Ucüb
✓ OnaylıUcüb, sâlikin yürüdüğü yolda ayağının altındaki en gizli, en sinsi kaygan zemindir. O, kişinin yaptığı ibadete, bildiği ilme, tattığı hâle bakıp, içinden kendine bir paye biçmesi, nefsine bir aferin çekmesidir. Kibir gibi dışa vurmaz; kalbin en derin köşesinde, fısıltıyla konuşan bir şeytandır. Ameli işleyenin değil, işletenin Hak olduğunu unuttuğu an başlar. Kişinin kendi fiillerini, kendi varlığını görmeye başlaması, Vücûd-ı Mutlak olan Cenâb-ı Hakk'ı bir anlığına perdelere sarmasıdır. Bu mara
Ucüb, sâlikin yürüdüğü yolda ayağının altındaki en gizli, en sinsi kaygan zemindir. O, kişinin yaptığı ibadete, bildiği ilme, tattığı hâle bakıp, içinden kendine bir paye biçmesi, nefsine bir aferin çekmesidir. Kibir gibi dışa vurmaz; kalbin en derin köşesinde, fısıltıyla konuşan bir şeytandır. Ameli işleyenin değil, işletenin Hak olduğunu unuttuğu an başlar. Kişinin kendi fiillerini, kendi varlığını görmeye başlaması, Vücûd-ı Mutlak olan Cenâb-ı Hakk'ı bir anlığına perdelere sarmasıdır. Bu marazın aslını, nasıl bir zehir olduğunu ve sâlikin hayatına nasıl sızdığını anlamak, panzehirini bulmanın ilk adımıdır. Bu yolda bize ışık tutan ise evvelâ Cenâb-ı Hakk'ın kelâmı, sonra o kelâmın mânâ deryasında yol alan Hz. Mevlânâ gibi kâmil zâtların irfanıdır.
Bu Kavram'in Gectigi Eserler

Terzibaba - Necdet Ardıç
“...ki: “Nefse bir sûret verilse şekli şudur: Başı kibir, gözü ucüb, ağzı hased, lisânı kizb ve gıybet, kulağı nisyân, göğsü hıkd ve kîn, karnı şehvet ve bühtân, elleri hıyânet ve sirkat, ayakları emel, kalb...”
Sayfa 171

Terzibaba - Necdet Ardıç
“...çin altın ata!" “Pendâşten”, zannetmek ve tasavvur etmek ve ucüb ve tekebbür etmek ma’nâlarınadır (Burhan). Burada “tasavvur etmek” ma’nâsı münâsibdir. “Vech”, burada kendisiyle ihtiyaç bertaraf edilmiş o...”
Sayfa 107
Bilgiler
- era
- klasik
- arabic
- العجب
- domain
- tasavvuf
- related_to
- kibir,tevazu,riya,ihlas