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Mâlikiyye

Terzibaba - Necdet Ardıç
15x“Vahdet rengine bürünmüş olacak. İşte daha burada başlıyor. Allah’ın rengine boyanın. Allahın renginden daha güzel bir renk var mıdır? Dediği renk işte bu sarı renktir. Renk yüzeysel bir hadise onu sıyırdığın zaman altından kendi rengi çıkar.”
34 Bakara dosyas

Ahmed Avni Konuk
14x“Binâenaleyh bu kamaşıklık akıl ve idrâkin gözüne evvelâ belâ getirir. Ve belâ budur ki, vahdet-i vücûd ile kesret-i eşyâ arasında şaşırır kalır; gâh "teşbîh"e ve gâh "tenzîh"e düşer; tenzihte teşbîhi ve teşbîhte tenzihi göremez ve iki zıddı "ayn-ı vâhide"de cem' edemez.”
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4

Terzibaba - Necdet Ardıç
14x“Hazarat-ı Hamse-Beş hazret kıtalarını da seyretmek için, Cebel-i Tarık, çetin Tarık- tarikat boğazından geçerek engin “ Hakikat ” vahdet deryalarına açılmak için yola çıkılmış olunacaktır. (Ya Fetteh , Ya Vahid , Ya Ahad , Ya Samed , ve “ ALLah ” isimlerinin nur yakıtları ile okyanusu dolaşmaya yola çıkılacak, “ Ma’rifet -mertebesi” anlayışı ile, oradan da “ Burak -berk” ile yücelere çıkılıp, Mi’rac gecesinde.”
Dur Rabbın Namazda Cilt 2

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
14x“...ki, “vücûd” bir mefhûm-i küllîden ibâret olup, bilcümle sıfât ve esmâdan müstağnîdir. Ya’ni “vücûd”, vücûd olabilmek için, kendisinin sıfât ile mevsûf ve esmâ ile mü...”
Kelime-i Ya'kûbiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Rûhiyye

Ahmet Avni Konuk
14x“" Tafsîli kütüb-i kelâmiyyede mündericdir. Bi-nâenaleyh köpük mesâbesinde olan bu keserâtı ve taayyünâtı görenlerin en doğru i'tikâdı budur. Fakat vahdet-i vücûd deryâsında müstağrak olup her biri bir hakîkat deryâsı olan evliyâullâhın i'tikâdı ise başka bir zevk içindedir.”
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10

Nusret Tura
14x“...Vekil, Hu Nefis gözlü müşahadem. Durma nefsim aşıkan kesil, Meydanda nice başlar sebil, Gönlüm kevserinden sersebil, Hu Zem Zem gözlü müşahadem. Vahdetin kuyumu doldu...”
164 2 Esmâ’ül Hüsna

Terzibaba - Necdet Ardıç
13x“Onun için bu eser (وَحدَت) “Vahdet de Vahdet” üzere oluşturmaya çalışılacaktır. Cenâb-ı Hakk (c.c.) utandırmasın ve her birerlerimizi bu birlik ve vahdet işâretine ulaştırsın. İnşeallah…”
126 14 1 BEN deki TERZ BABAM Murat Kontrol

Terzibaba - Necdet Ardıç
12x“...âlet : ……………………………………..…(69) Kesrette vahdet : …………………………………………………………..…(70) “Kim” ve “şey” arasindaki fark : ..................................(70) Kimliklerin yok o...”
109 Tasavvuf zahlar

Terzibaba - Necdet Ardıç
12x““ Onlar için rızkı kerîm vardır” En büyük rızık İnsân-ı Kâmil’in vahdet sofrasında yenen vahdet rızıklarıdır. İmanlarını İkân’a dönüştüren sâlikler bu dünyada kerim olan rızka ulaşıp yedikleri gibi ahiret aleminde de aynı sofradan vahdet rızıklarını yemeye devam edeceklerdir.”
246 34 5 Kur Ker yolculuk Sebe Suresi Ç.H.U.

Ahmet Avni Konuk
12x“Bu şuûnâtın kendilerinde zahir olan varlık ancak Hakk'ın vücûdu ve varlığıdır. Ma'lûm olsun ki, bu bahis vahdet-i vücûd bahsidir. Bu âlem-i keserâtın vücûdunu her vech ile Hakk'ın varlığının gayrı gören ulemâ-i zâhire, eşyâda Hakk'ın sereyân-ı zâtîsini nefy edip, Hak için ihâta-i ilmiyye isbât ederler ve bittabi' bilcümle muhakkıkların mu'tekadı olan vahdet-i vücûddan ürkerler; ve vahdet-i vücûd hakkındaki âyât-i...”
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12

Ahmed Avni Konuk
11x“" Bu beyt-i şerîfdeki nükte budur ki Mesnevî'nin sûreti elfâz ve ebyât ve türlü türlü sanayi'-i şiiriyye ve hikâyât-ı latîfedir; biraz akıl ve zekâsı olanlar buna müteveccih olup, zevk alırlar, fakat Mesnevî'den maksûd olan bunlar değildir, vahdet-i zâtiyyedir; nitekim Mesnevî'de buyurulur: 16. Ey Hüsameddîn ondan dolayı sana ziyâ dedim ki, sen güneşsin; ve bu iki vasıflar, ✨ ✨ Sade Türkçe...”
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 7

Terzibaba - Necdet Ardıç
10x“Dometesin dışı vahdet, içi ise kesrettir. İşte işlemden geçen bu domatesler (yani ölmeden evvel ölen Hakk aşıkları) salça olur, kutulanır ve bir başka şekle elbiseye girer. Yemeklere lezzet ve Tat verir. Ve ihtiyaç sahiplerinin yemesi ile Mi'rac eder ve yeni bir beden ile vücut bulmuş olur.”
178 84 İ̇nşi̇kâk Sûresi̇

Terzibaba - Necdet Ardıç
10x“Sözlük olara “ Bir şeyden başka bir şeyi ortaya çıkarmak ”tır. Bizim nefsimizin ilk halk edilişi yek pare, nefs-i vahidedir. Vahdet, birlik nefsindendir. İlk nefisten akıl yani Âdem halk edilir. Ondan da eşi Havva. Nefs-i külü. Biri potansiyel olarak her insanda bulunan akıl yönü diğeri ise aklın kendini göreceği nefis, duygu sahasıdır.”
Kur'anı Kerimde Nefs Ayetleri

Terzibaba - Necdet Ardıç
10x“...ğe en yakın olan iki ikilik te ondan. Bu ikilikten birinin kalkması gerekiyor, îkânın oluşması için, yakîn halinin oluşması için. Bu da Allah kalkmayacağına göre, kulun kalkması gerekecektir. İşte “ çık ara...”
Gökyüzü İnsanları Araştırması 1

Terzibaba - Necdet Ardıç
10x“Hem de narın çekirdeği içinden görülür yani lâtiftir, ruhlar âleminin letafetini temsil eder, narın aynı zamanda buradaki karşılığı ise incirdir. Ve zeytin, ahiretteki tevhidlerin karşılığı nar ve hurma, dünyadaki tevhidlerin karşılığı ise incir ve zeytindir. Zeytinden kesrette vahdet biraz ekşi, zeytin acı ama cennetteki karşılığı olan hurma tatlıdır, neden?”
61 6 Pey 6 Hz.Muhammed s.a.v

Terzibaba - Necdet Ardıç
10x“Çünkü o akşam orada bunları dinleyecek (kulak) yâni “ümmet” henüz yok idi, bu okuma kendinden kendine ve kendinde olanı, (vahdet) teklik, okuması idi. Bu okumanın diğer yönü ise kendisi hakikat-i yönünden okuması ve yine kendisi, zuhuru yönünden dinlemesi idi.”
59 6 Peygamber (4)

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
10x“Ve delîl-i aklî dahi budur ki: Vücûd birdir, o da Hakk'ın vücûdudur. Eşyânın vücûdu ise, vücûd-ı Hakk'a muzâf olan bir vücûd-ı i'tibârîdir. Vücûd, Hakk-ı vâhidin vücûdu olunca, Hakk'ın hayatı ve ilmi cemî'-i zerrât-ı kevniyyeye sârî ol- muş olur.”
Kelime-i İshâkiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Hakkiyye

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
10x“Bir yönden ayniyeti gerektiren fakat diğer yönden gayriyetin mevcut olduğunu söylemek zaruretini ortaya çıkaran vahdet-i vücut doktrininde mühim bir yer işkal eden bazı konuları işlemeye geçiyoruz. Bunlar aynı zamanda ayniyet ve gayriyet kavramlarının anlaşılmasında da bazı kolaylıklar sağlayacaktır. 1- Vücut birdir ve her şeyi kuşatmıştır. Nisa 4/126 وَلِلّٰهِ مَا فِى السَّمٰوَاتِ وَمَا فِى الْاَرْضِ وَكَانَ...”
181 Fusûsu’l-Hi̇kem

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
10x“------------------- Sekizinci Fasıl Dördüncü Vasl: İLİM MA’LÛMA TÂBİ’DİR Mâ’lûm olsun ki, ilâhî ilimde iki i’tibâr vardır: Birisi; vahdet mertebesinde ve ilk taayyünde ulûhiyyet zât’ının sıfatlarının ve isimlerinin hepsine icmâl olarak olan ilmidir. Bu ilim kendi zâtına olan ilimden ibâret olduğundan, bu mertebede “ilim”, “âlim”, “ma’lûm” arasında aslâ farklılık yoktur; hepsi vâhid yani bir şey’dir.”
180 Fusûsu’l-Hi̇kem

Terzibaba - Necdet Ardıç
9x“) esmâ elbisesini ef’âl mertebesinde ilk defa tevhid’in babası İbrâhîm (a.s)’a giydirmesi’dir. Şimdi bu ne demektir? Şöyle: O güne kadar gelen peygamberlerden sonra vahdet yani tek Allah, “birlik” hükmünün ilk mertebesini İbrâhîm (a.s) getirmiştir. Cenâb-ı Hakk, tek bir mertebeli ve tek yönle anlatılacak varlık değildir.”
60 6 Peygamber (5)

Terzibaba - Necdet Ardıç
9x“Bu ise Hakikat-i Muhammedi içinde hakiti ilâhiyyenin vahdette kesret, kesrette vahdet hükümlerinin verilmesi bu hakikatlerin kendisinden sonra, hamilleri-taşyıcılarının kıyamete kadar devam edeceğini bildirmektedir verilen bu husustur. Yani zahiren neslin kesilse de batınen neslin sırat-ı müstakim üzere devam edecektir, o halde üzülmene gerek yoktur denmiştir. ------------------- ~~108.2~ فَصَلِّ لِرَبِّكَ وَانْحَرْ...”
69 2 Namaz-Sûreleri̇

Ahmed Avni Konuk
9x“Sen o rızk-ı ma'nevînin zahmetsizini ve hesabsızını iste ki, mazhar-ı akl-ı küll olan Cibrîl cennet-i zâttan sana elma gibi yusyuvarlak ve latîf olan sırr-ı vahdet ilmini getirsin." Zîrâ Cebrail (a.s.) hazâin-i gayb-ı ilâhiyede olan maânî-i hafiyyeyi âlem-i sûrete îsâl ve ifaza eder. Binâenaleyh her ferdin kalbine âlem-i gaybdan nâzil olan maânî-i latîfeyi kuvve-i nâtıka vâsıtasıyla harf ve savt ile ızhârı ve...”
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 6

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
9x“Vakıa adet bidayette birdi, velakin onun asla nihayeti yoktur . Yani gördüğün vahdet ettiğin şey bu kesretten yani çokluktan meydana geldi. Biri tekrar ile saydığın vakit çok oldu, vakıa adet bidayette birdir, yani adet başlangıçta birdir, velakin onun asla nihayeti yoktur.”
122 Fusûsu’l-Hi̇kem

Terzibaba - Necdet Ardıç
9x“Ol zaman cesedimden doğruldum, Ruhumu ve Nefsimi bir birinden ayırdım, Yavaş yavaş gafletimden ayıldım, Düşümde gördüğüm pire bayıldım. Kalktım baktım şeyhimmiş, HAK Cemalin biraz açmış, Oradan Vahdet Nurları saçmış, Hayallerin cümlesi kaçmış. Dedi işte hep biziz, HAK'tan başkasın bilmeyiz, İSRAFİL, AZRAİL, CEBRAİL, MEKÂİL, İşte burdada NUSRET'iz.”
129 (tüm Şi̇i̇rleri̇m)

Terzibaba - Necdet Ardıç
9x“Dinimize tevhid dini denmiyor mu? Tevhid dini vahdet dini, birlik dini, işte bu zahir ile batını birleştirdiğimiz zaman tevhid yani gerçek islam ortaya gelmiş oluyor. Yoksa islam sadece belirli fiilleri yapmaktan ibaret belirli ezberlenmiş duaları sureleri tekrarlamaktan belirli zikirleri çekmekten ibaret bir oluşum değildir.”
135 3 2000 2 zmir rfan Sohbetleri CD 2

Ahmet Avni Konuk
9x“Altıncı Fasıl: Mertebe-i Vahdet, Taayyün-i Evvel Mertebesi Bu mertebe zât-ı bahtın istiğrâk-ı cemâlîsinden, mertebe-i âgâhîye tenezzülünden ibârettir. Bu tenezzül vücûdun iktizâ-yı zâtîsidir.”
Fusûsul Hikem Mukaddime

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
8x“Yani madde alemine göre hafidir, yani gizli tecellidedir, vücûd-i Rahman için ilmî ve ruhanî ve misâli ve hayalî suretler hâsıl olur. Ve eğer makam, mertebe-i şehâdet gibi zahir ise vücûd-i Rahman için de, zahirî ve hissi suretler peyda olur.”
182 Fusûsu’l-Hi̇kem

Terzibaba - Necdet Ardıç
8x“Aslında ise tebliğleri, teklik, tevhîd üzere, vahdet-e Allah-ın birliğine göredir. Hz. Âdem (a.s.) kendisine öğretilen (Esmâ) ilmini kavmine öğretmeye, aktarmaya başladı, bu aktarış, zuhurları itibariyle çoğalmaya başlayınca yavaş, yavaş kesret anlayışı ortaya çıkmaya başladı bu sebebten, (mezâhiri-zuhurda olanları) kendi varlıkları ile var olup müstakil birer varlık olduklarını zannettiler ve kendi hayallerinde...”
21 6 Peygamber (2)

Nusret Tura
8x“Emir ve tasarruf aya mı, gözlere mi te’sir etmiştir? Bunun te’vili: Güneş, vahdeti vücûda, nuru Muhammediye mîsâldir. Ay, kâmil insan demektir. İnsanların iki tarafları vardır. Akıl ile nefis, ten ile can, sûret ile mânâ, rahmâniyet ile şeytanet.”
77 Aşk VE Muhabbet Yolu

Terzibaba - Necdet Ardıç
8x“Vahdet hakikatlerinden ve sırlarından haber veren bu ayette, “küllü men aleyha” üzerinde her kimlikten bahsedilmektedir. Acaba neyin üzerinde?... Tefsirlerde genel olarak (zahiren) “dünya üzerinde” diye belirtiliyor ise de aslında, O’nun/ ”Hu” nun üzerinde yani Allah’ın üzerinde demektir.”
233 21 26 Kur Ker Yol Enbiya Sûresi Murat Deruni

Terzibaba - Necdet Ardıç
8x“Kesret olarak görülen aslında vahdet olan hakk’ın farklı surete girmiş halinde başka bir şey değildir. Dünya hayatı aslında hakk’ın tecelisinde ve onun rüyetinden başka bir şey değildir. Bu hazreti şehadet olan dünya hayatı hakk’ın sıfatıdır. Birden fazla yansıyan bu teceliler kesret gibi gözükse, hakk’ın hayatlarından başka bir şey değildir.”
244 35 37 Ku Ker Yol Fatır Sûresi Murat Derûni son

Terzibaba - Necdet Ardıç
8x“Burada Hakk aynasından, halk zâhir olmuştur. c- Cem’u’l-cem Makamı: Kesret ve vahdeti cem’eden bir makamdır. Zâhir olsun, bâtın olsun etimle var olanın Hakk olarak müşahede edildiği yer diye ifade edilir.”
62 Bir ressam hik yesi

Terzibaba - Necdet Ardıç
7x“Uluhiyet mertebesinin açılmasına bir sahadır Bu sahanın da faaliyete geçtiği yani diğer sahalara açılıma geçtiği Rahmaniyet mertebesidir. O halde Vahidiyet Uluhiyet, Rahmaniyet aynı sahada oluşan üç isimli mertebedir. İşte Vahdet kendisinde isim ve resim olmayan mertebe-i Ahadiyet ile mertebe-i Esma ve Sıfat olan Vahidiyet arasında bir mertebe-i mutavasıtadır.”
78 A’yân-I Sâbi̇te

Ahmed Avni Konuk
7x“Din ve insanlık yolunda halka rehberlik iddiasında bulunan bizim şark hocalarımızın çoğu ise, maatteessüf Mesnevî-i Şerîf'e bir hikâye kitabından fazla bir kıymet vermezler ve okumazlar; ve bu sûretle de akıl ve kalb gözlerinin körlüğünü isbât etmiş olurlar. Temennî edelim ki Cenâb-ı Hak keremi ile bunları bu körlükten kurtarsın. Vahdet-i Vücûd ve vücûdîlik hakkında îzâhât Şu cihet dahi ma'lûm olsun ki müsteşrıkler...”
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 1

Terzibaba - Necdet Ardıç
7x“Zeytinden kesrette vahdet biraz ekşi, zeytin acı ama cennetteki karşılığı olan hurma tatlıdır, neden? Biraz acı ve hem de üzerinde işlem yapılması gerekiyor. İşte nefsimizin eğitilmesi gerekiyor, nefsimizi temsil ediyor, zeytin başlarda sertliği ve acılığı ile bazı işlem ve terbiyeden geçerek, biraz da zama’nâ bağlı olarak, siyahlığı ile kendi kemaline ulaşmış oluyor.”
251 47 28 Kur Ker Yol Muhammed sav Suresi Murat Deruni

Terzibaba - Necdet Ardıç
7x“Hazarat-ı Hamse-Beş hazret kıtalarını da seyretmek için, Cebel-i Tarık, çetin Tarık- tarikat boğazından geçerek engin “ Hakikat ” vahdet deryalarına açılmak için yola çıkılmış olunacaktır. (Ya Fetteh , Ya Vahid , Ya Ahad , Ya Samed , ve “ ALLah ” isimlerinin nur yakıtları ile okyanusu dolaşmaya yola çıkılacak, “ Ma’rifet -mertebesi” anlayışı ile, oradan da “ Burak -berk” ile yücelere çıkılıp, Mi’rac gecesinde.”
Dur Rabbın Namazda Cilt 1

Terzibaba - Necdet Ardıç
7x“...elde “Mekke” şehri yani içinde Allah’ın evinin bulunduğu şehir. Diğer yönüyle Cenab-ı Hakk’ın zatî zuhurunu bütün mertebeleriyle zuhura getiren “Hazret-i İnsan”, İşte Mekke’de “kabe” , insan-ı kamilde “gö...”
Mübarek Geceler

Terzibaba - Necdet Ardıç
7x“” ------------------- Terzi Baba Necdet ARDIÇ 19/53 şifresi ile görüldüğü gibi 18,000 âlemi “Vahdetinde Kesret” , “Kesretinde Vahdet” zahirinde ve batınında “Cem’ül Cem’ül Cem’ül Cem” olarak seyr eden “İnsân-ı Kâmil” dir. Verilen Kevser ile Rabb’ül erbab için kılınan namaz hükmüyle evlatlarının Nefsi Emmare ve Nefsi Levvamelerini kestirerek, “ Esfeli Safilin” olan “Hazreti- Şehadet” den yani “Mescid-i Aksa” dan,...”
95 8 Terzi Baba Necdet 8 19 53 Ard

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
7x“Onların isyanı büyük olur vech-i vahdetten örtünmeleri artar. Ey hikmet sahibi olmak isteyen! Kur’an’ı Kerim mazideki Âdem ve Havva’dan değil bizim özelliklerimizden bahsediyor biz ise bu vakayı maziye döndürmek ile kendi halimizden gaflet ediyoruz.”
119 Fu Hi 01 ADEM FASSI

Terzibaba - Necdet Ardıç
7x“Evvele halk şeklinde yapılan zikrin işareti, “Halka” ne demektir, halka şekliyle yapılan zikrin işareti Vahdet-i Zat’iye Mihver-i merkezden geçen hat Ahadiyettir. Vahdet-i Zat’iyenin yani Zat’i vahdetin zuhuru olan Ahadiyet-i Zat’iye baplı olan Fetz-i Akdes, yani en mukaddes feyiz, Mukaddes Feyize tecellisinin suretini mürşid evvela yalnız olarak “fealemen hü la ilahe illallah” diyerek zikre başlamasıyla gösterir.”
137 5 2001 3 CD Sohbet Aras Sohbetler

Terzibaba - Necdet Ardıç
7x“[29] “ İz- -T-B- ” "Kesret, vahdetin cilvesidir; tıpkı denizin dalgaları gibi" [30] "Rahmet, kulun istidadına göre tecellî eder" [31] Zulmün üç mertebesi: Nefse zulüm → Hakikati inkâr Mahlûka zulüm → Adaletsizlik Hakk'a zulüm → Şirk "Zalim, vahdet perdesini yırtan; bu yüzden velîsiz kalandır" [32] "Hakikî ümmet, vahdet şuuruna erenlerin topluluğudur" "Rahmete girmek, nefsânî iradeden geçip ilâhî iradeye teslim...”
250 42 38 Ku Ker Yol Şûrâ Sûresi Murat Derûni

Terzibaba - Necdet Ardıç
7x“Sende gir o örtünün hemen içine, Seyret alemi koy biçimden biçime, Mahrem ol seni nefsinden çekene, Siyah örtü neyi örter bilirmisin? Kâbededir İnsan hakikati vahdet sırrı, Bu öyle bir duygu ki zahirden ayrı, Nasıl açılır sırrı bundan gayrı, Siyah örtü neyi örter bilirmisin?”
Necdet Divanı

Terzibaba - Necdet Ardıç
7x“Malum olsun ki uluhiyet yani mertebe-i vahdet, kendisinde isim ve resim olamayan mertebe-i ahadiyet ile mertebe-i esma ve sıfat olan vahidiyet arasında bir mertebe-i mutavassıtadır. Bu mertebe-i uluhiyet, Rububiyet-i mutlakayı icat eder.”
156 24 Soh. ara.sohbetler

Terzibaba - Necdet Ardıç
6x“Hazret-i Muhammed şifresinde İnsanın hakikatini vahdet ederek Rahmâniyet mertebesinden gelen mânâ yiyecekleri ile bâtında Rabbi tarafından doyurulmasıdır. ------------ İFTAR الإفطار Orucu açmak anlamında fıkıh terimi. Sözlükte fatr “yarmak, kesmek; yaratmak, icat etmek”, bu kökten türeyen iftâr ve fıtr kelimeleri diğer bazı anlamların yanı sıra “orucu açmak, oruçluya orucu açtırmak, başlanmış bulunan orucu bozmak...”
Ramazan ve Oruç

Terzibaba - Necdet Ardıç
6x“Âyetleri - (176) yüz yetmiş altı’dır. (1) Vahdet, teklik. (7+6=13) tür. Fasılaları: Âyet-i Kerîme’lerin son bitiş harfleri. (Lâm) (1) Adet, bütün âlemin ana kaynağı olan, Lâhut-Ulûhiyyet âlemi.”
42 4 Ni̇sâ-Sûresi̇

Terzibaba - Necdet Ardıç
6x“Bu kelimelerin ifade ettikleri manâlarını daha iyi anlayabilmemiz için özetle vücûd mertebelerini tekrar burada da belirtmemiz gerekecektir. Zat-ı mutlak kendi kendinde olarak, â’ma’iyyetinde iken bilinmekliğini sevdi ve gizli hazine-sinden ilk tecellisini ve nüzülü’nü Ahadiyyet mertebesine yaptı.”
19 Sûre-İ Feth

Terzibaba - Necdet Ardıç
6x“O zaman hurmanın vahdette kesret yani çoklukta birlik olması sebebi de işin içindedir. Bir ayrı konuda Efendimiz (s.a.v.) biz sadaka (zekât) yemeyiz derken kendisi ve Ehl-i Beyti kastetmiştir. Kendileri Allah(c.”
Zekat ve İnfak

Terzibaba - Necdet Ardıç
6x“Bizim önümüzde bulunan pilav, "kesrette vahdet"i çokluktaki tekliği ifade etmekte, suyun konmayışı, (su hayattır) onun biraz eksik olmasıdır. O arada Cü….'e tokat atmak, zaman zaman nefsinin üste çıkmasıdır. Cü….'in başka bir yüzle görünmesi, varlığınızda mevcud bir sürü "içsel çocuklarınızdan birini” görmenizdir. Cü…”
170 4 Esi̇nti̇ler

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
6x“Zîrâ şuûnât-ı ilâhiyyeden bir şe'n olan onun ayn-ı sâbitesi lisân-ı isti'dâd ile Hak'tan bu sûretle zuhûru istemiştir. Hak dahi ifâza-i vücûd ile onu o sûretle izhâr buyurmuştur. Şu hâlde kâfir ve müşrikten sâdır olan fiil, bir i'tibâra göre emr-i ilâhîye muvâfık ve bir i'tibara göre de muhâliftir.”
Kelime-i Yûnusiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Nefsiyye

Terzibaba - Necdet Ardıç
6x“” Bu yaprakların “incir” yaprakları olduğu söylenmiştir ki; izâfeten doğrudur; çünkü “incir” vahdette kesret’i yani birlikteki çokluğu ifade etmektedir ki; bu tadış da kesretin başlangıcını oluşturmuştur. Böylece kendilerinde “levvâme ve emmâre nefisleri de faaliyete geçerek (alâ ve esfeli) bir arada yaşayacak kâmil hale gelmişlerdir. Bunun üzerine: “Ve Rableri ise onlara nida etti ki: Sizi bu ağaçtan yasaklamş...”
44 7 A’râf Sûresi̇

Terzibaba - Necdet Ardıç
6x“...urduğunda sahabeyi kîram “Ya Resûlullah (s.a.v) dünyâda cennet bahçesi varmı ki ziyaret edelim” diye sordu, bunun üzerine Efendimiz (s.a.v.) “Zikr halkaları cennet bahçeleridir” demiştir. İşte bu esmâlar be...”
242 30 36 Ku Ker Yol Rûm Sûresi Murat Derûni (1)

Abdulkerim Cili
6x“Vahdet ilmini o gerçek ilmi kendi kafanla almaya kalkarsın yani akl-ı cüzüyle anlamaya kalkarsın bunu da yapman mümkün değil diyor. Çünkü sana akl-ı küllden bir işaret gelmesi lazım, bir yardım gelmesi lazımdır. İşte bazı arkadaşlar biraz bazı şeyleri anladıktan sonra ben bu işi aklımla hallederim deyip bu hale yani dalalete düşerler.”
113 1 İ̇nsân-I Kâmi̇l

Terzibaba - Necdet Ardıç
6x“Ya’ni mertebe-i ervâh ve şehâdetteki ukül ve nüfusun parlaklığı, benim akl-ı küllümün fıkret ve idrâkinden cüzlerdir. Mertebe-i vahdetin hâiz olduğu kemâlâtı inşikâk ve infıtâr ile vücûd-ı hâricîde izhârı, benim hilkatim içindir.”
243 33 25 Kur Ker Yol Ahzab Sûresi Murat Deruni

Terzibaba - Necdet Ardıç
6x“...ldurup da âlemler meydana geldikten sonra, ayet-i kerimelerdeki ifadeler, mana âleminden madde âlemine inmiş ve madde âlemindeki oluşumlardan bahsetmeye başlamış olmaktadır. “Güneş ve ay hesaplıdır.”“ Onlar...”
En'âm Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç
5x“Evvele halka şeklinde yapılan zikrin işareti, “Halka” ne demektir, halka şekliyle yapılan zikrin işareti Vahdet-i Zat’iye Mihver-i merkezden geçen hat AHâdiyettir. Vahdet-i Zat’iyenin yani Zat’i vahdetin zuhuru olan AHâdiyet-i Zat’iye baplı olan Feyz-i Akdes, yani en mukaddes feyiz, Mukaddes Feyze tecellisinin suretini mürşid evvela yalnız olarak “fe’lem enne hü la ilahe illallah” diyerek zikre başlamasıyla gösterir.”
148 16 3 CD Sohbet Aras Sohbetler

Terzibaba - Necdet Ardıç
5x“------------------- “Allah Teâlâ”dan murad, vücud-ı mutlakın “mertebe-i vahdeti”dir. “Halkın ma’nâsı zuhur ve ızhardır.” Büyük bir beyaz inciden murad “hakikat-i insâniyye” mertebesi olan “akl-ı evvel”dir ki, buna “mertebe-i vahidiyyet” de derler. Akl-ı evvele “celâl ve heybet ile nazar” etmesinden murat, akl-ı evvelin, kaynağı gayriyyet olan “mertebe-i rûh”a tenezzülüdür.”
63 (İnci Tezgâhı)

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
5x“Paragraf: İmdi o, bir nisbetle halktır; ve o, bir nisbetle Hak'tır. (78) 18.Paragraf: Vücûd-ı Hakk'ın vahdeti ve kesreti acîb bir şeydir! (79) 19.Paragraf: İmdi vâki' olan kimdir ve vâki' olan nedir? (83) 20.Paragraf: Onu ta'mîm eden onu tahsis, tahsîs eden ta'mîm eyledi.”
186 Fusûsu’l-Hi̇kem

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
5x“Malum olsun ki uluhiyet yani mertebe-i vahdet, Vahidiyet mertebesi kendisinde isim ve resim olmayan mertebe-i ahadiyet ile mertebe-i esma ve sıfat olan bir mertebe-i mutavassıtadır. Orta mertebe vasıtadır. Ahadiyet mertebesi ile rububiyet mertebesi arasında uluhiyet mertebesi yani vahidiyet mertebesi vasıtadır.”
183 Fusûsu’l-Hi̇kem

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
5x“), gaflet uykusundan ibaret olan bu hayat içinde suver-i hissiyye-i hayâliyyede mütecellî olan Hakk'ı tahayyül tarîki ile müşahede etmek ve bu uykudan fenâ-fillâh ile uyanıp, bakâ-billâh sabahının infilâkı vaktinde, bu sûret-i kevniyye ve ecsâm-ı hissiyyede zahir olan Hak olduğunu, vahdet gözü ile temaşa edip onunla ta'bîr eylemektir. Bu zevk ile zevklenenler, ancak (s.a.v.) Efendimiz'in vârisleridir. Onun için Hz....”
184 Fusûsu’l-Hi̇kem

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
5x“Ondan sonra kezâlik bu şeyde üçe mensûb olan teklik zâhir oldu; ve o sebeble onun tarafından onun tekvîni ve vücûd ile ittisâfı sahîh oldu; ve o dahi onun “şey'iyet”i ve "işitme❞si ve Mükevvin'inin îcâd ile olan "emrine imtisâl"idir.”
Kelime-i Sâlihiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Fütûhiyye

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
5x“Bâğ-ı aşkta bâkî olan bir ahadiyet, dal ve ağaç ve gül yaprağı ve diken olarak gelmiştir. Vahdet perdesinin altından bir akis yaprak çıkıp, yüz bin vehm ü gümân perdesinde zuhûr etmiştir. Bir ayn-ı müttefik ve müttehid ki, onun gayrı bir zerre yok idi; zâhir olunca bütün bu ağyâr zuhûra geldi.”
Kelime-i İdrîsiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Kuddûsiyye

Abdulkerim Cili
5x“Sayı değerlerini toplarsak, (3+2+5=10) olur ki, “aşere-i kâmile” denir yani, on kemâl sayısısdır, tek sayıların bittiği çif ve sonsuz sayı değerlerinin başladığı makamdır. Ayrıca tevhid-i ve kesreti bünyesinde toplamıştır. (1) olması yönüyle tevhid/vahdet, ve ahadiyyet/tekliğini tenzihtir. (10) olması dolayısı ile de kesrettir/çokluktur ki buda teşbihtir.”
115 1 İ̇nsân-I Kâmi̇l

Terzibaba - Necdet Ardıç
5x“” olduğunu iyice anlayıp bu mertebede tam bir mutma- in/tatmin olanlardan olur. Hadiselere, kesret yani çokluk gözüyle bakan kişi, yazıyı kalemin yazdığını zanne der. Vahdet yani birlik gözüyle bakan ârif kişi ise, evvelâ kalemi, sonra kolu, sonra bedeni, daha sonra da, kafayı yani aklı görüp idrâk eder, ki yazının oluşmasında mutlak hakimiyet akıldadır.”
14 rfan mektebi Hakk yolu

Terzibaba - Necdet Ardıç
5x“...Hak’ladır bâzârımız Bâğ-ı vahdet goncasıdır dîde-i hunbârımız Fârığ-ı nakş-ı sivâyız azm-i Hak’tır kârımız Bakmayız rû-yı riyâya hüsn-i cânân görmüşüz Hırmen-i hubb-...”
16 Divan 3

Terzibaba - Necdet Ardıç
5x“Kayıtlı akıllılar tercüme ettiklerinden kayıtlı akıllarına göre ve beşer varlığının vehim ve hayel düşüncesi içerisinde o anlayış içerisinde yorum ve cevaplamaya çalıştıklarından Kur’an-ı Kerim’in aslı gerçek tevhidi hali gerçek vahdet hali ortadan kalkmış oluyor. Mûsâ (a.s.) ın karşısına çıkması firavnı bir bakıma sevindirdi, çünkü böyle zekive döneminde medeniyette ileri gitmiş bir Mısır toplumunu yöneten bu kişi...”
238 26 39 Ku Ker Yol Şu'ara Sûresi Murat Derûni

Terzibaba - Necdet Ardıç
5x“" [65] "Cudur (duvarlar), nefsin 'vehm'inden (kuruntusundan) ördüğü perdelerdir. Onun içinde 'rahmet' (vahdet), dışında 'azap' (kesret) vardır. Ama nefs, içeride olduğunu bilmez." [66] "Nefs, 'eşeddu rehbeten' ile hakikatten korkar.”
265 59 48 Ku Ker Yol Haşr Sûresi Murat Derûni

Terzibaba - Necdet Ardıç
5x“Allah’ın ezeldeki gayesi kendisinin bilinmesi idi, o gece bu bilinç Abdiyyet mertebesinden kemâlini buldu. Bütün mertebeleri kendinde topladığından “Tevhid vahdet” meydana geldi ve bütün bu oluşumları ümmetine hediye etti. Ve ümmetinin belirli gayretleri sonunuda Allah’ı müşahâde edebileceklerini ifade etti.”
37 53 ve-NECM-YILDIZ-SÛRESİ

Terzibaba - Necdet Ardıç
4x“O mertebe itibariyle kesret hakikatleri yaşandığından, kesrette de zıtlar toplanamadığından, yâni o devrede “kesrette vahdet” yaşanmadığından yeryüzünde hiç bir “mudil” isminin zuhur mahallinin kalması istenmemiştir. Ancak, Hakikat-i Muhammed-î de ise, bütün âleme rahmet olduğundan esmâ-i İlâhiyye’ye de rahmet vardır. Bütün esmâ-i İlâhiyye zuhurda ve faaldir.”
Nahl Suresi

Terzibaba - Necdet Ardıç
4x“” Halbuki bu korku yüzleşmesinde onların nefisleri vehmin azdırması ile rûhlarını kendilerine meyil ederek o şecere-i mel’ûnenin meyvesi olan tabiat zulmetine el uzatırlar. Böylece onların azgınlıkları büyük olur, yani vahdet vechi “yüzünden”kapanmaları ve perdelenmeleri artar. [66] T.B. Varlık ağacına bu dünya hayatında yalaşık “ene” ben-benim diye sahip çıkan nefsi emaresinin kontrolünde yaşayan için ahirindeki...”
247 37 40 Ku Ker Yol Saffat Sûresi Murat Derûni (1)

Terzibaba - Necdet Ardıç
4x“( ا ) “Elif” Cenâb-ı Hakk’ın “Vahdet”ine tekliğine, işarettir. Hüvviyyet’ini, tekliğini gösterir. Bilindiği gibi (Elif) (12) zâhir (1) bâtın nokta’dan-mertebe’den, meydana gelmiştir. ( ل ) “ Lâm” Lâhut, Ulûhiyyet âlemini ifade etmektedir. ( ر ) “Râ” harfi ise; Rahmâniyyet ve Rubûbiyyet hakikatlerini, rıza esmâsı’nın hakikatini anlatan harf’tir.”
Yunus Suresi

Terzibaba - Necdet Ardıç
4x“Bizler hayal ve vehmimizde aslı olmayan bazı varlıklar icad ettiğimizden ve bu varlıklara birer hayalî vücûd verdiğimizden, (lâm-elif) in hakikatini perdeleyip onu ( لا ) (lâ) yokluk zannediyoruz ve çalışmalarımıza bu anlayışla başlıyoruz ki; seyr-i sülûk’un sonlarına doğru (Allah) (c.c.) lâfzının ( ل ) ( ا ) (elif) (lâm) ı na ulaştığımızda idrak ediyoruz ki; baştaki ( لا ) (lâ) aslında (lâm-elif) imiş ve bütün...”
91 Bi̇i̇smi̇ Has, Selâm (13)

Terzibaba - Necdet Ardıç
4x“Rabb-ın Vahdeti Bizim; Kişi âlemlerde ve kendinde Râbb’ül Erbâb’dan başka bir şey olmadığı ve onunla var olduğunu anladığı andan itibâren hem kendini vahdet etmiş, hem de âlemleri vahdet etmiş yâni birlemiştir. Benliğimiz Ak; Ak beyaz demektir. Beyaz ise Ulûhiyetin ifâdesidir.”
179 13 Terzi-Elif-Terazi-Teradî-İrfan Mektebi-Kırk Seyir

Terzibaba - Necdet Ardıç
4x“Aşkını Ah.....ını Nuru Muhammediye olan aslına, Hakikat-ı Muhammedi teknesine binip vasıl olsa aslına, Vahdet deryasına şahid olmak, zatının Hu’suna koşmak aşıka sefadır. Hakikati ilahi güneşinin sevgilisi Nuru Muhammediyye baktıkça sufi, gariyetteki özünün sahibi muradını gönül pınarlarından taşırır.”
252 43 43 Ku Ker Yol Zuhruf Sûresi Murat Derûni

Terzibaba - Necdet Ardıç
4x“Ya’ni, canların cânı olan Hak Teâlâ’ya mensûb koku benim rûhum tarafına erişir; ve rûhum tarafından dahi o mihribân ve Rahîm olan yâr-i hakîkînin kokusu bu cismim ile berâber olan benim benliğime erişir. Ve eğer “cânî"deki “yâ” vahdet için olursa bundan murâd, rûh-ı küllî-i Muhammedî (s.a.v.) Efendimiz olur. Ya’ni, bir cânın ve rûh-ı Muhammedi'nin kokusu benim cânım tarafına erişir.”
Buruc Suresi

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
4x“...Ve bu mertebede “vahdet” Vâhid’in sıfatıdır, “zât”î değildir. Yani Vahid’in övgüsü, senasıdır, Zat’ı değildir. İkincisi de budur. Birincisinde hiçbir varlıktan söz ed...”
185 Fusûsu’l-Hi̇kem

Terzibaba - Necdet Ardıç
4x“Çünkü vahdet ilmini idrak etmiş olarak o kevserden içmiş olan kimsenin başka bir şeye, beşeriyet bilgilerine de ihtiyacı kalmayacağı da açıktır. Bu yönüyle baktığımız zaman kevserin bir havuz olduğunu görmekteyiz. Kevsere nehir yönü hükmüyle baktığımızda ise işte burasının batını itibariyle nesille ilgili olduğunu görmekteyiz.”
258 44 45 Ku Ker Yol DUHAN Sûresi Murat Derûni

Terzibaba - Necdet Ardıç
4x“"Allah Teâlâ’dan murâd vücûd-ı mutlakın mertebe-i vahdetidir. "Halk"ın ma'nâsı " zuhûr ve ızhâr "dır. "Büyük bir beyaz İnci’den murâd " hakîkat-i insâniyye " mertebesi olan "akl-ı evvel “dir ki, buna "mertebe-i vâhidiyyet" de derler.”
Gökyüzü İnsanları Araştırması 2

Terzibaba - Necdet Ardıç
4x“Deniz ise, Vahdet irfâniyet ilmi, ma’nâ âlemidir. Ayrıca kara, fiziki bedenimiz, deniz ise ruhâniyet yönümüzdür. Yani karada ve denizde onları insân-ı kâmil Terzi Baba mazharından taşıdık. Onları İlâh-î yaşam gıdaları ile besledik. Ve onları diğerlerinden üstün kıldık.”
39 Terzi Baba 2

Terzibaba - Necdet Ardıç
4x“) vahdetin tam kemalli zuhur mahallidir. Ve Onun ikincisi ve mertebesinde müşterek olanı yoktur. Âlem de devr eden Ahadiyyet “elif-i” (vücüb – vacib) Vahidiyyet “mim-i” (imkân’dır.) Ve bu mim O elif-in Aynası’dır. Ve sûret-i âlem-e sûret-i Âdem kaynak olmuş ve sûret-i Âdemiyyenin dahi en kemalli sûret-i, sûret-i Muhammediyye’den istifade etmesiyle olup, imkân “mim-i” ile Ahadiyyet “elif’i” ni (cem) etmiş-toplamıştır...”
35 1 Fâti̇ha-Sûresi̇

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
4x“Çünkü hadis-i şerifte يُقْبَضُ عَلَى مَا كَانَ عَلَيْهِ [İnsan ne hâlde olursa, o hâl üzere canı alınır.] buyurulur. Ve كَانَ [kane] “harf-i vücûdî”dir. Onun zamâna delâlet etmesi ancak karâin-i ahvâl sebebiyle olur. Şu hâlde كَانَ [kane] bir sıfatın mevcûdiyetine delâlet eder.”
Kelime-i Mûseviyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Ulviyye

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
4x“) insan fertlerini erbab-ı müteferrikadan Rabbül Erbab olan Allah ismi caminin terbiyesi altına dahil etmeye çalışırlar. Yani peygamberlerin gelmelerindeki esas gaye insanları kesretten kurtarıp vahdet alemine yani tevhide yani Allah ismi camisinin zuhur mahalli olmaya davet ederler. Biz sadece peygamberler Allah’a davet ediyorlar diyoruz ama Allah esmasının gerçek manadaki faaliyetine davet ediyorlar sadece Allah...”
188 Fusûsu’l-Hi̇kem

Terzibaba - Necdet Ardıç
4x“Kesrette vahdettir. Bu dünya zuhurat-ı bir başka zekât malı olarak ta tecelli edebilirdi. O zaman hurmanın vahdette kesret yani çoklukta birlik olması sebebi de işin içindedir. Bir ayrı konuda Efendimiz (s.a.v.) biz sadaka (zekât) yemeyiz derken kendisi ve Ehl-i Beyti kastetmiştir.”
Enfal Suresi

Terzibaba - Necdet Ardıç
4x“Cenâb-ı Hakk’ın açtığı bu kapılar Zâtının içerisine merkeze çeken bir oluşumdur ve bundan daha büyük bir nîmet tasavvur etmek mümkün değildir, Hakk sohbetleri çok yapılır fakat vahdet sohbetlerini karşılayacak hiçbir şey düşünülemez ve bu çok özel bir nîmettir. İslâmiyetin ilk dönemlerindeki o zorlukları çıkarıp onlara büyük eziyet çektirenlerden de eser kalmış değildir, bunlar Cenâb-ı Hakk’ın en büyük...”
43 5 Mâi̇de-Sûresi̇

Terzibaba - Necdet Ardıç
4x“Daha da önemlisi, bu ayırma, "Vahdet" (Birlik) içindeki "farklar" ın (kesret) ortaya çıkmasıdır. Herkes, ilâhî isimlerden kendinde tecelli eden ve kendisinin nasıl "kesb" ettiği (sahiplendiği) hakikatin suretine bürünür. Nefs-i emmâre ile nefs-i kâmile, birbirinden ebediyen ayrılır.”
266 60 49 Ku Ker Yol Mümtehine Sûresi Murat Derûni

Terzibaba - Necdet Ardıç
4x“A’yân-ı Sâbite : Vahdet’in yaygın halidir. A’yân-ı Sâbite : Gayb âleminin tafsilidir. A’yân-ı Sâbite : Cemal Sûretlerdir. A’yân-ı Sâbite : İsimlerin ve sıfatların eserleridir. A’yân-ı Sâbite : Yüce Hakk’ın malumatıdır. A’yân-ı Sâbite : Yüce harflerdir.”
Vahiy ve Cebrâîl

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
4x“Ya'ni ârif-i muhakkik Hakk'ı, ahadiyyet-i zâtiyyesi ve hakîkat-i vâhi-desi itibariyle taayyünâtın kâffesinden tenzîh eder; ve âlemin sûretlerinde zuhûru ve tecellîsi ve ism-i Zâhir cihetinden âlem Hakk'ın hüviyeti olma-sı itibariyle de teşbîh eder; ve Hak hakkında bu sûretle tenzîh ve teşbîh beynini cem'eder; ve şu hâlde Hakk'ı, muktezâ-yı tenzîh olan butûn ve vahdet; ve teşbîhin muktezâsı olan zuhûr ve kesret...”
Kelime-i Nûhiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Subbûhiyye

Nusret Tura
3x“Ama Âdem iki kısımdır: Biri insan sûretine erişmiş âdem, diğeri o sûretlerin içinde kendini idrak eden âdem-i ma’nâ ki namaz kılarken ayakta (elif), rukûda (dal), secdede (mim) şekillerini tekrarlayarak, âdemlîğini vücud ile de itiraf ederler. İnsan bu demektir. Ma’nâsı göz bebeği; yani kâinat bütün devir hareketleriyle, varlıkları ile çalışmış çabalamış öz olarak o insanı vücuda getirmiş, demek olduğunu bilen,...”
163 1 Esmâ’ül Hüsnâ

Terzibaba - Necdet Ardıç
3x“Bu bahsi biraz îzâh edelim: Ma'lûm olsun ki, "ulûhiyet", ya'nî mertebe-i '"vahdet", Vahidiyet, kendisinde isim ve resim olmayan "ahadiyyet" mertebesi ile esmâ mertebesi ve sıfat olan "vâhidiyyet" arasında bir mertebe-i mutavassıtadır. Ve bu ulûhiyet mertebesi rubûbiyyet-i mutlakayı îcâb eder. Şimdi deniyor ki Uluhiyet Ahadiyet mertebesi ile yani ilah Uluhiyet, Ahadiyet mertebesi ile vahidiyet mertebesi arasında bir...”
Ala ve Gaşiye Sreleri

Terzibaba - Necdet Ardıç
3x“Bu hakîkatlere tam bir fiiller mertebesi düzeyinden baktığımızda bunları anlamamız, vahdeti anlamamız, tevhidi anlamamız ve müslüman olmamız da mümkün değildir. Esmâ ve sıfat mertebelerine aşama yapıyor ve oradan bakabiliyor isek ancak bu meseleler çözüm yoluna girer. Bizlerin olduğumuzu zannettiğimiz müslümanlık hayâlimizdeki vehmimizdeki müslümanlıktır, âhirette bize en başta sorulacak olan “O sizinle beraberdi...”
58 MİR’AT-ÜL İRFAN ve ŞERHİ

Terzibaba - Necdet Ardıç
3x“O zaman vahdet, birlik oluşmamış olduğundan muhabbet ortaya gelmemiş olmaktadır. İşte bu tür şeylerin değişmesi mümkün değil. Hem sûri ifadeleri bakımından hem de mâ’nâlarındaki ifadeleri bakımından. Çünkü “lâilâhe illâllah” kelimesini hiçbir beşerî lisânda karşılığını bulmak müm-kün değildir.”
65 Reşahat Ayn-EL Hayat

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
3x“Ya'ni emsâl ve ezdâd kalkıp "vahdet-i vücûd" zâhir olduğu vakit, ancak Hak bâkî kalır ve âlem fânî olur; çünkü âlem kesreti iktizâ eder. Vahdet-i vücudun zuhûrunda ise kâin, ya'ni âlem bâkî kalmaz.”
Kelime-i İsmâiliyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Aliyye

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
3x“" Ya'ni "Hak Teâlâ kalbe sığdığı vakit, O'nunla beraber mahlûkāttan O'nun gayrısı sığmaz” kelâmının ma'nâsı budur ki: Hak, ahadiyyet-i zâtiyyesi sûretiyle kalbe tecellî edip, bu tecellî-i zâtînin nûru vech-i kalbi kaplayınca, cemâl-i vahdetin zuhûru indinde, artık başka bir şey görmek mümkin değildir. Zîrâ nûr-i vahdet zâhir olunca, kesret mahvolur. Ni- tekim güneşin tulûu hîninde, onun galebe-i envârı hasebiyle,...”
Kelime-i Şuaybiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Kalbiyye

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
3x“Buna "feyz-i akdes" ta'bîr ederler; ve Hakk'ın bu tecellîsi ile “mertebe-i ilm"e tenezzülü mertebe-i esmâ ve sıfât, vahdet ve ulûhiyet mertebesidir. Ondan sonra zât-ı Hakk'ın her bir mertebeye tenezzülü, bu mertebe-i ilimde hâ- sıl olan esmâsının sûreti üzerine olur.”
Kelime-i Şîsiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Nefsiyye

Terzibaba - Necdet Ardıç
3x“Hareminde hiç gayrı yok, Zâhirle bâtın arası. Zâhirinde de bâtınında da arasında da gayrı yok, ama vahdet gözlüğüyle bakarsan yok! Kesret gözlüğüyle bakarsan hepsi ayrı, gayrı herkes bir telden çalıyor. Tek gözlükle bakarsan Hakk'tan başka bir şey müşahede edemezsin.”
168 31 Sohbet aras sohbetlerden se meler yeni

Terzibaba - Necdet Ardıç
3x“Bu yemekler vahdet yemekleri yenen yerlerde irfan sofraları"dır . “ İz- -T-B- ” Kim ki bu talepte kendi bulunan hüviyet yönünün hakikati ile talepte bulunuyorsa, “Hüve” ile yani Ahadiyetin hüviyet yönü ile bilici ve işiticidir. Bu hüveden, hüvesine olan taleptir.”
237 29 35 Ku Ker Yol Ankebût Sûresi Murat Derûni

Nusret Tura
3x“Vahdeti vücûdun idrâki buradan başlar. Hıristiyanlar ve bunlara uyanlar, bu ilme panteizm derler, tevhid ilmi diyemezler. Çünkü arapçadır. Akılları ermez, bilmezler ki kendileri de o deryânın birer katresidirler. Aziz kardeşlerim.”
85 Karagün Dostuyum (ii)

Terzibaba - Necdet Ardıç
3x“İlk Âyette geçen “esrâ” kelimesinin Lâtin harfleriyle Ebced sayı değeri (262) dir (2+6+2= 10 ) sıfırı ayırdığımızda (1) kalıyor ki, bu da “Vahdet” tir. “esrâ” ( اسرى ) Arapça harfleriyle Ebced sayı değeri ise (283) tür. Kendi içinde toplarsak, (2+8+3= 13) tür ve görüldüğü gibi hayrettir.”
38 17 İ̇sra-Sûresi̇

Terzibaba - Necdet Ardıç
3x“Dünya zaten tabiat zulmetinde yoğun olduğundan bunu da var zannetmek Nûr’a en büyük perdedir ve Veli ismi dışında başka türlüde bu zulmetten Nûr’a çıkmanın imkân ve ihtimali yoktur, hafız ol her gün bir hatim oku, burasını bin defa oku bunun tahakkuku mümkün değildir okumanın o mertebedeki kazancı neyse onu kazanırsın orası ayrı konudur. [55] “ İz- -T-B- ” "Zulümât, nefsin 'ene' (benlik) perdesiyle Hakk'ın vahdet...”
263 57 46 Ku Ker Yol Hadid Sûresi Murat Derûni

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
3x“İmdi Hak vücûduyla abdin sûretinde müteayyin ve mütekayyid olmak- la onu üstünden it'âm ederek hıfzeyler; ve abdin vücûdu Hakk'ın vücû- duna muzâf olan bir vücûd olup, Hak onun içi ve bâtını olmakla onu tahtından it'âm ederek hıfzeyler. Eğer Hak abdi fevkinden ve tahtından it'âm ederek hıfz [19/9] etmemiş olsa ma'dûm olurdu.”
Kelime-i Eyyûbiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Gaybiyye

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
3x“...ûdu ise nisbî ve i’tibârîdir. Ve bu mertebede “vahdet” Vâhid’in na’tıdır, “zât”ı değildir. Üçüncüsü:“Ahadiyyet-i ef ’âl”, [10/2] ahadiyyet-i te’sîrât ve müteessirâttı...”
Kelime-i Hûdiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Ehâdiyye

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
3x“...Hak olduğunu, vahdet gözü ile temâşâ edip onunla ta’bîr eylemektir. Bu zevk ile mütezevvik olanlar, ancak ( ) Efendimiz’in vârisleridir. Onun için Hz. Şeyh (r.a.) bu...”
Kelime-i Yûsufiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Nûriyye

Nusret Tura
3x“Nehir sûkünet bulmuş, zalimler affa uğramış, kurtulmuşlardı. Mansur, tam vahdet ehlidir. Aşk ile doğmuş, aşk ile yaşamış, aşk ile bu kadar fedakârlığa katlanmış, ruhiyle beraber aşkını da sahibine teslim etmiştir. Suları teskin eden o hırkada vücut kokusu, ter ko- kusu değil gül kokusu, aşk kokusu vardı.”
84 Hikâyeler – Vecizeler – Atalar sözü

Terzibaba - Necdet Ardıç
3x“Burası sıfat mertebesinin bittiği ve zat mertebesine geçişi simgeler. Bundan öteye Cebrail de olsa geçemez ve yanarım der. Çünkü vahdet teklik gerektirir orada ondan başkası olamaz. Denilirse ki peygamber efendimiz orada idi ve rabbi ile görüş ozaman bu ikilik olmuyor mu.”
256 32 Ku Ke Yol Secde Suresi Muharrem Avan

Terzibaba - Necdet Ardıç
3x“Vücûd varlığı da bunları kapladığından ikinci karanlık içerisindedir. Vücûd varlığını da nasıl ki; suyun, içindekilerini kapladığı-sardığı gibi, oksijen deryası kaplayıp sarmaktadır. Bu da üç üncü karanlıktır.”
Kalem Suresi

Terzibaba - Necdet Ardıç
3x“Hakiki vücud, hakiki imkana zattır, hakikat herhangi bir şeye döndürülemez. Öyle ise Vahdet-i Vücut, ne demektir dersen, evet Vahdet-i vücud: (Vahdet-i vücud-i vacip) manasınadır ki: La ilahe illallah, ül Vahidil kahkar gibi nice ayetlerle sabit, aklen ve naklen delillerine nihayet yoktur.”
08 Tuhfetul Ussaki

Terzibaba - Necdet Ardıç
3x“Daha önce seyri sülûkunda Allah’ın beytini KÂ’BE’yi tavafı öğreniyor ve yaşıyor. O öğrendiklerine ise, burada haremde mühür vurduruyor. Ayrıca irfaniyetin değerini vahdet ve tasavvuf eğitiminin ve bunları bize bahşeden pirimizin büyük bir nimet olduğunu idrak ettim. Orada o zaman diliminde kendisinin yanında bulunmamın onun himmetiyle olduğuna da hiç şüphe etmedim.”
108 3 Ru ya Mana Alemi Terzi Baba ile ilgili zuhuratlar

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
3x“Yani Celali isimlerdendir, Ve bu vahdet (teklik) Yahya (a.s.)da dahî mevcûd olup onun ismi ve sıfatı ve sureti ve ma'nâsı ona aykırı, ters değil idi. Yani Kahhar esması tevhidi getiriyor, birliği getiriyor, Vahidiyeti getiriyor, ama burada dört değişik halinden bahsediliyor.”
190 Fusûsu’l-Hi̇kem

Terzibaba - Necdet Ardıç
3x“Museviyet tenzih mertebesi, Kelimullah, Ef’al tevhidi Halilullah, mertebesi, ama Muhammedür rasulullah, Muhammed Habibullah tevhid Vahdet oluşmuş oluyor. Ef’al, Esma, Sıfat, Zat yani bunlar namazın içindeki mertebelerdir. “Bir” rakamından nasıl bütün rakamlar çıkıyor, iki tane 1’i yan yana koy 2, üç tene koyarsan 3, ama hepsi 1’in tekrarından ibarettir.”
134 2 2000 1 CD Sohbet Aras Sohbetler

Terzibaba - Necdet Ardıç
3x“Hurma dışı meyvası ve içinde bir çekirdeği vahdette kesret, çokluktaki birliği ifadesi sîfat tecellisi ve tatlı olması ile cennetteki sıfât tecellisini ifade etmektedir. Gök ise gönül göğü ve zât tecellisidir, varlığımızda oluşan bu sıfât tecellisi kaynağı ve aslı olan zâti tecelliye doğru uzanmaktadır. (Murat Derûni) ---------------- رِزْقًا لِّلْعِبَادِ وَأَحْيَيْنَا بِهِ بَلْدَةً مَّيْتًا كَذَلِكَ الْخُرُوجُ...”
254 50 32 Kur Ker Yol Kaf Sûresi ve Mustafa Hilmi Sâfî Hz. Murat Deruni

Terzibaba - Necdet Ardıç
3x“Gökleri dumandan ve yeryüzünü onun köpüğünden halketti. Şimdi onun arşı su üzerinde vâki oldu.” “Allah Teâlâ”dan amaç, mutlak vücûdun “vahdet mertebesi”dir. “Halk”ın ma‟nâsı açığa çıkma ve açığa çıkarmadır. “Büyük bir beyaz inci”den kasıt “insâniyye hakîkati” mertebesi olan “ilk akıl”dır ki, buna “vâhidiyyet mertebesi” de derler.”
236 24 24 Kur Ker Yol Nûr Sûresi Murat Deruni

Terzibaba - Necdet Ardıç
3x“” Vahdet yaşantısında “Güneş” “Hakikat-i İlahiyeyi”, “Ay” “Hakikat-i Muhammediyye” yi, “yıldızlar” ise, “Hakikat-i Beşeriyyeti” ifade etmektedir. Bunların her birerlerimizde faaliyete geçmeleri, gönül fezamızın irfaniyet yönünden faaliyete geçmesi demektir.”
261 54 44 Ku Ker Yol Kamer Sûresi Murat Derûni

Terzibaba - Necdet Ardıç
3x“Zeytin ezildiğinde çıkan yağı tek olarak bütün zeytinleri içerisinde barındırmaktadır ki, kesrette vahdet’in ifâdesidir. Kesretten vahdete ulaşabilmek için biraz zaman geçmesi lâzımdır. Zeytin başlangıçta biraz acı ve yeşildir, hamdır, toplandığı gibi hemen yenmez, bir müddet kapalı yerde bekletilmesi lâzımdır ondan sonra belirli işlemlerden geçirilip yenecek hale gelir.”
68 1 Namaz-Sûreleri̇

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
3x“Zîrâ insân-ı kâmil, vücûd-ı mutlakın cismânî ve nûrânî yani hem zahir hem de batın ve vahdet ve vâhidiyyet mertebelerinin hepsini câmi'dir. Ve bu mertebe zât-ı mutlakın en son tecellîsi ve en sonuncu libâs-ı taayyünüdür. Yani sonuncu meydana çıkma elbisesidir.”
187 Fusûsu’l-Hi̇kem

Terzibaba - Necdet Ardıç
3x“...Vahdet oluşmuş oluyor. Ef’al, Esma, Sıfat, Zat yani bunlar namazın içindeki mertebelerdir. “Bir” rakamından nasıl bütün rakamlar çıkıyor, iki tane 1’i yan yana koy 2,...”
147 15 2 CD Sohbet Aras Sohbetler

Terzibaba - Necdet Ardıç
3x“İşte bu isteklere binâen, Hak da isimlere rahmet olarak ahadiyyet mertebesinden vahdet mertebesine tenezzül buyurmuştur. Bundan dolayı Hak, bu mertebede "ulûhiyyet" sıfâtıyla vasıflanmış olur. Ve ulûhiyyet, ilâhî isimlerin ilmi sûretler ile taayyünü mertebesi olan vâhidiyyet mertebesine tenezzül edince bu mertebede, bir olan vücût isimler ile taayyün etmiş olur.”
Saf Suresi

Ahmet Avni Konuk
3x“Sonra esfel-i sâfilîne reddettik" buyrulur. İmdi vahdet-i vücûd-ı ilâhiyyeyi ve rubûbiyyet-i mutlakayı ve sübût-ı Hakk'ı kısa bir zamandan ibaret olan bu hayât-ı dünyeviyyede bu akıl ve idrâk sayesinde tasdîk ve ikrar et! Eğer nefsinin inâdından dolayı bu tasdîk ve ikrardan imtina' edersen pek uzun olan hayât-ı uhreviyyede türlü türlü terbiye-i azâbiyye ile sana bu tasdîk ve ikrârı yaptırırlar.”
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9

Nusret Tura
3x“Evet, vahdet-i vücûd’da “her varlıkta Hakk’ın zuhûru vardır; en ufak zerre dahi bu saltanat sahibinden uzak değildir ve Hazreti Allah da tam manâsıyle Efendimizden zâhir olmuş ve yine onda gizlenmiştir; ama mertebelere vâkıf olmak ve riayet etmek de lâzımdır. Her varlığın kemal noktası, nûr-u Muhammedî’den hissesine düşen miktar kadardır.”
82 Mektuplarda yolculuk M.Nus Tura

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“(24) Hu Ahmedin Vahdeti An ve An Allah, Nûr Âlîm… “Hu, Ahmedi, Vahdet”, birlik muhabbet perdesi ile örtmüş “küntü kenzen mahfiyen” ben gizli bir hazîneyim demiştir. An ve An yani Hazreti Âlî nin dediği gibi “El an” Allah var idi onun ile hiçbir şey yoktur.”
174 11 Ku Ker Yol Mutaffifin Suresi

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“B İ R İ N C İ T U R Bir kimse kendi cisminde, bedeninde tasarrufu olan cüz’i ruhunun varlığını idrak edip anlarsa, birinci tura dahil olur, ki buna Nefs-i natıka yani konuşan nefis derler. Vahdet, ehli katında; nefs, kalb, ruh, akl, sırr; hepsi tekdir, ancak sıfatı değiştikçe birer itibarî suret ve isim alır, derler. Nefs-i natıka, cisim ve cisme mensup arazdan değildir.”
Lübbül Lüb

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“O ilim başka ilim vahdet ilmi tevhid ilmi Allah ilmi başka ilim işte biz Allah ilmi ile şeriat ilmini birbirine karıştırıp şeriat ilmini Allah ilmi zannetmişiz, yani İlahi ilim olarak şeriat ilmini zannetmişiz.”
143 11 6 CD 2002 Sohbet Aras Sohbetler

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“Böylece onların azgınlıkları büyük olur, yani vahdet vechi “yüzünden”kapanmaları ve perdelenmeleri artar. Şimdi; ey bu hikmet ve hakikatleri anlamak isteyen kimse! Kûr’ân-ı Keriym mâzideki Âdem ve Havvâ’dan değil, bizim her günkü hallerimizden bahsetmektedir.”
15 6 Pey 1 Hz. dem

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“O da budur ki, ulemâ-i zâhire; “eşyâ- da necâset ve bevl ve şâir eşyâ-yı hasîse vardır, binâenaleyh Hakk’ın zâtı eşyaya sârî olmak lâzım gelse, hâşâ ki Hakk’ın bunlara da sereyânı lâzım gelir" deyip, muhakkıkların mu’tekadı olan vahdet-i vücûdu inkâr ederler; ve eser olan bu eşyâdan tenzîh ettikleri Hakk’ın zât-ı müessiresini isbât ederler. Hz. Pîr burada işâret buyururlar ki: “Ey âlim-i zâhirî! Mâdemki eser-i ilâhî...”
Tevbe Suresi

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“Vahdet gözüyle bakıldığında ortada görülecek ayrı bir varlık kalmaz. Genel olarak bakış açılarını dört şekilde belirtebiliriz, Ef’âl âlemi îtibarıyla yani yaşanılan âlemin kanunları üzere bakış. Esmâ âlemi îtibarıyla, Sıfât âlemi îtibarıyla, Zât âlemi îtibarıyla.”
50 76 İ̇nsan Sûresi̇

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“Bundan dolayı işin Hakk'a dönüşü hükmünü genelleştirip işin hepsi yânî övülmüşü ve kötülenmişi, Hakk'a döner buyurdu. Çünkü vücûd içinde mevcûd olan eşyâ, ya övülmüş veyâhut kötülenmiş olur. Bu iki halden başka üçüncü bir şey olması ihtimâli yoktur.”
169 10 bretlik bir hik ye daha Usta dan ra na tavsiyeler

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“Biz burada namaz hocası kitaplarında belirtilen, namaz nasıl kılınır? şekli ile değil de; namazın daha ziyade ortaya çıkmamış olan manevi ve iç yönü, vahdet yönü ile ilgili kısımlarını ele almak istiyoruz. Cenab’ı Hak müsaade ettiği, aklımızın erdiği kadar inşeallah açıklamaya çalışacağız.”
05 Salat

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“Bu bakış, kesret âlemi ne dair bir perspektiftir. Ancak vahdet âlemi bundan daha yüce bir mertebedir; orada fâil, fiil ve müsebbeb ayrımı ortadan kalkar. Diğer yandan Hakîm isminin esmâ-i hüsnâ içinde yer alışı bazı itabarlar sebebiyledir.”
259 45 CÂSİYE SURESİ Abdürrezzak Tek (son)

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“Temrinlerle uğraşan kimsenin çok uzun seneler ömrü olsa bile teklik vahdet, sahasına ayak atması mümkün değildir. Bizim yolumuz nefsin beşeri ihtirasları ile uğraştırmak değil doğrudan Hakk-ın tekliği üzeredir. T.B. ------------------- lazım düşünmeniz lazım yani bu minvalde yani mesela namazlarınıza dikkat etmek.”
Bir Salikin Seyr Yol Hikayesi

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“” Halbuki bu korku yüzleşmesinde onların nefisleri vehmin azdırması ile rûhlarını kendilerine meyil ederek o şecere-i mel’ûnenin meyvesi olan tabiat zulmetine el uzatırlar. Böylece onların azgınlıkları büyük olur, yani vahdet vechi “yüzünden”kapanmaları ve perdelenmeleri artar. Şimdi; ey bu hikmet ve hakikatleri anlamak isteyen kimse!”
158 26 Sohbet aras sohbetler

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“O yol üstünde yalnız olmak : Bütün isimleri kendinde toplamaya çalışması ile kesrette vahdet kendi tekliğinde olmak Çorba pişirmek : Yeni alınan malzemeler ile çorba aşı yapmak. Orta yaşlı birinin çorba istemesi : Yaptığınız çorbadan yani “manevi çorbadan” bir başkasına da fayda sağlamak.”
Kevkeb Yıldız

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“O ilim başka ilim vahdet ilmi tevhid ilmi Allah ilmi başka ilim işte biz Allah ilmi ile şeriat ilmini birbirine karıştırıp şeriat ilmini Allah ilmi zannetmişiz, yani İlahi ilim olarak şeriat ilmini zannetmişiz.”
141 9 2002 5 CD Sohbet Aras Sohbetler

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“Zeytinden kesrette vahdet biraz ekşi, zeytin acı ama cennetteki karşılığı olan hurma tatlıdır, neden? Biraz acı ve hem de üzerinde işlem yapılması gerekiyor. İşte nefsimizin eğitilmesi gerekiyor, nefsimizi temsil ediyor, zeytin başlarda sertliği ve acılığı ile bazı işlem ve terbiyeden geçerek, biraz da zamana bağlı olarak, siyahlığı ile kendi kemaline ulaşmış oluyor.”
253 49 41 Ku Ker Yol Hucurat Sûresi Murat Derûni

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“İşte Cenab-ı Hakk, Akl-ı Kül’ün gölgesi olan Nefs-i Kül’ü Akl-ı Kül ifadesi ile Âdem’i Nefs-i Kül ifadesi ile Havva’yı tek bir varlık olarak halk etti, çünkü dinimiz vahdet dini kesret dini değil tek her yerde bu teklik geçerlidir. Ve işte bunu bir kendinde olmadığı gaflette olduğu uykuda olduğu ve yakaza halinde olduğu bir yerde o gölgeyi kendisinden yavaşça ayırdı. Bakın aynini karşı eş olarak ikiye çevirdi...”
139 7 4 CD 2001 Sohbet Aras Sohbetler

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
2x“İmdi sen bu tenbîh-i rûhiyye-i ilâhiyyeye bak ki ne kadar latîf ve rakîktir! Ya'ni "cem' ile fark" ve "tahdîd ile tenzîh" ve "kesret ile vahdet" ve "dıyk ile si'a” [15/92] ve “isbât ile nefy” ve “kurb-i nevâfil ile kurb-i ferâiz" tenbîhine mübtenî olarak rûhî ve ilâhî olan Îsâ (a.”
Kelime-i Îseviyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Nebeviyye

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
2x“Birisi o küpe düştüğü vakit, sen ona kalk desen; ya'ni mertebe-i vahdete vâsıl oldukda, sen ona bu mertebe-i hüviyyetten ayrıl, kalk beşeriyete çık desen, şevkinden o sana: “Küp benim, ya'ni vahdetin küpü ve hüviyetin nûru benim. Sen başkasın diye bana levm etme!”
Kelime-i İbrâhîmiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Müheymiyye

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“------------------------ Bahar içre baharım ben, heyulâyı cihanım ben, Aşk derdine devayım ben, beni kaldır gör Allah’ı Zaman içre zamanım ben, mekân içre mekânım ben, Vücûd içinde cânım ben, beni kaldır gör Allah’ı Gözünde nokta-i nûrum, özünde inleyen rûhum, Günün her vakti sarhoşum, beni kaldır gör...”
87 İ̇lâhîler - Derleme
Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“Ne zaman ki, Sultan Mahmud denilince, Ayaz akla geliyorsa vahdettir artık. Yine de Sultan Mahmud, Sultan’dır. Ayaz ise Sultan’la Ayaz olmaktadır. İşte şimdi bura da sorumuz başlıyor. Acabâ o genç te aynı onlar gibimi davrandı, yoksa onların tam tersimi! Yâni elması kırdımı?”
27 Gen ve elmas dosyas

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“Bir başka yönden, tafsîl edilmiş olması, kesretteki vahdetin ifâdesidir. 12-Yûsuf Sûresi: “ Bunlar apaçık kitâbın ( Kitâbil Mübîn ) âyetleridir .” Kitâbın apaçık olması, ilâhî hakîkatleri âdeta bir tercüman gibi insânın idrâk seviyesine getirip açıklamasına işârettir.”
Hicr Suresi

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“2012 Sohbet: 12) Bugünkü sohbet mevzuumuz yine genelde olduğu gibi tevhid-i ilahi yani vahdet hakkındadır. Daha evvel yapılan sohbetler bilindiği gibi aynı istikamette Cenab-ı Hakkın varlığını, birliğini, tekliğini idrak etmemiz, bu anlayış içerisinde de bizim yerimiz nedir.”
157 25 sohbet aras sohbetler

Canan Çalışkan
2x“Bu yıllarda Abdullah Salâhî Uşşâkî’nin vahdet-i vücûdla ilgili yazdığı “Miftâhu’l Vücûd” isimli eserini ve İbn Sîna’nın ölüm korkusundan kurtulma, namaz, hüzün, kan alınacak damarlar, yolculuğa çıkacak kişinin tıbbi açıdan nelere dikkat etmesi gerektiğiyle ilgili risalelerini tercüme etti.”
Terzi Baba’nın Tasavvuf Anlayışında Namaz Kavramı

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“İşte Cenab-ı Hakk, Akl-ı Kül’ün gölgesi olan Nefs-i Kül’ü Akl-ı Kül ifadesi ile Âdem’i Nefs-i Kül ifadesi ile Havva’yı tek bir varlık olarak halk etti, çünkü dinimiz vahdet dini kesret dini değil tek her yerde bu teklik geçerlidir. Ve işte bunu bir kendinde olmadığı gaflette olduğu uykuda olduğu ve yakaza halinde olduğu bir yerde o gölgeyi kendisinden yavaşça ayırdı. Bakın aynini karşı eş olarak ikiye çevirdi...”
138 6 2001 4 CD Sohbet Aras Sohbetler

Ahmet Avni Konuk
2x“* * * Bu hikmetin tavzîhi için bir mukaddeme lazımdır: Vücûd-ı hakîkî-i Hak, “ahadiyet”, “vahdet”, “vâhidiyet” mertebelerinde vitriyet üzere olup, libâs-ı gayriyyetle mertebe-i rûhiyyete tenezzülünde şef ’iyetle muttasıftır.”
Kelimeyi Museviye TB. ŞErhi

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“[21] Yukarıda anlatılan “Nefsi Benlik” , “İzâfi Benlik” , “İlâhi Benlik” denilen Ef’âl, Esmâ, Sıfât mertebesi benliklerini cem edilebilirse yani bunların aslında “Zât-i Benliğe” bağlı olduğunu anlayabilir ve bunu kendi bünyesinde vahdet edebilirse “Cem’ül Cem’ül Cem ile Hüdâ nın kapıları feth olur”. [22] Ef’âl, Esmâ, Sıfât bir edilirse bu da Hüdâ olur, Hüdâ da zâten pâdişâhtır. Pâdişaha bütün kapılar açılır....”
Tarık Suresi

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
2x“Ancak kuyûddan mutlak ve şâhid ve meşhûd vahdeti ile mevsûf olan insân-ı kâmilin ayn-ı câmiasında, kâffe-i a'yân mündemic olduğundan, o zât-ı devlet-simât kendi “ayn”ında, cemî'-i a'yânı müşâhede eder. Zîrâ Hakk'ın ilmi, insân-ı kâmilin ilmidir; ve O'nun zâtı hulûl ve ittihâd olmaksızın, insân-ı kâmilin zâtıdır.”
Kelime-i Üzeyriyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Kaderiyye

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“” ********** Demek ki kişi Mûsevîyyet mertebesine geldiğinde bu şekilde ihtiyaçları oluyor. Dili peltek oluyor, yani tam bir Muhammedîyyet düzeyine ulaşım olmadığı için vahdet hakîkâtlerini tam olarak anlatamıyor. Anlatabilmesi için kendisi gibi bir yardımcı istiyor. Ve samimi olan bu istek neticesinde kendisinin talebleri veriliyor, yeterki bizler istemesini bilelim.”
57 20 TÂ HÂ Sûresi̇

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“Kalır bir zaman fenada, Daim olur bu huzurda, Bulunur fena fillah'da, Rasule iki defa gelinir. Bilemez kişi kendini, Doldurur da Hak bendini, Artırır vahdet ilmini, Resule iki defa gelinir. İkide döner dünya ya, Sırdaş olur Kibriya ya, Benzemiş'tir Mustafa ya, Rasule iki defa gelinir.”
02 Hacc Divan

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“Hakkın sevgili “Nakışçı” hanımla siz Muhterem hocamı karşıma çıkarıp, Vahdet bilgilerini sizlerin kanalıyla bana lutfedip, o kırık gönlümün eskisinden çok daha güzel bina edileceğini nasıl tahmin edebilirdim ki? Bilseydim herhalde o zamanlar çok üzülmezdim. Muhterem hocam, 53 yaşında bu muhteşem eserle tanışmak nasib oldu. Allah izin verirse Eylül başına kadar burada olmak istiyorum.”
172 6 Ru ya Mana Alemi Tuzak Mekr Hileli Zuhuratlar

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Cân-ı Dilde hâne Kıldın Âkıbet Cân-ı dilde hâne kıldın âkıbet Gönlümü virâne kıldın âkıbet Ol cünun zincirini tahrik edip Sen beni divâne kıldın âkıbet Aşk-ı bî pervâya mahrem eyledin Akıldan bigâne kıldın âkıbet Dâne-i nâçiz idim ben zir-i hâk Dâne-i yüz dâne kıldın âkıbet Dâne iken bağ ü bostan eyledin Hâki pür kâşâne kıldın âkıbet Cümleden kat’ eyledin çün gönlümü Vâsıl-ı cânâne kıldın âkıbet Hamr-ı vahdetten...”
151 19 12.cd 2006 Sohbet Arasi Sohbetler

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“Çünkü eğer mahallin isti’dâd-ı mec’ûl-i vücûdîyi kabûle isti'dâd-ı zâtîsi olmasa idi, feyz-i dâimi kabûl etmeğe müstaid olmaz idi. ✨ ✨ Sade Türkçe flash (Hicr, 15/29) [Ben insana ruhumdan üfledim.”
Kelime-i Âdemiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i İlâhiyye

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Meseleye “Vahdet-i Vücud” (vücudun birliği) yönüyle baktığımızda; bütün bu âlemler Hakk’ın varlığında Hakk’ın vücuduyla mevcud olduklarından, ayrıca başka bir âlem de olmadığından, esasen hiçbir şekilde semavat ve arzın dışına çıkma imkanımız yoktur. Bu çıkış batini olarak, beşeri anlayışımızdan, “şey’iyyet” ve “men’iyyet” imizden çıkmaktır. Yukarıda belirtilen aşamaları yapamayan kimseler, semavat ve arzın...”
249 40 42 Ku Ker Yol MÜ'MİN Sûresi Murat Derûni (2)

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“Zîrâ insân-ı kâmil, vücûd-ı mutlakın cismânî ve nûrânî ve vahdet ve vâhidiyet mertebelerinin hepsini câmi'dir. Ve bu mertebe zât-ı mutlakın en son tecellîsi ve en sonuncu libâs-ı taayyünüdür.”
Kelime-i Lûtiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Melkiyye

Terzibaba - Necdet Ardıç
“İmân etmekle dışarıda olan bir çok bağlardan kurtulup tek bir olan Allah’a yönelme gerçekleşiyor, eğer imân edilmemiş olursa insân düşüncesi tek istikamette top-lanmış olmaz fakat imân vahdet yaşamı değildir ve imândan vahdete geçmek gerekir. İmânda bir imân eden bir de imân edilen vardır her ne kadar çokluktan ikiliğe kadar gelinmiş ise de vahdete geçilmemiştir.”
40 3 ÂL-i İMRÂN-SÛRESİ

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Nusret Babamızın ilâhi emâneti Terzi Babamıza vermeden önce söylediği, “Benim sebebi vücûdum sen imişsin,” sözü aslında buraya vurgudur. Ayrıca “nasrun minallahi” ve “fethun karîb” âyeti ile de, “size yakın bir fethi Allah’ın yardımıyla müjdeliyorum,” derken aynı konuya vurgu yapmıştır.”
118 52 Tûr Sûresi̇

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“Yani vahdet-i vücudu inkar eden çok ağır bir suçlama yapmış olur, o zaman vahdet-i vücudu inkar etmek demek başka ilahlar edinmek demektir, kişi farkında olmadan, eğer vahdet-i vücut olarak tek olarak görmez de Allah yukarıda aşağıdakiler mahluktur yaratılmıştır, halktır halkiyettir der de bu vücudu başka ayrı bir vücut olarak görürse zaten şirk ehli olmuş olur, isterse başı secde de olsun. Ancak bu açık şirk değil,...”
191 Fusûsu’l-Hi̇kem

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Vahdet-i vücûdu tasdikten ürken ancak evhâmdır. Zîrâ nazar-ı vehmî (vehme dayalı bakış) Hakk'ın vücûduyla vücûd-ı kevnîyi (halk edilenlerin varlığını) ayrı görür. İmdi Lokmân tekellüm ettiği (söylediği) şeyle ve kendisinden sükût eylediği şeyle, muhakkak Hak, her ma'lûmun (bilinenin) "ayn"ı olduğunu haber verdi.”
239 23 7 Mu'minûn Sûresi.T.O.Cem Cemâlî

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Yani herhangi bir Arapça bilen kimse eğer bu tevhid, vahdet eğitimini almamışsa kendisi onu kendi anladığı şekilde Arapça’nın sadece beşeri lisan yönüyle işte zamanlamaları Ayşe geldi, Fatma geldi, biz gittik biz geldik gibi şeyleri ile lisan sistemleri içerisinde ancak görebilir.”
142 10 CD 2002 Sohbet Aras Sohbetler

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“)in ve gerek sâir enbiyânın hâiz olduğu ve olmadığı bilcümle kemâlâtı câmi'dir. İşte kemâl-i vücûdî, Dâvûd (a.s.)da etemm olarak zâhir olduğu için Hz. Şeyh (r.a.) “hikmet-i vücûdiyye”yi Kelime-i Dâvûdiyye'ye muhtass kıldı.”
Kelime-i Dâvûdiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Vücûdiyye

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“[23/22] Hafî olmasın ki, bu vahdet-i vücûd meselesinde tîz-fehm olmak lâzım- dır. Zîrâ kıldan ince ve kılıçtan keskin bir sırâttır. Binâenaleyh bu mes'e- lede ba'zı kimseleri semâ-i hidâyete ve ba'zılarını dahi çâh-ı dalâlete çeker.”
Kelime-i Lokmâniyye'de Vâki' Hikmet-i İhsâniyye

Mahmûd-ı Şebüsterî
“------------------- ********* NOT= İkinci kayda alanlarıda yaz Murad fazıl diğerleri Gülşen-i Râz tasavvufun vahdet-i vücud okuluna ait bir eserdir. Veciz bir üslupla vahdet-i vücudun temel argümanlarını ortaya koyar. Eserin klâsik İslâm ve özellikle tasavvuf edebiyatındaki tesiri büyük ve sürekli olmuştur.”
123 GÜLŞEN-İ RÂZ ve ŞERHİ

Terzibaba - Necdet Ardıç
“İnsanın işi, bu büyük senfonide kendi sesini bilinçli olarak katmak ve evrensel harmoniyle uyum içinde olmaktır. İrfanî bakış açısına göre , tüm varlıkların Allah’ı tespih ettiği anlayış, vahdet-i vücûd düşüncesiyle örtüşür. Buna göre: Varlık, Allah’ın tecellilerinin bir yansımasıdır. Her şey O’nun varlığına işaret eder ve her şeyin kendine özgü bir zikri vardır.”
255 13 Ku Ke Yol Ra'd Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Hazret-i İbrâhîm'in getirdiği tevhid-i ef’al hukukunu, Hazreti Musa'nın getirdiği tenzih hukukunu, Hazret-i İsa'nin getirdiği teşbih hukukunu, Hazret-i Muhammed'in getirmiş olduğu tevhid ve vahdet hukukunu, ümmetleri, peygamberlerinin isimlerine izafeten İbrâhîmilik, Musevilik, İsevilik, Muhammedilik olarak isimlendirmişlerdir ve böylece kulların yanındaki dinler ortaya çıkmıştır.”
Lokman Suresi

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Birin gayrı her ne görür isen o puttur. Bizim Mesnevîmiz ise vahdet dükkânıdır. Bu dükkânda tâliblere vahdet-i vücûd sırrı satılır ve ta’lîm olunur. Eğer Mesnevî-i Şerîfte o vücûd-i vâhid-i hakîkîden başka kıssalann ve hikâyelerin sûretlerini görür isen, bunlar maksûd-bizzât değildir.”
234 22 27 Kur Ker Yol Hac Sûresi Murat Deruni

Terzibaba - Necdet Ardıç
“İtikaf, dünya işlerinden belirli bir süre uzaklaşıp o süre içerisinde zikir ve daha çok ibadetlerle meşgul olarak Hakk'ta fani olmaktır, "vahdet"tir (birlik). 4. Serir sütunu Efendimiz (sav.) itikafta iken yanına yataklarını koydukları sütun. İtikaf, dünya işlerinden belirli bir süre uzaklaşıp o süre içerisinde zikir ve daha çok ibadetlerle meşgul olarak Hakk’ta fani olmaktır, “vahdet”tir.”
10 Kelimeyi Tevhid

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Çünkü Mısır’da Nil nehri vardır ve onun bereketi, hakikâti, yaşam kaynağı vardır ve aynı zamanda çöl hakikâtleri yani vahdet hakikâtleri de orada yaşanmaktadır. Fir’âvn ve Hâmân yani nefsi emmâre ve levvâme bu yerleri bu mertebede hükmü altına almıştır ve Rahmâniyyeti temsil eden Mûseviyyet kavminide hükmü altına almıştır. Öldürdüğü erkek çocuklarından kasıt ise aklı küll’ün zuhurlarıdır.”
55 28 Kasas Sûresi̇

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“اِنَّ فِى ذَلِكَ لَذِكْرَى لِمَنْ كَانَ لَهُ قَلْبٌ اَوْ اَلْقَى السَّمْعَ وَهُوَ شَهِيدٌ 50/37- Şüphesiz ki bu hatırlatıcı, şuur sahibi yahut uyanık olarak dinleyen kimse içindir! Beyt: Tercüme: "Ey Câmî, sus ki sırr-ı vahdet kuş dilidir. Bu esrarı anlamak Süleyman'dan gayrisine lâyık değildir." S O N بِ سْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ BU FASS KELIME-İ DÂVÛDİYYE'DE OLAN "HİKMET-İ VÜCÛDİYYE" BEYÂNINDADIR Ma'lûm...”
189 Fusûsu’l-Hi̇kem

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Elifte; nokta gayb’da olduğundan his gözüyle bakanlar ancak elif’i gördüler. Kelime-i Tevhid’te nokta olmaması sırf nokta olduğundandır. Zira Tevhid, vahdet-i isbattır, vahdet ise ayn-ı noktadır ve Muhammad (s.a.v.) vahdetin tam kemalli zuhur mahallidir. Ve Onun ikincisi ve mertebesinde müşterek olanı yoktur.”
13 ve Hakîkat-i İlâhiyye

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Meseleye “Vahdet-i Vücud” (vücudun birliği) yönüyle baktığımızda; bütün bu alemler Hakk’ın varlığında Hakk’ın vücuduyla mevcud olduklarından, ayrıca başka bir alem de olmadığından, esasen hiçbir şekilde semavat ve arzın dışına çıkma imkanımız yoktur. Bu çıkış batini olarak, beşeri anlayışımızdan, “şey’iyyet” ve “men’iyyet” imizden çıkmaktır.”
09 ER RAHMAN

Abdulkerim Cili
“Ama, vahdet hakikatlerine bu kelam yetmiyor, aciz kalıyor" diyecek. İşte bu acizliği anlamamız gerekiyor. (İmam Rabbani hz.'ne Vahdet-i Vücud ile ilgili bir mesele sorulduğunda " Bu fakirin aklı onlara ermiyor" demiş.) Kendi aczini belirtiyor ama işte o, tam acizlik değildir.”
114 1 İ̇nsân-I Kâmi̇l

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“...fına avlamak için bir tuzaktır. Nitekim Resûl-i Ekrem Efendimiz Ve’n-Necm sûre-i şerîfesini mü’minler ile kâfirlerden mürekkeb bir cem’iyet içinde okuduğu vakitلــلَّات َأفَرَأيْتُــم ُ أخْــرَىالْلِثَــة َ...”
Kelime-i Hârûniyye'de Mündemic Olan Hikmet-i İmâmiyye

Abdulkerim Cili
“Vücudu mutlak yani Allah'ın mutlak varlığı manasında, bu mevcud âlemler değil de, var anlamında. Bu mutlak vücud, tecelli ettiği zaman, Vahdet-i Vücud hükmünü ismini alıyor ve bunun hakikati de Vahdet-i Şuhud yani müşahede eden de Vahdet-i Şuhud'la müşahede etmiş oluyor.”
117 İ̇nsân-I Kâmi̇l

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Birin gayrı her ne görür isen o puttur. Bizim Mesnevîmiz ise vahdet dükkânıdır. Bu dükkânda tâliblere vahdet-i vücûd sırrı satılır ve ta’lîm olunur. Eğer Mesnevî-i Şerîfte o vücûd-i vâhid-i hakîkîden başka kıssalann ve hikâyelerin sûretlerini görür isen, bunlar maksûd-bizzât değildir.”
131 Kur n Ker mde yolculuk 53 Ayetleri ve Tezi Baba

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Vahdet-i Vücûd’un içerisinde bir bütün olarak bulunan bu mertebeler kişilerde Vahdet-i Şuhud olarak tek tek hakîkâtleri ortaya çıkarıldıktan sonra ancak gerçek yerlerini bulabilmektedirler. Şuhud ile hakîkâtleri idrâk edilemeyen bu mertebeleri ne kadar okursak okuyalım sonuçta hepsi geçmişteki yerlerinden öteye gidemez ve bize bağlantıları olmaz ve bizim dışımızda kaldıklarından dolayı da bunlardan eksik oluruz.”
30 19 MERYE

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Ölmeden evvel ölen kimselerin varlığında Hakk’tan başka bir şey kalmadığından ikilik de düşer, teklik olan “yakıyn”lik kalır. Kişinin bâtınında kendi yoktur, ki imânı olsun; zâhirinde ise, vücûd heykeliile, hayâl gibi dolaşıp durmaktadır. İman yazıda nereden kaynaklanıyor, “elif”, ”mim”, “nun” dur.”
140 8 2002 10 CD Sohbet Aras Sohbet

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Burada “ölüyü diriltmek” ma’nâsınadır ki, bundan murâd, mevt-i ihtiyârî ile ölüp Hak’ta fânî olduktan sonra Hakk ile bâkî olmak ve ta’bîr-i diğer ile fenâ-fillah ve bekâ-billah hallerinin husûlü ve vücûd-i abdânînin vücûd-i Hakkânî’ye değişimidir; ve vahdet-i vücûd sırrı hâlen ve zevkan bu ba’sden sonra bilinir ve anlaşılır. 837. Ba'sin şartı evvelen ölmektir. Zîrâ ki ba's ölmüşten diri etmektir.”
165 9 Kiyâmet Sûresi̇

Abdulkerim Cili
“Fususul Hikem'in baş taraflarında şöyle diyor: Vücudu mutlak, ruh mertebesine tecelli ettiği zaman, vücudu mutlak yani bu âlemlerdeki mevcut vücud değil, vücud dendiği zaman, biz madde manasında bir vücud düşünüyoruz, o öyle değil. Bu vücud dediğimiz zaman vahdet-i vücud yani tek vücud diye belirtilen bu, madde âleminde ama vücudu mutlak diye belirtilen anladığımız şekli manada bir vücud yok, mevcud manasına, kendi...”
166 İ̇nsân-I Kâmi̇l

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Terzi Baba Tekirdağ (18/08/2012) Cumartesi: Ramazanın (30) u son Arefe-Âriflik günü. ********* Gülşen-i Râz tasavvufun vahdet-i vücud okuluna ait bir eserdir. Veciz bir üslupla vahdet-i vücudun temel argümanlarını ortaya koyar. Eserin klâsik İslâm ve özellikle tasavvuf edebiyatındaki tesiri büyük ve sürekli olmuştur.”
75 GÜLŞEN-İ RÂZ ve ŞERHİ

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“Kayıtlı akıllılar tercüme ettiklerinden kayıtlı akıllarına göre ve beşer varlığının vehim ve hayal düşüncesi içerisinde o anlayış içerisinde yorum ve cevaplamaya çalıştıklarından Kur’an-ı Kerim’in aslı gerçek tevhidi hali gerçek vahdet hali ortadan kalkmış oluyor. Musa’nın (a.s.) karşısına çıkması firavnı bir bakıma sevindirdi, çünkü böyle zeki ve döneminde medeniyette ileri gitmiş bir Mısır toplumunu yöneten bu...”
192 Fusûsu’l-Hi̇kem

Ahmed Avni Konuk
“İhtiyar çalgıcının hâli, "fenâ-fillâh" (Allah'ta yok olma) hâli olduğu zaman, gerek ihtiyarın kendisi gerekse hâli, kendi varlıklarından gizlendi; yani çalgıcıya vahdet-i vücûd (varlığın birliği) sırrı ortaya çıktı ve onun nazarında kendisinin benliği Hakk'ın varlığı ile örtüldü. İhtiyar çalgıcının hâli, “fenâ-fillâh” hâli olduğu vakit, gerek ihtiyarın kendisi ve gerek hâli, kendi varlıklarından ihtifâ etti; ya'nî...”
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 2

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Çünkü o akşam orada bunları dinleyecek (kulak) yâni “ümmet” henüz yok idi, bu okuma kendinden kendine ve kendinde olanı, (vahdet) teklik, okuması idi. Bu okumanın diğer yönü ise kendisi hakikat-i yönünden okuması ve yine kendisi, zuhuru yönünden dinlemesi idi.”
24 6 Peygamber (3)

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Vahdet-i vücûd anlayışı, tek hakikatin farklı mertebelerde tecellî ederek çokluk halinde görünmesini temellendirir. Bu sebeple İbnü’l-Arabî, âlemde bir çokluk bulunduğunu reddetmez; bilakis mertebeler görüşüyle bu çokluğu izah eder. Böylece şeriat açısından gerekli olan Allah–âlem veya Allah–kul ayrımını kabul eder, fakat bu ayrımı asıl ve kaynak bakımından birliğe döndürür.”
248 38 Sâd Sûresi Abdürrezzak tek Muhtefi.

Terzibaba - Necdet Ardıç
““Rab”, varlığa taalluku olan vücûdî isimler zümresindendir. Bu yönüyle özellikle Rahmân ismiyle sıkı bir irtibat içindedir. Zira terbiye, terbiye edilene ulaşan ve onun varlığında etkisini gösteren olumlu ve kurucu bir varlık fiilidir.”
262 56 Ku Ker Yol Vâkıa Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Halvetiyye yolunun özünde Tevhid görüşü ve anlayışı hakim oldu-ğundan kendisinden doğan kolların birçoğu Muhyiddin-i İbn'ül Arabî'nin "Vahdet-i Vücud" görüşünü benimsemişlerdir. HALVETİYYE Hz. Pir Ömer Halvetî'nin vefatından (1397) sonra bir-çok kola ve şubeye ayrılmış olup Anadolu, Suriye, Mısır, Balkanlar ve Kuzey Afrika'ya yayılmıştır. Sarı Abdullah Bosnevi " Semaratül Fuad" adlı eserinde; “Halvetiyyeh”...”
12 Terzi Baba 1

Terzibaba - Necdet Ardıç
“...onuçta hepsi geçmişteki yerlerinden öteye gidemez ve bize bağlantıları olmaz ve bizim dışımızda kaldıklarından dolayı da bunlardan eksik oluruz. Bu âyeti kerîmede belirtildiği üzere demek ki bu mertebede “abd” yâni...”
28 (tesbîh VE Zi̇ki̇r)

Terzibaba - Necdet Ardıç
“************ MERTEBE-İ (a) Şeriatte; fark ile amel, (b) Tarikatte; cem ile kemâl, (c) Hakikatte; cem’ül vasıl olmakla, (d) Marifette; marifet-i vahdet-i vücûd hasıl olur. ************ AHMET ELİTAŞ HOCANIN SORULARI: Kûr’ân-ı Hakîm’in sinesinden sizlere bazı cevherleri hatırlatmak istedim.”
41 (İnci tezgâh-ı)

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Buradaki şükür ise hamd-övgü mânâsınadır çünkü İlâh-î varlığın kişiyi kuşatmasında artık teşekkür sözkonusu olmaz çünkü vahdet olmuştur, teşekkür içinde ikilik yâni teşekkür eden ve teşekkür edilen gereklidir. Âyetlerin her mertebedeki kişinin anlayışına yönelik olması dolayısıyla şükür olarak belirtilmiştir. İrfan ehli bu şükrün hamd-övgü olduğunu bilir, bunun hamd olduğunu bilemeyecek düzeyde olanlar ibare eğer...”
49 36 YÂ-Si̇n Sûresi̇

Terzibaba - Necdet Ardıç
“...Bütün bu mertebeleri bünyesinde toplayan ve üzerinde Zâti tecelliyi bulunduran Kâmil İnsân’ın yaşadığı “ Ve arza” Bütün bu hususiyetlerin oluşumunu bina ederek (arz-yere) bunları arzın bünyesine “ yayıp döş...”
54 90 Beled-Şems-leyl-Duhâ-İnşirâh

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Bu îmân’a gelmeden de vahdete gelmek mümkün olmuyor. Neden? Tekliğe en yakın olan iki ikilik te ondan. Bu ikilikten birinin kalkması gerekiyor, îkânın oluşması için, yakîn halinin oluşması için. Bu da Allah kalkmayacağına göre, kulun kalkması gerekecektir.”
72 Îmân VE Îkân
Terzibaba - Necdet Ardıç
“Hadîs-i şerîfte, "benim Allah ile öyle bir anım olur ki, oraya ne bir melek-i mukarreb ne de bir nebî-i mürsel giremez," diye ifade edilmiştir. Yani, meseleye Vahdet-i Vücûd (vücûdun birliği) yönüyle baktığımızda, bütün bu âlemler Hakk’ın varlığına Hakk’ın vücûduyla mevcûd olduklarından, Cenâb-ı Hakk görevli olarak oradan alır İNSÂN-I KÂMİL olarak âlemi kucaklatır.”
76 5 Do dular ya ad lar hik yesi son hali 1

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Ve aleyküm selâm Terzi Babam, Bismillâhirrahmânirrahîm, Terzi babamdan en son gelen Merkez Efendi hikâyesindeki hakikatleri idrak ve tefekkür etmeye çalıştık. 1.- Tek olan gerçeğin (Allah) sırlarını keşfetme ilmi olan tasavvuf ve Vahdet-i Vücud tur. Bu inanç sisteminde tek varlık Allah’tır. Allah bütün bilinen ve bilinmeyen âlemleri kapsamıştır, tektir, yaratıcıdır.”
89 6 her ey merkez nde mi hik yesi

Terzibaba - Necdet Ardıç
“” ------------------- Ellezîne lâ yu'tûnez zekâte, o kimseler ki, verilmiş zekâtları yoktur, yani vermezler kendilerini gayr hükmün den, ve benlik anlayışlarından kurtarıp vahdet Hakikatle-rinin anlaşılması için bir zaman harcamazlar, işte bu za- man bölümleri onların kendilerini tanımağa çalışma alanı olacaktı, işte bu çalışmalar için zaman harcama-dıklarından, nefis teskiyesi için zekât vermemiş olurlar, en büyük...”
96 41 Fussi̇let-Sûresi̇

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Zira huzurda olmayanın taatinde tat yoktur.” * * * Yitirdim Yusuf ’u Ken‘ân ilinde Bulundu Yusuf, Ken‘ân bulunmaz Yusuf vahdet, Kenân kesrettir. Vahdeti kesret pazarında kaybedince ben de kayboldum. Ne zaman ki vahdeti buldum ne kesret ne de pazar kaldı.”
Bir Salikin Seyr Yol Hikayesi 2

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“...r etti. İmdi âlemi tabiatta zahir olan kesif suretlere, ondan evvel mertebe-i ilimde sabittir ve latiftir. O suver-i ma'küle ancak tabiat mertebesinde tenezzül edince kesîf olup meşhûd olurlar. Tabiat ise a...”
Fusûsu’l-Hi̇kem

Terzibaba - Necdet Ardıç
“...Vahdet-i Vücud: “Varlığın birliği” anlamına gelir. Yasin suresinde “Bir şeyi halk etmek istediği zaman O’nun yaptığı OL demekten ibarettir. Hemen oluverir.” Ayette dikkati ç...”
Hud Suresi

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“...elimesinin ve kendileri muhakkiklerin ehassü’l-havâsı olduklarından “ecell” tâbirinin isti’mâli pek mahallinde olmuş olur. Velhâsıl “Sadr-ı Ecell”den murâd, Cenâb-ı Şeyh-i Ekber hazretleri olması kaviyyen muhtemeld...”
Kelime-i Muhammediyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Ferdiyye

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“...-i kerîmedeki isimler, esmâ-i celâliyyedendir. Ve bu vahdet Yahyâ (a.s.)da dahi mevcûd olup onun ismi ve sıfatı ve sûreti ve ma’nâsı ona mugāyir değil idi. Ve Yahyâ (...”
Kelime-i Yahyâviyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Celâliyye

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Kesret, vahdete rücu etti. O güne dek Ca….. Annem ayrı Uşşâkilik ayrıyken birden bir şimşek çaktı. Ortalık önce yakıcı bir aydınlıkla aydınlandı. Sonra rahmet doldu gönlüme. Şimdi, ne zaman annemi ve babamı düşünsem ikisi bir yüz olup bana gülümsüyor.”
32 Ter Baba 3 sti are dosyas

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“Fakat derûnun- da cemî'-i suver manzûr olan ahadiyyet-i zâtiyye âyînesine nazar edersen, vücûd-1 vâhid-i Hakk'ın sûretini vahdet üzere müşâhede edersin. Hakk'ın zâtiyeti cihetiyle olan nazarın netîcesinde, Zâtın âlemlerden ganî olup hiç- bir sûret ve şekil tahtına duhûle muhtaç olmadığını ve ahadiyyet-i zâtiyye âyînesinde görünen suver-i âlemin ancak Zâtın şuûnâtı olan esmâsı i'tibâ- riyle zâhir olduğunu anlarsın.”
Kelime-i İlyâsiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i İnâsiyye

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Bu hali de ortaya getiren ilk insan Îsâ a.s’dır ve anahtar denilen şey de budur. Vahdet yolunda Îsâ a.s mertebesi çok büyük mertebedir ancak şunu da belirtelim ki son mertebe değildir. Kur’ân-ı Kerîm ki zâttır ancak o bizi zâta yâni uluhiyyetin en üst basamaklarına ulaştırabilmektedir.”
Yehova Şahitleri ile Mülakat

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“Yani biri vucud-u mahz, halis vücut, ezelen ve ebeden kendine ait, birisi imkani vücut, yani bu alemlerin olması hadis olan muhdes olan vücut izafi vücut, bir de adem-i mahz yani mutlak yokluk ezelden ve ebeden vücudu kabul etmez.”
Sayfa 43

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Hakiki vücud, hakiki imkana zattır, hakikat herhangi bir şeye döndürülemez.”
"DEVRAN","DEVİR", "DÖNME", "SEMA" HAKKIN-DADIR

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“Vahdet-i vücûdu tasdikten ürken ancak evhâmdır. Ürkmek bir tarafa ayrıca inkar da vardır, inkar olduğu zaman bu da çok ağır bir suçlama olur.”
Sayfa 202

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“Yani biri vucud-u mahz, halis vücut, ezelen ve ebeden kendine ait, birisi imkani vücut, yani bu alemlerin olması hadis olan muhdes olan vücut izafi vücut, bir de adem-i mahz yani mutlak yokluk ezelden ve ebeden vücudu kabul etmez.”
Sayfa 43

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Hakiki vücud, hakiki imkana zattır, hakikat herhangi bir şeye döndürülemez.”
"DEVRAN","DEVİR", "DÖNME", "SEMA" HAKKIN-DADIR

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“Vahdet-i vücûdu tasdikten ürken ancak evhâmdır. Ürkmek bir tarafa ayrıca inkar da vardır, inkar olduğu zaman bu da çok ağır bir suçlama olur.”
Sayfa 202

Ahmet Avni Konuk
“Vücûd-ı hakîkî öyle bir mefhûm-i küllî-i vâhidü’l-ayndır ki, hudûd ve cihet kabûl etmez. Zîrâ bir had kabûl etse, haddi bittikten sonra diğer vücûda geçilir; ve haddin nihâyeti olan her bir vücûdu ta’dâd etmek mümkin olur. Bu ise münâfî-i vahdettir.”
Sayfa 20

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“Hak Teâlâ hazretleri, rahmet-i rahmâniyyesi ile vücûd i’tâ buyurdu. Hâlbuki bunların bu vücûda nâil olmaları, evvelce kendilerinden sâdır olmuş bir amel-i müstahsen mukābilinde değildir. Belki alâ-tarîki’l-imtinândır.”
Sayfa 4

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“İmdi muhdes, vücûdda muhdise müstenid olduğu için, müstenedün-ileyhin li-zâtihî vâcibü’l-vücûd olması, kendi nefsinde vücûdunda ganî bulunması ve vücûdunun başka bir vücûda müftekir bulunmaması lâbüddür.”
Sayfa 63

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Bizim Mesnevimiz vahdet dükkânıdır. Birin gayrı her ne görür isen o puttur. Bizim Mesnevîmiz ise vahdet dükkânıdır. Bu dükkânda tâliblere vahdet-i vücûd sırrı satılır ve ta’lîm olunur.”
“Şüphesiz Safa ile Merve, Allah’ın (dininin) nişanelerindendir. Onun için her kim hac ve umre niyetiyle Kâbe’yi ziyaret eder ve onları da tavaf ederse, bunda bir günah yoktur. Her kim de gönlünden koparak bir hayır işlerse, şüphesiz Allah onu bilir, karşılığını verir.”

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Bizim Mesnevimiz vahdet dükkânıdır. Birin gayrı her ne görür isen o puttur. Bizim Mesnevîmiz ise vahdet dükkânıdır. Bu dükkânda tâliblere vahdet-i vücûd sırrı satılır ve ta’lîm olunur.”
Kurb’an bayramının dört gün olması;

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“İmdi bu a’yânın vücudu, vücûd-ı mutlakın tenezzülâtından mertebe mertebe meydana geldi. Ve vücûd-ı Hak yani Hakkın vücudu eşyanın tümüne sâri olduğu için, bu rahmetten murâd dahî zahir olmanın başlangıcı kaynağı olan vücud-ı mutlaktır.”
Sayfa 13

Terzibaba - Necdet Ardıç
“( ا ) “Elif” Cenâb-ı Hakk’ın “Vahdet”ine tekliğine, işarettir. Hüvviyyet’ini, tekliğini gösterir. Bilindiği gibi (Elif) (12) zâhir (1) bâtın nokta’dan-mertebe’den, meydana gelmiştir. ( ل ) “ Lâm” Lâhut, Ulûhiyyet âlemini ifade etmektedir. ( ر ) “Râ” harfi ise; Rahmâniyyet ve Rubûbiyyet hakikatlerini, rıza esmâsı’nın hakikatini anlatan harf’tir.”
22 12 Yûsuf Sûresi̇

Terzibaba - Necdet Ardıç
“) cümlemize idrak ve anlayış kabiliyetleri ihsan etsin. Amin Ulaşılan bu esma mertebesinde, zât’ın varlığında, “mutlak vücûd”da bulunan, - “â’ma’iyyet”, - “a’demiyyet”, - “zûlmiyyet”, - “ilmiyyet”, - “rûhiyyet”, - “nûriyyet” zuhura çıkmış idi.”
145 13 9 2003 11 Cd Sohbet Aras Sohbetler

Ahmed Avni Konuk
“Kendinin varlığından kurtulup, vahdet-i vücûd-ı Hak'da müstağrak olmuş olan zevât-ı fâniyyeden başkalarının ma'nevî gözlerini ve kulaklarını, mevhûm olan varlıklarının perdesi ve hicâbı ile bağlamışlar ve kapamışlardır. 839. Gözü inâyetten başka kim açar? Gazabı muhabbetten başka kim söndürür? ✨ ✨ Sade Türkçe flash 839. Gözü inâyetten başka kim açar?”
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“”479 İbtida: 17 Rebîu'l-ahir 1335 ve 28 Kânûn-i sânî 1332 [10 Şubat 1917], Cumartesi gecesi saat 3 İntiha: Cümâde'l-âhire 1335 ve 5 Yeni Nisan 1333 [5 Nisan 1917], Perşembe günü sabahı saat 1,5 ✨ ✨ Sade Türkçe flash Tercüme: "Ey Câmî, sus ki vahdet sırrı kuş dilidir.”
Kelime-i Süleymâniyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Rahmâniyye

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Ve fenâ makâmında olan kimsenin vücûd-i mevhûmu da “bismi” terki-bindeki “elif gibi kaybolup Hakk’ın sıfâtı zâtına muttasıl olur. Bu sûrette fânî olan kimsenin nazannda “lâ” hâlen ve zev- ken “illallâh" olur. Ve vahdet-i vücûd sırrı o vakit açılır. îmdi bu vahdet-i vü¬cûd sırrı gâyet nâzik ve gamız bir mes’ele olduğundan âtîdeki beyitte Hz.”
235 25 29 Kur Ker Yol Furkan Sûresi Murat Deruni
Bilgiler
- era
- klasik
- arabic
- وحدة الوجود
- domain
- tasavvuf
- related_to
- tevhid,ahadiyyet,tecelli,ayan-i-sabite