İçeriğe atla
Esmâü'l-Hüsnâ

Esmâ 65

الْوَاجِد

Vâcid

VACİD'dir ancak tek vücud sahibi,Sonsuz varlığın bulunmaz sahibi,Koyma artık varlığa gayriği,Varlığın vücudu VACİD'tir ancak.
Şerh

Kaynak: Esmâü'l-Hüsnâ (Cilt 1), s. 221 — M. Nusret Tura (düz. Terzioğlu Murat Deruni)

EL-VÂCİD

Her varlığa vücud veren demektir.

Ana rahminde iken bile bütün aza ve teşkilatımızı münasip ölçü dahilinde büyütür, normal şekli tecavüz ettirmez. Sanki o zamanki cemiyetten başlar. Bizimle alakâlanmaya tâ ölünceye kadar devam eder. Otları topraktan sürer, vücuda getirir, hayvanlar onları yer öldürür. Hayvanlar büyür, insanlar onları keser pişirir, yer yani öldürür, kendilerini ve yavrularını beslerler. Yani daima doğmakta, büyümekte, ölmekte olan bir cereyan vardır ki her şey sonunda daha olgun, mükemmel ve yüksek bir varlığa erişmektedirler.

İnsandan daha ilerisi yoktur, en güzel bir kıvama kadar getirilmiş, sonra nafaka ve zürriyetini temin için de esfel-i sâfiline iade edilmiştir. Reddedilmiştir. Burada asla varmaya da varis kılınmıştır.

VACİD' dir ancak tek vücud sahibi,
Sonsuz varlığın bulunmaz sahibi,
Koyma artık varlığa gayriği,
Varlığın vücudu VACİD'tir ancak.
Cilt 1 kitabının tamamını oku
Füsûs ve Mesnevî Işığında

Ahmed Avni Konuk'un Mesnevî-i Şerîf Şerhi, Terzibaba'nın Füsûsu'l-Hikem dersleri ve külliyatı ışığında derlenmiştir.

Mesnevî-i Şerîf'te el-Vâcid

Vâcid (istediğini bulan, hiçbir şeye muhtaç olmayan, varlığı kendinden olan) ismi, Mesnevî şerhinde ancak lügatçe tarifiyle geçer; müstakil bir bahis olarak işlenmez. Konuk'un Cilt 13 lügatçesinde isim, "var olan, her şeyi var eden, varlığı kendinden olan; kendisinden hiçbir şey gizlenemeyen" diye tarif edilir.

Füsûsu'l-Hikem'de el-Vâcid

Füsûs derslerinde Vâcid müstakil bir fass konusu değildir; ismin özü, vücûdun (varlığın) kaynağı olması yönüyle el-Vâhid ve vücûd-ı mutlak bahislerine bağlıdır.

Terzibaba Külliyatında el-Vâcid

Terzibaba külliyatında da Vâcid müstakil bir bahis olarak öne çıkmaz; isim, varlığını kendinden olan ve hiçbir şeye muhtaç olmayan Zât-ı Mutlak'ın vasfı olarak es-Samed ve el-Ganî isimleriyle aynı dairede anılır.

Değerlendirme

Vâcid, varlığı kendinden olan, hiçbir şeyi eksik kalmayan, dilediğini dilediği an bulan Zât'ın ismidir. Müstakil bir şerhten çok, vücûd ve istiğnâ (muhtaç olmama) ekseninde okunur. Bu ismi vahid, samed ve gani ile birlikte düşünmek gerekir.