İçeriğe atla
Esmâü'l-Hüsnâ

Esmâ 62

الْمُمِيت

Mumît

MUMİYT'tir benliğini öldüren,Seni tâ derinlere gömdüren,Gönül tarlanı güzelce sürdüren,Seni senden kapan MUMİYT'tir ancak.
Şerh

Kaynak: Esmâü'l-Hüsnâ (Cilt 1), s. 216 — M. Nusret Tura (düz. Terzioğlu Murat Deruni)

EL-MÜMİT

Ölümü halkedici demektir.

Bir defa idrak nazarı ile bakılsa, görülse, bilinse, düşünülse; ne bu âleme gelişimizden haberimiz var, ne gidişimizden, ne oradan geldiğimizden, ne de nereye gittiğimizden. Bir meczup seyyaha sormuşlar, "Nereden gelip nereye gidiyorsun?" Cevap vermiş: "Min Allahi ve İlâllah, lahavle vela kuvvete illâ billah" (Allah'tan geliyorum, Allah'a gidiyorum). Havi ve kuvvet ancak Allah (c.c.) iledir. Şimdi muhterem kardeşlerim, insanlar bir taraftan en büyük peşinde koşuyorlar, arıyorlar, keşiflerde bulunuyorlar, diğer bir taraftan da en küçüğü anlamak gayreti içindedirler. Bir damla kanımızda olan milyonlarca al, akyuvarları bilirsiniz, demek hayat buradan başlıyor. O zerrecikler bile evlenip çiftleşip çoğalıyorlar. Vücudumuzun bir yeri kesiliyor, ameliyat oluyoruz, o yarayı kapatmak için vazifeli hücreler var, yabancı düşmanlarla, mikroplarla muharebe eden askerler var. Bir saat gibi çalışırlar. Dişler ezer, gırtlak daralır, boşalan yemek mideye iner. Ağızdan salyalar, mideden her çeşit maddeyi eritebilecek unsurlar damlamaya başlar. Vesaire vesaire, bitmez, tükenmez bir izahat…

Bütün bunlar nedir? Bu saltanat kimindir? Tevekkeli Cenâb-ı Hakk efendimize evvela "ikra’ kîtabek", yani "kendi kitabını oku” buyurmuş. Kûr'ân-ı Kerîm'de malûm ya insan vücudu kainatın minyatürüdür. Küçük âlem diyorlar, fakat ruh, idrak, akıl, fikir, fehim insanın gönlündeki boşluğu doldurdu mu insan büyük âlem oluyor. Bu hususta İbrahim Hakkı Hazretleri'nin Marifetnamesi'nde geniş izahat vardır. Mevlâm rahmet eylesin, uzun bir tetebbudan sonra yüzlerce sahifelik kitab ile ve teşbihlerle, temsillerle âlemde her varlığın kendine göre bir hayatı olduğunu, bizim ölmek dediğimiz bir istihale ile ebediliğimizi, ruhumuzun vücud devesine binmiş bir yolcu olduğunu, bu âlemin bir misafirlik devresi olduğunu, doğmazdan evvelki ve öldükten sonraki sonsuzluk dairesinde hayatımızın bir-iki santimlik bir fasıla olduğunu, o daracık berzahta vazifemizin ne olduğunu; hayat sahibi olan her varlığın derece derece insana mülaki olmak için seve seve nasıl da cevap verdiklerini, insan kanalında nasıl Hakk'a varıp mi’rac ettiklerini; bu keyfiyetlerden bazılarımızın gafil, bazılarımızın arif olduklarını, âlemlerin efendisi iken nasıl olup da esarete sabır ettiğimizi uzun uzun izah edip anlatıyor. Uykuda gibi olduğumuz bu âlemde öldükten sonra uyanacağımızı telmîhen ölümü yani ebedî hayata intikali bir dirilmek telakki ederek Kûr'ânı Kerîm de el-Mü'mit ism-i şerifini ölmeyi yaratmak diye tercüme ediyor.

MUMİYT' tir benliğini öldüren,
Seni tâ derinlere gömdüren,
Gönül tarlanı güzelce sürdüren,
Seni senden kapan MUMİYT'tir ancak.
Cilt 1 kitabının tamamını oku