Tevâzu
✓ OnaylıAlçakgönüllülük; tasavvuf yolunun eşiği.
Tevâzu, tasavvuf yolunun eşiğidir, kapısıdır, temeli ve nihayet kubbesidir. O, yalnızca güzel bir ahlâk ilkesi, bir davranış biçimi değil; varlığın sırrına açılan bir idrak kapısı, bir hâl ilmidir. Terzibaba İrfan Mektebi’nin irfan sofrasında tevâzu, sâlikin Hakk karşısındaki kendi hiçliğini lezzetle tatması, bu “yokluk” zevkiyle varlığa ermesidir. O, benlik dağını eriten bir rahmet güneşi, kalbi ilâhî tecellîlere hazır eden bir topraktır. Bu sohbetimizde, tevâzunun lügat mânâsından başlayıp varlığın dokusuna işlenmiş bir sır, bir vücûdî kanun oluşuna doğru bir seyre çıkacak, bu mübarek hasletin sâlikin gönül dünyasında nasıl çiçek açtığını anlamaya gayret edeceğiz. Zira tevâzu olmadan ne yol vardır, ne de yolcu.
Bu Kavram'in Gectigi Eserler

Ahmet Avni Konuk
56x“Kur'an'ı sadece bilgi edinmek için değil, "olmak ve bulmak" niyetiyle okumanın, ruhu beden kafesinden kurtulmaya ve yüce alemlere uçmaya teşvik edeceğini ifade eder. Şöhretten Kaçınma ve Tevazu: Halkın gözünde şöhret sahibi olmanın, Hakk yolunda ilerlemeyi engelleyen güçlü bir bağ olduğunu belirtir. Şöhretin gurur ve benliği besleyerek ruhu hapsedeceğini, bu yüzden Hakk Yolcusu'nun halka karşı zayıf ve miskin...”
Mesnevî'den Hikâyeler

Ahmed Avni Konuk
18x“Yani, "Görmez misin su önce yağmur hâlinde yukarıdan aşağıya iner; ondan sonra yoğunluk mertebesinden buharlaşıp hafif hava zerreleri arasına karışarak yükselir. Bu sebeple ey insan, alçal ki yükselesin!" Ve hadis-i şerifte "Kim tevazu gösterirse Allah onu yükseltir, kim kibirlenirse Allah onu alçaltır" buyurulur. Mademki Kur'ân-ı Kerîm'de Hacc sûresinin başında Yüce Allah'ın "Biz sizi topraktan yarattık" (Hacc,...”
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5

Terzibaba - Necdet Ardıç
15x“) tevâzu'dan öyle bir mertebe ile zahir oldu ki, yani o kadar büyük bir tevazu sahibi idi ki tevâzu'unun bu mertebesi sebebiyle ümmetine, tâbi' oldukları hükümete muti' ve boyun eğen oldukları halde, haracı kendi elleriyle götürüp vermelerini, ya'nî haraç vermek hususunda tâbi' oldukları hükümdara asla i'tirâz etmemelerini ve birisi birinin yanağına bir tokat vursa, intikam almaya kalkmayıp, diğer yanağını...”
Zekât ve İnfâk

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
12x“) tevâzu'dan öyle bir mertebe ile zahir oldu ki, yani o kadar büyük bir tevazu sahibi idi ki tevâzu'unun bu mertebesi sebebiyle ümmetine, tâbi' oldukları hükümete muti' ve boyun eğen oldukları halde, haracı kendi elleriyle götürüp vermelerini, ya'nî haraç vermek hususunda tâbi' oldukları hükümdara asla i'tirâz etmemelerini; ve birisi birinin yanağına bir tokat vursa, intikam almaya kalkmayıp, diğer yanağını...”
TB. Kelime-i Îseviyye

Ahmed Avni Konuk
11x“Tevazu gösterdi, Yüce Allah onu yükseltti." "Pâygâh", mertebe ve menzilet demektir. Ya'ni "Bî-edeb beşerin babası olan Adem (a.s.)dan edeb öğren ki, o hazret günâh içinde kendi kusûrunu i'tiraf etmek sûretiyle zillet tarafına hoşça bir tarzda tenezzül etti; onun bu te-nezzülü, hakikatte ind-i ilâhîde kadir ve menzilet tarafına oldu.”
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 7

Terzibaba - Necdet Ardıç
11x“) tevâzu'dan öyle bir mertebe ile zahir oldu ki, yani o kadar büyük bir tevazu sahibi idi ki tevâzu'unun bu mertebesi sebebiyle ümmetine, tâbi' oldukları hükümete muti' ve boyun eğen oldukları halde, haracı kendi elleriyle götürüp vermelerini, ya'nî haraç vermek hususunda tâbi' oldukları hükümdara asla i'tirâz etmemelerini ve birisi birinin yanağına bir tokat vursa, intikam almaya kalkmayıp, diğer yanağını...”
Tevbe Sûresi

Ahmet Avni Konuk
10x“Yani, 'Ben yokum, hep O'dur, Allah'tan başka varlık yoktur. Ben tamamen yokluk ve hiçim!' der. Bu makamda tevazu fazladır. Şu kadar ki, halk anlamıyorlar." Ve bu hususta biraz açıklamalar dahi II. cildin 1336, 1337, 1338, 1339, 1340, 1341, 1342 numaralı şerefli beyitlerinde geçti.”
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 8

Terzibaba - Necdet Ardıç
9x“TEVAZU VE KİBİR Tevuzu-u adet edinip daima tevazu sahibi olmalıdır, kibir, ve hakir görme mertebeden düşmeyi, tevazu ise, ref-a yani mertebelerin yükselmesine sebeb olduğu "men tevazu-u rafeahullah-u ve men tekebbera vuzuahullah-u" "Kim tevazu ederse Allah onu yükseltir, kim gururlanırsa Allah onu alçaltır." Hadisi şerifi ile sabittirler.”
Tuhfetu'l-Uşşâkî

Terzibaba - Necdet Ardıç
8x“4) "Sol el ile yiyip içmeyiniz, ancak şeytanlar sol el ile yer ve içer" hadisi şerif uyarınca, insanı kamillik mertebesine çıktığı söylenen zatların bu kurallara uymamasını neye bağlıyorsunuz? (4)Cevap= Güya tevazu gösteriyorsun ama. Bu sorunun da açık suçlama hali (sol el ile yemek yiyorsundur) gene, sağ veya sol, örnek almaktan vaz geçtiğin bir kimsenin hali seni ne ilgilendirir ki.”
Rüyâ ve Mânâ Âlemi — Tuzak, Mekr, Hileli Zuhûrât (6)

Terzibaba - Necdet Ardıç
7x“...adına yeğenine omzuma çık diyor. Hz Ali efendimiz bu nezaketsizliği yapmaz yapmaz ama amir hüküm eğer yapmazsa emre asi gelmiş olur. çünkü peygamberimiz yap diyor. yap dediyse ne ise yapılacaktır. Çıkıyor omzuna putu kırıyor aşağıya inerken peygamberimizin gözleri ile göz göze geldiğinde O’nun gözlerinin içinde dağlar denizler bütün alemi bir anda seyir ediveriyor.”
Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (29)

Ahmed Avni Konuk
6x“Ancak inkâr ve dalaletin sebebi, enaniyet ve serkeşliğin sevk etmesiyle akli tasarruflara kalkışmaktır; ikrar ve hidayete sebep de, peygamberler ve evliya karşısında akli tasarrufları tevazu ile terk etmektir. İrsâl-i rüsul ve tebliğ-i şerâyi' ve idrâk-i tevhîd zevkini ve mezesini acīb bir yol ve tavr-ı aklın haricinde bil. Merdûd-i ilâhî olanların inkârına rağmen ind-i ilâhîde makbûl olan her bir kimsenin gönlünde...”
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 2

Terzibaba - Necdet Ardıç
6x“Ona tevazu secdesi denir, ya rabbi başımı secdeye koydum bir bakıma orada bir başka hakikat var, kişinin alnı en şerefli yeridir, diye söylenir ve tevhidi ilmi de kişinin alnında oluştuğu söylenir. Bu bir hikmettir. Toprağa secde ettiğimiz zaman aslımız olan toprak da hikmettir, secde Hikmet ile Hikmetin buluşmasıdır.”
Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (28)

Terzibaba - Necdet Ardıç
5x“Ve secde ederek o şehre girin Kudûs’e, ve “Sen bizim hatalarımızı mağfiret et” diyerek ve secde ederek giriniz eğer bunu yaparsanız Biz de size ihsânımızı arttırırız. فَبَدَّلَ الَّذِينَ ظَلَمُواْ قَوْلاً غَيْرَ الَّذِي قِيلَ لَهُمْ فَأَنزَلْنَا عَلَى الَّذِينَ ظَلَمُواْ رِجْزاً مِّنَ السَّمَاء بِمَا كَانُواْ يَفْسُقُونَ (2/59) Febeddelelleziyne zalemu kavlen ğayrelleziy kıyle lehüm feenzelna alelleziyne zalemu...”
Bakara Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç
5x“Bir yerden elini çekerse orasını mutlaka nefsi emarenin eli tutar o ise tuttuğu eli cehenneme sürükler. Allah muhafaza eylesin. Rüyamda Sizin elinizi öpüyorum. El öpmek güzeldir muhabbet ve tevazu göstergesidir. Bir anda çok titredim. Bu titreyiş öpülen eldeki hakikatin anlaşılmasıdır ki, bir seziş ve müşahede halidir.”
Esintiler (4)

Terzibaba - Necdet Ardıç
5x“Bu hadise kişide daha da tevazu halini meydana getirmesi gerekirken bilmem ne sebepten tam tersi oldu. Vekillik görevi verilmezden evvel tarafımıza gönderilen tevazu ve mahviyet dolu yazılara, birde daha sonra gönderilen yazı ve davranışlara bakarak, bu acaba aynı kişi mi?”
Kevkeb — Yıldız

Terzibaba - Necdet Ardıç
5x“İşte o zaman kişinin gittiği yol bu nûr ile kendiliğinden aydınlanmakta ve önünü göstermektedir. Furkan sûresi 63. Âyetinde belirtildiği şekilde “Rahmân’ın öyle kulları vardır ki yeryüzünde tevâzû ile yürürler ve kendilerine sataşanlara “selâm” der geçerler” işte bunlar Hikmet sahibi olan kullardır.”
Altı Peygamber - Hz.Musa (a.s) Kelimullah

Terzibaba - Necdet Ardıç
5x“Güzeldir, ancak bu halde olan bir kimsenin nefsine biraz dokunulsa tevazu üzerinden hemen gider saldırganlığa dönüşür. Gelecek sayfalarda bu hal açık olarak görülecektir. T.B. ---------- Benim başımda beyaz bir sarık ve üzerimde dizlerime kadar uzunlukta beyaz bir gömleğim var.”
Dur Rabbın Namazda (Cilt 1)

Terzibaba - Necdet Ardıç
4x“İşte Kâ’be-i Muazzama’da yapılan secdelerin hakikati, karşılıklı duran kişilerden birinin, kendinde mevcud abdiyyet mertebesi itibariyle karşısına düşen kişinin Ulûhiyyet’ine secde hükmündedir. Aynı oluşum karşı taraf için de geçerlidir. O da kendinde bulunan Abdiyyet’i ile diğerinde bulunan Ulûhiyyet’ine ettiği secdedir ki; böylece karşılıklı adalet sağlanmış, insân asaletine yaraşır iki mertebe tevazu ve azamet...”
Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 2)

Terzibaba - Necdet Ardıç
4x“Ya’nî, “Rahmân’ın kulları olan kimseler hayât-ı beşeriyyeleri sâhasındaki adımlannı kemâl-i tevâzu’ ile ve yavaş yavaş atarlar; ve yolları üzerine kurulmuş olan tuzaklara tutulmamak için, bu tevâzu’ ve yavaşlıklan içinde dâimâ ihtiyât üzere bulunurlar.” Fakat şeytanın kulları olan kimseler, önlerini ve ardlannı hesâb etmeksizin tekebbür ile ve acele ile koşup, nihâyet dâm-ı belâya tutulurlar.”
Furkân Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç
4x“İnsânlarla muamele ve ilişkile-rinde hiç kimseyi sıkmayan, tevazu ve sevginin güzelleştirdiği asil bir görünümü vardır. Konuşmaları teker teker dökülen inci taneleri gibidir. Konuşmaya başladığı zaman bir değer ve kıymet kesilir, sükût ettiğinde ise, kendi-sinde bir tefekkür hissedilir. Yüksek sesle konuşmaz, kötü söz söyle-mez, kimsenin sözünü kesmez, kınayan ve hata arayan özelliği de yok-tur.”
Terzi Baba (Cilt 1)

Abdulkerim Cili
4x“Çünkü normalde olan bir sufi, vasatta olan bir sufi, ibadet ağırlıklı olduğundan, irfaniyeti olmadığından onlara da bu meseleleri anlatabil-mek için, onların anladığı dille anlatmaya çalışacağız diyor. Tevazu gösteriyor. Durum böyle olunca: Konuşmalarda, sofiyenin kullanmakta olduğu kelâm derecesine inmemiz gerekli olacaktır. Çünkü bütün sufiyan irfaniyet mertebesinde olmadığı için, onlarında anlayabilmeleri için,...”
İnsân-ı Kâmil (Cilt 1)

Ahmed Avni Konuk
3x“Örneğin tevazu makbul bir sıfattır; fakat çok mütevazı kimseler vardır ki, görünüşte bu tevazu ile halk nazarında itibar kazanmak ve yükselmek isterler. Hâlbuki bu tevazuun altında kötü ahlak olan kibir ve ucub (kendini beğenme) gizlidir. Eğer bir kimse itibar etmese veya hakaret nazarıyla baksa, etkilenip, kalbi gamlanır. "Has" (خس) burada kendini beğenen ve ma'nâ âleminde soysuz ve alçak mertebede olan kimseden...”
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 1

Terzibaba - Necdet Ardıç
3x“İşte وَاسْجُدْ وَاقْتَرِبْ 96/19 “Secde et yaklaş” bakın Allah’a yaklaşmanın en büyük sebeplerinden bir tanesi secde, secde-i Rahman, secde-i İlahi namaz secdeleri de namazın ulviliği ve yüceliği de bu yüzdendir, secde demek kişinin en tevazu hali hani o papazla Mevlana’nın tevazu ettiği gibi, neticede secdeye varıyor orada. Daha aşağıda bir yer yok ki insan daha çok eğilsin, yani toprağın daha aşağısında bir yer...”
Sohbet Arası Sohbetler CD 9 (2002)

Terzibaba - Necdet Ardıç
3x“Çünkü toprak aynı zamanda tevâzuyu ifade eder ve beşer cinsinin de zâhiren ana maddesidir. Zâhir ve bâtın oluşan ve buluşan bu iki hikmet, en son düzeyde yapılan tevâzu secdesiyle en ileri derecedeki insânlık kemâlâtına sâhibini ulaştırır. Çünkü insâna gelen gerçek ilâhî bilgiler, gökten > yukarıdan ve arzdan > aşağıdan gelir.”
Hicr Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç
3x“İşte وَاسْجُدْ وَاقْتَرِبْ 96/19 “Secde et yaklaş” bakın Allah’a yaklaşmanın en büyük sebeplerinden bir tanesi secde, secde-i Rahman, secde-i İlahi namaz secdeleri de namazın ulviliği ve yüceliği de bu yüzdendir, secde demek kişinin en tevazu hali hani o papazla Mevlana’nın tevazu ettiği gibi, neticede secdeye varıyor orada. Daha aşağıda bir yer yok ki insan daha çok eğilsin, yani toprağın daha aşağısında bir yer...”
Sohbet Arası Sohbetler CD 11 (2002)

Terzibaba - Necdet Ardıç
3x“İşte insân’ın en üst, melekûte bakan başındaki İlâhi hikmetini, en alt denilen toprağa ve oranın hikmetine secde halinde değdirdiğinde kendinde İlâhi mânâda iki hikmetin birleşimi ortaya çıkar ki; bu, tevazu içerisindeki Azamet-i İlâhiyye’dir. Çünkü toprak aynı zamanda tevazuyu ifade eder ve beşer cinsinin de zâhiren ana maddesidir. Zâhir ve bâtın oluşan ve buluşan bu iki hikmet, en son düzeyde yapılan tevazu...”
A’râf Sûresi

Ahmet Avni Konuk
3x“Yedi zayıf öküz hükmündeki nefsimin zararlı ve kötü olan gazap, şehvet, kendini beğenme, kıskançlık, kibir, hırs ve uzun emel gibi temel sıfatları, ruhumun hilim (yumuşak huyluluk) ve iffet ve acizlik ve gıpta (imrenme) ve tevazu ve kanaat ve kısa emel gibi yedi temel sıfatını yiyip yok ediyorlar. Yedi zayıf öküz mesâbesindeki nefsimin zararlı ve kötü olan gazab, şehvet, ucüb, hased, kibir, hırs ve tûl-i emel gibi...”
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12

Canan Çalışkan
3x“Asalet ile cömertliğin, letâfet ile nezaketin, tevazu ile edebin, kısaca güzel ahlâkın örneklerinden birisidir. Ona doğru yaklaştıkça heyecanınızın arttığını, kendi kabınıza sığamadığınızı, taştığınızı hissedersiniz. O, yüksek idrakleri bize yansıtan bir aynadır.” [80] Necdet Ardıç ile yapılan görüşmelerde, fikir ve düşüncelerine ilişkin mülakat yapma isteğimizi uygun bulduğu yukarıda zikredilmişti.”
Terzi Baba’nın Tasavvuf Anlayışında Namaz Kavramı

Terzibaba - Necdet Ardıç
3x“Demek ki bizi dinleyen yok O sistemini kullanıyor, dilediği gibi kullanıyor, neden çünkü amirdir, çünkü mürid, irade eden, dervişlere Mürid ismini çektirirler, Dervişlere Mürid derler, biz bu kelimeyi basit kimse gibi tevazu sahibi gibi zannederiz Mürid ismini. Mürid irade eden demektir. İşte bir derviş de Hakk yolunda ben bu yolda gideceğim başımı koydum sonuna kadar gideceğim dediği için irade sahibi olan kişinin...”
Sohbet Arası Sohbetler CD 1 (2000)

Terzibaba - Necdet Ardıç
3x“Yani, Allah’ın sonsuz haşmet ve büyüklüğü karşısında insanın müthiş bir ürperti ve sevgi ve korku karşımı bir hürmet bir saygı haline deniyor. Huzu: Mahviyet ve tevazu hâli, alçak gönüllü olmak. Allah'ın azametini, celâl ve cemâlini, büyüklüğünü tahattur ve tefekkürden sonra hâsıl olan, insandaki huzur ve huşu' hâlidir.”
Terzi, Elif, Terâzî, Teradî — İrfan Mektebi, Kırk Seyir

Terzibaba - Necdet Ardıç
3x“Yâni dünyalık ekmek, aş isteyen dilenci ama ahiretlik bir şey isteyen sail, gerçek sorucu suâl edici. Ya Resulallah bana senden haber ver. Bunu senden dileniyorum demektir. Yâni o kadar çok istiyorum tevazu halindeyim ki, önünde ne yapmam lâzım geldiyse, gururu kibiri herşeyi kaldırdım. Bir dilenci gibi önünde eğiliyorum.”
Namaz Sûreleri (Cilt 1)

Terzibaba - Necdet Ardıç
3x“Zâhir ve bâtın oluşan ve buluşan bu iki hikmet, en son düzeyde yapılan tevazu secdesiyle en ileri derecedeki insânlık kemâlâtına sahibini ulaştırır. Çünkü insân’a gelen gerçek İlâhi bilgiler, “gökten > yukarıdan”, “arzdan > aşağıdan” gelir.”
Altı Peygamber — Hz. Âdem

Terzibaba - Necdet Ardıç
3x“Hem tevazu hem asalet ikisi de bir aradadır. Ben en basit şekliyle sizin önünüzde secdeye varıyorum, sizi yüceltiyorum, aynı şeyi siz de bana karşı veya diğerine karşı yapıyorsunuz. Siz en hakir şekle ulaşmış karşındakini asalete yükseltmiş oluyorsunuz.”
İzmir İrfan Sohbetleri CD 1 (1998-2000)
Terzibaba - Necdet Ardıç
3x“Meclistekiler durumumuzu anlamasın diye tevazu eder fakrımızı bildirerek satalım deriz. Sultan bunu bilir, güzel düşündüğümüz için bizi başka bir Libasla ödüllendirir. 2 - Nefsimiz ikinci vezir olan Hakikat mertebesinde ise o zaman da kırmak istemeyiz ve madde ihtiyacımız yoktur.”
Genç ve Elmas Dosyası

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“(Necm Suresi 53/8) دَنَا فَتَدَلَّى ع ثُمَّ ﴿٨﴾ sümme dena fetedella (8) (08) sonra dena/yaklaştı bu halde tedelli etti/eğildi, şarktı, tevazu gösterdi “Sonra (Cebrail Hz.. Peygambere) yaklaştı ve sarktı”. Yani Cebraillik mertebesinden yaklaştı, yaklaştı ve sarktı, Tenezül etti, Zati yaşantı ilmini zuhura çıkardı, İşte o zaman uluhiyyet ile ahadiyyet mertebesi bir birine o kadar yaklaştı ki: (Necm Suresi 53/9)...”
Mübârek Geceler

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
2x“Mevlânâ (r.a.), yol esnasında bir rahip ile karşılaşır ve tevazu ile ona eğilir. Rahip de karşılık olarak aynı şekilde yapar. Her ikisi de uzun bir süre o halde kalırlar. Sonunda rahip doğrulur; Mevlânâ efendimiz de doğrulup geçip giderler.”
Kelime-i Şuaybiyye

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
2x“Onun öncesi hayat maden hayatıdır, orada da bir hayat vardır ama o yerde sabit duruyor, hareket etme kabiliyeti yoktur, tam teslim tevazu halindedir, toprak taş dediğimiz şeyler. Onun meydana getirdiği nebatlar başını göğe doğru yükseltiyor ama ayakları yerdedir, sabit durumdadır. Bunlar o kadar sabırlı varlıklardır ki ömürleri boyunca ayakta duruyorlar ve bunlar hep kıyamdadırlar, Hakkın huzurundadırlar, namazın...”
TB. Kelime-i Mûseviyye & Hâlidiyye

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“Mûsâ Resul olduğu halde bilmediği bazı hakayıkı Öğrenmek maksadıyla tevazu ederek nefsini o misilli esrara vakıf değil addederek Hızır'ın sohbetinde bulunmasını Hızır'dan istizan etti. Mûsâ Aleyhisselâm tilmizle üstaz arasında lâzım olan âdaba riayet dahi etti; Birincisi; Zatını Hızır'a tâbi kıldı ve tâbi olmasına müsaade istedi.”
Kehf-Mağara Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“Ben ben değilim, bana ait değilim diyerek tevâzu elbisesini giyinmiş olarak, gönül kapısının eşiğinde duruyor. Fecr sûresinde beyân edildiği üzere, İnsân-ı Kâmilin kelâmı îlâhisinden, ------------------- فَادْخُلي في عبادي (fedhulî fî ibâdî) ( 29 ) ”Artık kullarımın arasına giriniz”…”
Terzi Baba (Cilt 2)

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“Rahmân’ın ve sarkacı olan (مَتِين) “Metin” in kulu elinde Fetih kılıcı olan Zülfikar-ı (ﻻَ اِلَهَ اِﻻّ اللهُ) “ Lâ İlâhe İllâ Allâh”, Kelime-i Tevhid ile tevazu’ hâlinde yürür. Câhiller ona laf atarsa, birinci yönü nefsi emmâre câhilidir, ikinci yönü nefsinin câhilidir. [239] Lâf atıp sataşırsa, bu kılıcın ona düşen nefsâni tarafından hissesini alır, selâmet bulur.”
Bendeki Terzi Babam (Cilt 1)

Ahmet Avni Konuk
2x“Böylece cimrilikten cömertliğin yüzünü az yırt ve secdenin güzel çehresini iblislikten az yırt! Yani, cimrilik de nefsin kötü sıfatlarından biridir. Onun zıddı cömertliktir; aynı şekilde secde ve tevazu (alçakgönüllülük) güzel ahlâktandır ve kibir ile büyüklük taslama ise şeytanın sıfatlarından olup kınanmıştır.”
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9

Ahmed Avni Konuk
2x“Ve "tevâzu" (alçakgönüllülük), "tekebbür" (kibir) ile "zillet"in (aşağılanma) ayırıcı sınırıdır; ne "tekebbür"dür ne de "zillet"tir. Ve "iffet", "şehvet" ile "humûd" (şehvetsizlik) arasındaki ayırıcı sınırdır. İşte bu ayırıcı sınırlar sırât-ı müstakîmdir ve itidal hattıdır. Bu sırât-ı müstakîm üzerinde yürüyen kimseler dünya hayatının belalarından emin olacağı gibi, ahiret hayatında da saadete mazhar olur.”
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“Diğer yönü ile ise bu hususların dışarıda, sizin gördüğünüz gibi ve diğer bazı kimselerinde gördüğü, benzer zuhuratlarla bizim batınen tanıtılmamız olmaktadır. Aslında ben kendimi bu tariflerin dışında tutarım, ben Hakk'ın sıradan bir kulu olmaya çalışıyorum bunu başarabilirsem mutlu olurum. Gördüğünüz halay çekimi ise bu durumun kutlanmasıdır diyebiliriz.”
Rüyâ ve Mânâ Âlemi — Terzi Baba'ya Dair Zuhûrât (3)

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“Secde Kelimesinin Anlamı ve Ebced değerleri; Sözlükte “ eğilmek, boyun eğmek, tevazu ile alnı yere, koymak” anlamındaki sücud masdarından, gelen secde fıkıh terimi olarak namazda alın, burun, el ayaları, dizler ve ayak parmakları zemine değecek şekilde yere kapanmayı ifade eder.”
Secde Sûresi

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
2x“)den olan tevazu tabiatı ile bize galebe çalmak istedi, yani Rasulullah’ın ahlakı ile bize üstün gelmek istedi, tevazu Efendimizin ahlakıdır, evvela o yapıyor, muvaffak olmadı; el-hamdüllillah biz ona galebe ettik" demiştir. İmdi bu sebeb-i zahirî idi. Cenâb-ı Pîr-i dest-gîr, sebebi bâtınînın beyânından, ukül-i zaîfeye merhameten, içtinab buyurdular.”
TB. Kelime-i Sâlihiyye & Şuaybiyye

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“Cenab-ı Hakk öyle bir varlık halk etti, ama buna tevazu yönüyle de “Abd” ismini verdi. Yalnız bu Abd ismi de iki manalıdır, biri genel manada anladığımız şekilde abdiyetimiz, yani beşeriyetimiz abdiyetimiz acz tarafımız bireyselliğimiz ama hakiki manada Abd ise Allah’ın en geniş manada zuhura çıktığı faaliyeti demektir “abd” çünkü Efendimizin birinci lakabıdır.”
Sohbet Arası Sohbetler CD 13 (2003)

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“Aptalcasına kahramanlık yok o kadar çok tevazu etme halin sanırlar diyor, yani hep geriye çekil, geriye çekilirsek bu sefer daha çok üstümüze gelirler o ayrı konudur. Nasıl ki biz karşıdakini Hakk olarak görüyor onun hakkını korumaya çalışıyorsak aynı şekilde kendimiz de Hakk’ız madem ki her şey Hakk o zaman Hakk’ın hakkını da korumamız gerekiyor.”
Sohbet Arası Sohbetler CD 10 (2002)

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“Mevlana Hz leri O’nun eğilişinden daha fazla eğiliyor, O da O’na hürmet ederek İseviyet mertebesine hürmet ederek fakat Papaz daha eğildiğini görünce Mevlana’ya hürmetinden biraz daha fazla eğiliyor yani Mevlana mertebesi daha üstte olduğu halde tevazu göstererek papazın eğilmesinden daha fazla eğilince Papaz bakıyor ki bizden daha üstün olduğu halde nasıl tevazu gösterdi diye papaz da arif insanmış, sıradan bir...”
Sohbet Arası Sohbetler CD 15

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“Baktım birisinde tam bir derviş hal var, masuniyeti var, tevazu var, onun işi kolay açılır birisinde de istidat var kabiliyet var ama benlik çok ağır, üzerinde gözüküyor, ben şöyle ederim ben böyle ederim ben yaparım bu işi ben ederim falan gibilerden, tabi olarak ben yaparım ederim demek var bir de nefsaniyetinden kaynaklanan benliği ile çünkü hayatını öyle sürdürmüş askeriyede havacı olduğu için biraz da...”
Sohbet Arası Sohbetler CD 7 (2001)

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“53, Allah, Rahmân, Rahîm (وَلي) “Veli” esmâsı da yolumuzdan ona aittir. Rahmân ile “55” (مَتِين) Metin esmâsı da bağlantı esmâsıdır. (سلام) “Selâm” esmâsı da Rabb-i Hass yönüyle bağlantılıdır. Rahmân’ın ve sarkacı olan (مَتِين) “Metin” in kulu elinde Fetih kılıcı olan Zülfikar-ı (ﻻَ اِلَهَ اِﻻّ اللهُ) “ Lâ İlâhe İllâ Allâh”, Kelime-i Tevhid ile tevazu’ hâlinde yürür.”
Haşr Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“Baktım birisinde tam bir derviş hal var, masuniyeti var, tevazu var, onun işi kolay açılır birisinde de istidat var kabiliyet var ama benlik çok ağır, üzerinde gözüküyor, ben şöyle ederim ben böyle ederim ben yaparım bu işi ben ederim falan gibilerden, tabi olarak ben yaparım ederim demek var bir de nefsaniyetinden kaynaklanan benliği ile çünkü hayatını öyle sürdürmüş askeriyede havacı olduğu için biraz da...”
Sohbet Arası Sohbetler CD 6 (2001)

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“Allahı bilmiyoruz, Peygamberimizin hakikatini bilmiyoruz. Zannediyoruz ki o da Mekke Medine de yaşamış bizim gibi bir beşer. O da öyle diyor zaten, tevazu ederek, ” Ene beşerün mislüküm” “Ben de sizin gibi beşerim.” (41/6) Ama bana, “ Vahiy gelir ” deniyor .”
Îmân ve İkân
Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“Bu anlayış nefs eğitimimizin üzerinde çok ciddi ve hızlı sonuçlar vermeye başladı. Hataların verdiği pişmanlığın etkisi, teslimiyet ve tevâzu olarak bizleri belli bir yola kadar getirebiliyordu ama nefsin sıkıntısını ve çevreye bakışı üzerindeki etkisi değiştiremiyordu.”
Doğdular, Yaşadılar — Hikâyesi

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“Ama bir sistemdir hedef gösterilir, yardımcı olunur. Baktım birisinde tam bir derviş hal var, masuniyeti var, tevazu var, onun işi kolay açılır birisinde de istidat var kabiliyet var ama benlik çok ağır, üzerinde göz...”
Sohbet Arası Sohbetler CD 5 (2001)

Ahmet Avni Konuk
2x“Yoksa akıl ve zekâ ile ve söz ile bilmek yeterli değildir. Bu zevk ve hâl sahibinin dışı ve içi, insanlarla olan ilişkilerinde daima yokluk ve tevazu içinde olur. Örneğin, birisi ona tecavüz etse veya ilmî bir fikrine karşı çıksa ve itiraz etse, affederek muamele eder ve yumuşaklıkla cevap verir; içinde asla kin ve nefret olmaz ve dışarıdan affetmiş görünüp sonra ondan ya sözle ya da fiille intikam almaya kalkmaz.”
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11

Terzibaba - Necdet Ardıç
“(İbnü’l-Arabî, Rahmetün mine’r-Rahmân , 5/103–104) ------------------ Ayet-i kerimede göklerde ve yerde “hamd,” rabbul alemîn olan Allaha mahsustur. İfadesiyle göklerde de, hamd edecek varlıkların olduğunu bize açık olarak bildirmektedir. Hamd ise “İnsanın Allaha karşı övgüsü ve Allahın da insana karşı olan övgüsüdür.”
Câsiye Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Bu kelime, sâdece fiziksel bir duruşu değil, aynı zamanda kalbî bir tevâzu ve teslîmiyet hâlini ifâde eder. "Huşû"nun bir diğer ma'nâsı, "kuru toprağın yağmurla yumuşayıp canlanması"dır. Bu, katılaşmış benliğin ilâhî feyz ile yumuşayıp mânen dirilmesine işâret eder.”
Mü'minûn Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Böylece sâlik, nefsin iddilarından sıyrılarak ubûdiyetle boyun büker; benlikten kurtulup ilâhî azamet karşısında tevazu ve teslimiyete ulaşır. Bu hâl, aşk ateşiyle başlayan yolculuğun, tesbihle kemâle eren neticesidir. (Dâye, Te’vîlât-ı Necmiyye , 6/84; Bursevî, Rûhu’l-Beyân , 20/507) ------------------- Âyet 75-76 فَلَٓا اُقْسِمُ بِمَوَاقِعِ النُّجُومِۙ ﴿٧٥﴾ (56/75) Felâ uksimu bimevâki’i-nnucûm.”
Vâkı'a Sûresi

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“Buna göre onun hakikati olan "Allah" isminde Mudill ismi ve zâhirinde ateş mündemiç olduğu cihetle, yukarıda zikrolunan kötü sıfatları kapsadığı gibi, "Hâdî" ism-i şerifinin gerektirdiği hidayet, istikamet, iman, ikrar, kabul, sevgi ve hayırhahlık gibi sıfatı ve unsuri yapısının en büyük cüzü olan su ve toprağın gerektirdiği tezellül, tevazu, tasallut etmeme ve hilim gibi övülmüş sıfatları da içerir. Eğer Âdem'de...”
Kelime-i Âdemiyye

Terzibaba - Necdet Ardıç
“İşte “fe sebbih bi hamdi rabbike” Rabb’ının hamd’ıyla. Fatihâ’da Allah hamd’ı yapar diyor. Burada da biraz daha tevazû göstererek Rububiyet mertebesindeki hamd’ı ifade ediyor, burası biraz daha kolay. Allah’ın hamd’ına ulaşmak kolay mı?”
Reşahât — Aynü'l-Hayât

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Yani kimin huzurunda ve nasıl duruyor’u ortaya getirmesidir. Ef’al mertebesinde ötelerde olan bir Allah’ın önünde, huzurunda namaz kılıyor kişi. Ve tevazu ederek yere secde ediyor, fiil mertebesinde. Ama zat mertebesindeki secde öyle değil ki, rükû da öyle değil, kıyam da öyle değil.”
Sohbet Arası Sohbetler CD 14 (2003)

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“Toprakta bütün ne kadar üstüne ne dökersen dök hepsini kabul ediyor, kendi bünyesinde hazmediyor ve yeniliyor, temizliyor. İşte toprak gibi tevazu sahibi ol. İşte bu hal insanın cemaliyetini yükseltiyor. Cüneyd-i Bağdadi “su gibi rahmetli ol” diyor.”
TB. Kelime-i Âdemiyye

Nusret Tura
“(An-i daim, aslında zamanın ötesinde ilerisinde olan zaman) (Düzenleyen) Üzüntülüdür. 1) isim Saymama, dikkate almama 2) Vazgeçme… Doğuştan gelen vasıf, cibiliyet, fıtrat… Olaylar… Sırlar… Hevesler… Karşılık… Karşılanan, istikbâl edilen, önde bulunan. İlerdeki, gelecek… Bakanların…”
Esmâü'l-Hüsnâ (Cilt 1)

Terzibaba - Necdet Ardıç
“[77] “ İz- -T-B- ” ---------------- اعْلَمُوا أَنَّ اللَّهَ يُحْيِي الْأَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا قَدْ بَيَّنَّا لَكُمُ الْآيَاتِ لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ {الحديد/17} (57/17) “İ’lemû enna(A)llâhe yuhyî-l-arda ba’de mevtihâ kad beyyennâ lekumu-l-âyâti le’allekum ta’kilûn(e)” (57/17) Biliniz ki Allah yeryüzünü ölümünden sonra diriltir. Belki aklınızı kullanırsınız diye size âyetleri açıkladık. ---------------- Kim ki...”
Hadîd Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç
“(ن) NuN elifin tevazu ile alemler düzeyinde kapsayıcı eğilimi ve Nurani kudret eliyle alemleri tutucudur. (م) (MiM) Duruşu ile “İnsan-ı Kâmil’” in temsilcisi manası ile Muhammediyyet mertebesinin zuhur mahallini temsil etmektedir.”
Kalem Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Yahyâ aleyhisselâm günahlardan temiz kılınmış olup, takvâ sâhibiydi. Tevâzu sâhibi olup itâatkar ve halim selîmdi. Yahyâ aleyhisselâm doğduğu, öldüğü ve dirildiği günlerde Allahü teâlâ tarafından selâmete erdirildi. Bu husûsiyetleri Meryem sûresi 13, 14 ve 15.”
Meryem Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Mevlâna, Cenâb-ı Hak'tan, Peygamberimiz vasıtasıyla aldığı ne varsa: “BEN ONUN İZİNİN TOZUYUM” diyor. Bakın ne kadar büyük bir ifade ve tevazu. İşte ehli zâhir bâtında olan. Bâtın'da derken, hakikati olan iç bünyede. Hakikatı olan o sahaya ulaşamadıkları için. Aldıkları eğitim o sahaya götürmez zaten, mümkün değil.”
Sohbet Arası Sohbetler (26)

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Emmâre nefiste ben asarım, keserim, atarım, kırarım derken. Burada niye yaptım, keşke yapmasaydım diye üzüntü duyar. Tevazu sahibi olmaya başlar. Ve beyni güzelleşmeye başlar. Kendisinde İlâh-î muhabbet oluşmaya başlar. Ve muhabbetinden rengi sararmaya başlar.”
Bakara Dosyası

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Baktım birisinde tam bir derviş hal var, masuniyeti var, tevazu var, onun işi kolay açılır birisinde de istidat var kabiliyet var ama benlik çok ağır, üzerinde gözüküyor, ben şöyle ederim ben böyle ederim ben yaparım bu işi ben ederim falan gibilerden, tabi olarak ben yaparım ederim demek var bir de nefsaniyetinden kaynaklanan benliği ile çünkü hayatını öyle sürdürmüş askeriyede havacı olduğu için biraz da...”
Şu'arâ Sûresi

Abdulkerim Cili
“Aynı şey bizimde başımızda vardır, biz kendimizi gaflet nazarıyla baktığımızda var zannederiz, gafletle baktığımız zaman benim, ben yaparım, ben ederim... vs. ister tevazu yönlü ol, ister benlik üzere ol, işte ben dediğimiz aslında yok olan bir benliktir. Bu ben dediğin varlığı ne yaptında, karşılığında ne verdinde elde ettin, sahip oldun, dediğimiz zaman düşünürüz o zaman.”
İnsân-ı Kâmil (Cilt 2)

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Herhalde (bunu) düşünüp anlarsınız. 25:63: - O çok merhametli Allah'ın (has) kulları onlardır ki, yeryüzünde tevazu ile yürürler ve cahil kimseler kendilerine laf attığı zaman (incitmeksizin) " selâm " derler (geçerler).”
Bi'smi Has, Selâm (13)

Nusret Tura
“Oldukça güzel ve muhabbetli geçen o günün sohbeti içinde Cevad beyin şu sözleri hâlâ hatırımda’dır. “Efendim ne yazıkki, biz ceddimize lâyık olamadık” u sözler bir tevazu ve aynı zamanda bir üzüntünün de dışa vurulması idi. Saat epey ilerleyince vedalaşıp kalktılar. Şu anda o sahneden hayatta kalan ve hatırlayan sadece bir tek bu yazıları yazan kişi vardır.”
Aşk ve Muhabbet Yolu

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Şüphesiz Rabbiniz çok esirgeyicidir, çok merhametlidir. 48. Allah’ın yarattığı şeyleri görmüyorlar mı? Onların gölgeleri Allah’a secde ederek ve tevazu ile boyun eğerek sağa ve sola dönmektedir. 49. Göklerde ve yerde bulunan canlılar ve melekler büyüklük taslamadan Allah’a secde ederler (boyun eğerler).”
Nahl Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Ve ihtiyaç sahiplerine ulaştırır. Nasılki hayvanın tüyünden, yününden divana, koltuğa döşek yapılır. Dervişte tevazu halinde kendinde bulunan esmâ-i ilâhiyye postunun tüylerinden sergi-döşek yapar ve bu esmâ-i ilahiyye ile kürsüsünde birlikte oturur.”
En'âm Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Zîrâ hadîs-i şerifte “Sizden biriniz bir münker görürse eli ile ve muktedir değil ise dili ile men etsin; ve eğer buna da muktedir değil ise kalbiyle buğuz etsin!” buyurulmuştur. 3- Ehl-i garb birisinin odasına gireceği vakit kapıyı vurup dühüle izin isterler ve onlar kavlen inkâr ettikleri Kur’ân-ı Kerîm’in (Nûr, 24/27) ya’ni "Ey mü’minler, ehlinden izin almadıkça ve selâm vermedikçe kendi evlerinizin gayrı olan...”
Enfâl Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Gönlünü huzurlu tut rahat et hiç bir şeyi de fazla dert etme her şey bu dünya da geçicidir. Ayrıca kimse bizim kölemiz değildir bir daha tevazu niyetiyle de olsa böyle tabirleri kullanmazsan memnun olurum çünkü biz insanları köle değil efendi yapmak istiyoruz. Bu manâ da Hz.”
Terzi Baba 3 — İstişâre Dosyası

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Dervişlere Mürid ismi çektirirler, dervişlere mürid derler. Biz bu kelimeyi, mürid ismini, dervişlik yani basit, tevazu sahibi gibi zannederiz. Yok, hiç öyle değildir. Mürid irade eden demek, işte Hakk yolunda, ben bu yola gideceğim, başımı koydum sonuna kadar gideceğim, diye irade sahibi olan kimsenin adı Mürid’dir.”
Sohbet Arası Sohbetlerden Seçmeler (31)

Nusret Tura
“Hamdolsun şimdilik iyi sayılırız sizlerinde iyi olduğunuza sevindik. Nusret beyle konuşmanız güzel olmuş. Demek ki biraz daha duygusal bir insan imiş sağ olsun, tevazu etmiş Cenâb-ı Hakk yolunda kolaylıklar nasib etsin. Yavaş yavaş Esmâ’ül hüsnâ da biter inşeallah acelesi yoktur.”
Esmâü'l-Hüsnâ (Cilt 2)

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Ama en azından saygı sevgi ve nezaket sahibi olması lazımdır bir dervişin. Bir dervişin en büyük özelliği tevazu sahibi olması lazımdır. Hani Cüneyd-i Bağdadi Mektubatında öyle yazar, derviş yağmur gibi olacak he...”
İzmir İrfan Sohbetleri CD 2 (2000)

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Demek ki bizi dinleyen yok O sistemini kullanıyor, dilediği gibi kullanıyor, neden çünkü amirdir, çünkü mürid, irade eden, dervişlere Mürid ismini çektirirler, Dervişlere Mürid derler, biz bu kelimeyi basit kimse gibi tevazu sahibi gibi zannederiz Mürid ismini. Mürid irade eden demektir. İşte bir derviş de Hakk yolunda ben bu yolda gideceğim başımı koydum sonuna kadar gideceğim dediği için irade sahibi olan kişinin...”
Sohbet Arası Sohbetler CD 4 (2000)

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Sadi : cinsiyet -erkek /mutlulukla, uğurla ilgili Sede : ağaçtan düşmüş meyve, sade, sadece Şirazi : kitap ciltlemekte kullanılan bez şerit Bostan : bahçe, bağ, genel ve özel açık mahal,koku yeri Fetih makamı Gülistan : gül yeri, gül bahçesi Bostan adlı eser, ahlâk, terbiye, tevazu, mertlik, adalet, ihsan, rıza, kanaat, şükür, tövbe gibi muhtelif konuların işlendiği on bölümden oluşmaktadır.”
Bir Ressam Hikâyesi

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“Bazı insânlar çok serttir. Bazıları çok yumuşaktır. Bazıları ateş huyludur, ateşliği ağırdır. Bazıları toprak huyludur, tevazu sahibidir, bazıları su huyludur, akar gider. Bazıları Hava huyludur, Hevai şeylerle uğraşır. Ama o heva hükmünde, eğer onu gerçek olarak kullanabilirse en üst derecelere çıkma imkânı daha fazladır.”
Özün Özü ve Sırrın Sırrı (Cilt 4)

Terzibaba - Necdet Ardıç
“” Yaşantısı: Nefs-i Mutmeinne’ nin iki yüzü vardır, biri Mülhime’ ye bakar,diğeri Râdıyye’ ye bakar. Bu mertebenin belirgin ahlâk ve sıfatları şunlardır: Meleki ahlâklıdır. Hâli, tevazu ve ihlâs üzeredir. Kanaat, sehavet, şeceat, iffet, fiilleriyle iş görür. Taat ve itaatten zevk alır.”
İrfan Mektebi ve Hakk Yolu

Nusret Tura
“Kendinden küçüklerine (içinde irşat ve nasihatler olmalı) 3.Kendinden büyüklerine veyahut namazda ve münacaat’da mahviyyet ve tevazu göstererek, aşk ve muhabbeti vesile olarak ele almalı. Meselâ namaz vakti gelince yürek titreyerek "Rabbimin huzuruna koşayım.”
Mektuplarda Yolculuk — M. Nusret Tura

Terzibaba - Necdet Ardıç
“وَعِبَادُ الرَّحْمَنِ الَّذِينَ يَمْشُونَ عَلَى الْأَرْضِ هَوْنًا وَإِذَا خَاطَبَهُمُ الْجَاهِلُونَ قَالُوا سَلَامًا {الفرقان/63} (FURKÂN/63) – (Ve ibâdur rahmânillezîne yemşûne alâl ardı hevnen ve izâ hâtabehumul câhilûne kâlû selâmâ(selâmen)). (25/63) “Rahmân'ın (has) kulları onlardır ki, yeryüzünde tevazu ile yürürler ve kendini bilmez kimseler onlara laf attığında (incitmeksizin) «Selâm!» derler (geçerler)”...”
Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk — 53. Âyetler ve Terzi Baba

Ahmet Avni Konuk
“Bu cisim üzerine cennetin ta kendisi olan ruhun yeni kapılarını aç ki, bu kapılar nefsin sıfatlarının tamamen zıddı ve aksi olan tevazu, cömertlik, iffet ve hilim (yumuşak huyluluk) gibi sıfatlardır. Ya'nî, bu sıfatların en büyüğü hırs ve şehvet-i nefsânîdir.”
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 13

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“Bu, ona annesi cihetindendir. Çünkü kadın için süfl (aşağılık, alçaklık) vardır. Böyle olunca onun için tevazu sabittir. Çünkü o, hükmen ve hissen erkeğin altındadır. Ya'ni Îsâ (a.s.) tevâzu'dan öyle bir merteb...”
Kelime-i Îseviyye

Terzibaba - Necdet Ardıç
“وَاخْفِضْ لَهُمَا جَنَاحَ الذُّلِّ مِنَ الرَّحْمَةِ وَقُلْ رَبِّ ارْحَمْهُمَا كَمَا رَبَّيَانِي صَغِيرًا (24) (Vahfıd lehüma cenahazzülli minerrahmeti ve kul Rabbirhamhüma kema Rabbeyaniy sağıyra;) “İkisine de acıyarak tevazu kanatlarını indir. Ve şöyle de: "Ey Rabbim! Onların beni küçükten terbiye edip yetiştirdikleri gibi, sen de kendilerine merhamet et.”
İsrâ Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Onların bir tarafı-yüzü eğiticilik-Ariflik, diğer tarafları ise, gerçek ilim talibi- talipliktir. İçlerinden hiç biri ben oldum demez, daima acziyet ve tevazu içindedirler benlikleri kalmamıştır. Bu yollarda (65) senesini, geceli gündüzlü irfaniyyet eğitimi ile gerçirmiş ve geçirmeye devam eden bir kimseye, utanmadan “ bir kılkuyruk çıkmış ” diyebildiğine göre bu sahada hayali (20) sene geçirmiş, benlik duvarı...”
Hucurât Sûresi

Ahmet Avni Konuk
“Aziz Nesefî hazretleri, özgür ve hür olan insanı şöyle tanımlar: "Özgür insân-ı kâmil (Hakk'ın tüm isimlerine mazhar olan olgun insan) odur ki, onun için sekiz şey kemalde olsun: İyi sözler, iyi fiiller, iyi ahlâk ve marifetler (bilgiler) ve terk (dünyadan el çekme) ve uzlet (yalnızlık) ve kanaat ve humûl (tevazu). Her kim bu sekiz şeyi kemale eriştirirse kâmil ve özgürdür ve olgun ve hürdür." Yani o hür ve özgür...”
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Süleyman, kendisine verilen bu büyük zenginlik ve ihtişamlı saltanata rağmen, daima huşû, tevâzu ve vecd içinde bir kulluk hayatı yaşamış; kalbini dünya sevgisinden müstağni kılmayı bilmiştir. Bu hâl, aynı zamanda kendisinden sonra gelecek krallar ve dünya ehli için bir hüccet (delil) ve uyarıcı bir hatırlatma olmuştur. ------------------- Âyet 41 وَاذْكُرْ عَبْدَنَٓا اَيُّوبَۢ اِذْ نَادٰى رَبَّهُٓ اَنّ۪ي مَسَّنِيَ...”
Sâd Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Yani bu hale inananlar böyle inanırlar tevazu gösteriyor biz de onlara hörmet ederiz. Bu hallerine diye ama içerideki bilgi ne kadar korkunç akıl karıştırıcı yani Kûr'ân-ı Kerim'de belirtilen Âdemi bilgilerin tam zıttı tam tersi o bölümü bir daha okuyorum.”
Saff Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Kardeşlerinin “semenen derahime” yani çok küçük bir paraya satmaları lazım. Yani beş paralık olması lazım değerinin. Ne kadar değersiz olursak, hani ne kadar tevazu edersin o kadar yükselirsin diyorlar ya. Benim değerim şu kadar bu kadar dedin mi, tamam işin bitti satın almaz kimse.”
Sohbet Arası Sohbetler CD 12 (2002-2003)

Mahmûd-ı Şebüsterî
“İşte benim gibi yüz kişi bir araya gelse onun gibi bir Attar meydana gelmez diyor. Tevazu şekliyle söylüyor bunları. İşte bu zatın Hazret-i Mevlana’ya hediye ettiği bir kitabı Şems havuza atmıştır. Bu zatın hediye ettiği kitabı, Hz.Mevlana hatırası vardır diye, içinde çok değerli şeyler olduğunu bildiği için ıslanacak diye endişe eder.”
Gülşen-i Râz ve Şerhi (2)

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Tabi tamamen de mutlaka kapanılacak kapanacağız diye de bir hükmü yok. Tecelliye tabi olarak ama şaşaalı olmadan. Yani basitçe müsaitçe tevazu halinde yardımcı olmaya çalışılacak tabi. Terzibaba: yalnız bunları Hüseyin bey duymasın. Çünkü bu özele giren her şeye anlatılacak bir şey değil.”
Muhtelif Mevzular Sohbetleri (2011)

Terzibaba - Necdet Ardıç
“...şu tevazu haline bakın ki ya Âli senin gücün beni çekmeye yetmez. Yani sen beni taşıyamazsın, sen benim omzuma çık da sen kır o putu, dedi Hz Ali efendimiz tereddüt etti ise de bu bir emir olduğu için bakın burada hassas bir nokta vardır, çünkü sen çık diyor, çıkmazssa emre uymamış olur, bu daha büyük isyan olur.”
Mü'min (Ğâfir) Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Bu hususta kısa bilgi sunmağa çalışalım: Evvelki hallerinde yaşamını sürdürerek Nefs-i Mutmeinne’ye ulaşan sâlik, önceki hallerinde az da olsa şüphe ve endişeler içinde bulunuyorken burada daha çok huzur bulmuş ve yaşantısında yeni bir aşama daha kaydetmiş olur. Bu mertebede ilâhi huzu- ru bulup kendine ve Rabb’na güveni artar. Kendini daha derinlemesine tanımağa başlar. Bu yer Rabb’ın özel olarak Hakk zikrine devam...”
Kur'ân-ı Kerîm'de Nefs Âyetleri

Terzibaba - Necdet Ardıç
“...çık diyor. Hz Ali efendimiz bu nezaketsizliği yapmaz yapmaz ama amir hüküm eğer yapmazsa emre asi gelmiş olur. çünkü peygamberimiz yap diyor. yap dediyse ne ise yapılacaktır. Çıkıyor omzuna putu kırıyor aşağıya inerken peygamberimizin gözleri ile göz göze geldiğinde O’nun gözlerinin içinde dağlar denizler bütün alemi bir anda seyir ediveriyor.”
Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (27)

Terzibaba - Necdet Ardıç
“(Fark’o) ------------------- Evet ama bunların hiç biri gerçek ma’nâ da samimi değil imiş, bundan sonra olmasıda mümkün değil zaten bu sözleri tekrar dinleyenin de olması mümkün değil ayrıca ben artık sizler için sadece, hayali bir suretten başka bir şey değilim. Zâtende öyle idim.”
Cem'o ve Fark'o

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Hâli, tevazu ve ihlâs üzeredir. Kanaat, sehavet, şeceat, iffet, fiilleriyle iş görür. Taat ve itaatten zevk alır. İyiliği terketmekten ve kötülüğe dönmekten korkar. Rengi: Beyazdır. Bu makamın anahtarı ve yükselticisi HAKK ismi’dir.”
Fecr Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Hakikat-i İlahi, Hakikat-i Muhammedi ve Velayet bayrakları gönül göğüne dikilmiş gibiydi… Üstün olan mertebe aşağıda kalmış ve her diğerine tevazu gösterip varlık sahası vermişti… Ve ancak bu hal ile Fenafillahtan, Bekabillaha geçiliyordu… İrfan ehlinin hakikatte her gece Kadir gecesidir.”
Hac Sûresi

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“Yani kısaca bir yönümüzle biz mutlak kuluz bunu hiç hatırdan çıkarmayacağız ama tevazu etme halin sanırlar dediği gibi bir yönümüzle de Hakkız, bu asaletimizi anlayacağız. İşte Hakka bir elbise olduğumuzdan o haşyet bizde ona bir de asalet deniyor aslında. Hakktan gelen bir asalet, haşyetle beraber bir de asalet, “havf” korku manasınadır, yani cehenneme düşmekten, zorluklardan korkmaktır, haşyet de korkudur ama huşu...”
TB. Kelime-i İsmâîliyye & Ya'kûbiyye
Bilgiler
- era
- klasik
- arabic
- التواضع
- domain
- tasavvuf
- related_to
- kibir,ucub,riya,fakr