İçeriğe atla

Ucüb

✓ Onaylı

Ucüb, kişinin yaptığı ibadet, ilim veya hâlden dolayı nefsine paye biçmesi, amelleri kendine mal etmesidir. Kalbin en derininde gizlenen, sinsi bir iç kibirdir.

Ucüb, sâlikin yürüdüğü yolda ayağının altındaki en gizli, en sinsi kaygan zemindir. O, kişinin yaptığı ibadete, bildiği ilme, tattığı hâle bakıp, içinden kendine bir paye biçmesi, nefsine bir aferin çekmesidir. Kibir gibi dışa vurmaz; kalbin en derin köşesinde, fısıltıyla konuşan bir şeytandır. Ameli işleyenin değil, işletenin Hak olduğunu unuttuğu an başlar. Kişinin kendi fiillerini, kendi varlığını görmeye başlaması, Vücûd-ı Mutlak olan Cenâb-ı Hakk'ı bir anlığına perdelere sarmasıdır. Bu marazın aslını, nasıl bir zehir olduğunu ve sâlikin hayatına nasıl sızdığını anlamak, panzehirini bulmanın ilk adımıdır. Bu yolda bize ışık tutan ise evvelâ Cenâb-ı Hakk'ın kelâmı, sonra o kelâmın mânâ deryasında yol alan Hz. Mevlânâ gibi kâmil zâtların irfanıdır.

Bu Kavram'in Gectigi Eserler

Zekât ve İnfâk
Zekât ve İnfâk

Terzibaba - Necdet Ardıç

Kefen vechi için altın ata!" “Pendâşten”, zannetmek ve tasavvur etmek ve ucüb ve tekebbür etmek ma’nâlarınadır (Burhan). Burada “tasavvur etmek” ma’nâsı münâsibdir. “Vech”, burada kendisiyle ihtiyaç bertaraf edilmiş olan şeye derler (Gıyâsü’l- Lügat).

Sayfa 107

Tevbe Sûresi
Tevbe Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

Zîrâ Rehnümâ-ı Ma’rifet nâmındaki risâlede buyrulur ki: “Nefse bir sûret verilse şekli şudur: Başı kibir, gözü ucüb, ağzı hased, lisânı kizb ve gıybet, kulağı nisyân, göğsü hıkd ve kîn, karnı şehvet ve bühtân, elleri hıyânet ve sirkat, ayakları emel, kalbi gaflet, rûhu küfürdür.

Sayfa 171

Bilgiler

era
klasik
arabic
العجب
domain
tasavvuf
related_to
kibir,tevazu,riya,ihlas
Bilgi Haritasinda Gor