Vird
✓ OnaylıVird, sâlikin her gün Cenâb-ı Hakk ile olan randevusu; kalbin mânevî pınara varışı ve ruhun yeniden dirilişidir. Mürşidin müride verdiği, onu benliğinden kurtaran ilâhî bir akorttur.
Vird, sâlikin her gün Cenâb-ı Hakk ile olan randevusudur. Dilin söylediği, kulağın işittiği bir dizi kelimeden ibaret değil; kalbin mânevî pınara varışı, ruhun her gün yeniden dirilişidir. Terzibaba İrfan Mektebi'nde vird, mürşidin müridin eline tutuşturduğu ve onu benliğinin karanlık kuyusundan çıkaran bir kurtuluş ipi, bir ahittir. O, sadece bir zikir listesi değil, bir varlık yolculuğunun pusulası, sâlikin her gün kendini yeniden ayarladığı ilâhî bir akorttur. Bu sohbetimizde, virdin ne olduğunu, nereden geldiğini ve sâliki nereye götürdüğünü, o pınarın başında durup bir yudum da biz içmeye niyet ederek anlamaya çalışacağız. Zira vird, Zât’ın tecellîleri ile sâlikin istidadı arasında kurulan en mahrem köprüdür.
Bu Kavram'in Gectigi Eserler

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Bunlar Allah’ın değil İsâ (a.s.) ın Rasûlleri yani habercileri idi. Görevleri o devirde yaşayan insânlara “mertebe-i İseviyyet” i ( teşbihi ) bildirmektir. Cenâb-ı Hakk evvelâ kendilerinin imân etmelerini sonra da İsâ (a.s.) ın bunları yaymalarını onlara bildirmişti. Yâsin-i Şerifte bahsedilen hadise de bu yöndedir.”

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Zaman aynı zamandır ve (tufan) her şekliyle devam etmektedir. Tufan ’ın bittiğini zannetmek gaflettir, ancak her devirde tufan ’ın mahiyeti değişmektedir. O günlerde su tufanı oldu, bu günlerde ise çok daha korkuncu olan ve her yönden ve her şeyle saldıran, nefs tufan ’ları durmadan bir biri arkasından gelmektedirler.”