Esmâ 63
Kaynak: Esmâü'l-Hüsnâ (Cilt 1), s. 218 — M. Nusret Tura (düz. Terzioğlu Murat Deruni)
EL-HAYY
Hayy, diri demektir. Gelip geçip gidenlerden hepimiz için bir ölümün muhakkak olduğunu anlıyoruz. Eğer ebedî ve ezelî bir dirilik varsa o da Allah'a mahsusdur. Şimdi size geniş bir idrak sahası açalım.
Vücudumuzu arza benzetelim, ruhumuzla vücud dünyasından ayrılıp yükselelim, arzın hareket dairesinden de kurtulalım. Karanlık denilen şey kalır mı? Gölge vücud bulur mu? Daimi bir nur âlemi içinde kalırız; ruhumuzu vücud derecesine bağlayan sebebler yedirmek, içirmek, giydirmek, dinlenme, dinlendirmedir. Ve bu idrake ulaştıran Allah'a şükretmek içindir. Bizim isim ve şekillerimize bakmayın, herşey onundur. Zamanı gelince bu vücud kesafetini ve beşerî hayat dediğimiz bu zevk, iptilâ, ihtiras âlemini mecburi olarak bırakacağız. Ruhlarımız evvelî, ahirî, uykusu, yemesi, içmesi, üşümesi, zulmeti, çiftleşmesi, açlığı, tokluğu olmayan bir âlemde kalacak. İşte kardeşlerim, ecel çam çalmadan bu âleme varmak akıl kârı değil mi? Şu halde bu kadar sayısız sıfâtları olan Allah aynı zamanda hayatın tâ kendisidir.
Yaşamın ne olduğunu derk et,
Eğer yaşıyorsan binlerce şükret,
Hay ile sıfatlanan HAY'dır ancak.